O silahlar yarın onu veren ülkeleri vuracak

İslam İşbirliği Teşkilatı etkinliğinde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Suriye'deki terör örgütlerine silah ve mühimmat desteği sağlanmaması konusunda bölgede faaliyet gösteren ülkeleri defalarca uyardık..."


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen "İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 3. Su'dan Sorumlu Bakanlar Toplantısı"nın açılış töreninde konuştu.
 
Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:
 
İstanbul'da 2012'de gerçekleştirdiğimiz Bakanlar Konferansı'nda onaylanan Su Vizyonu Belgesi'ni hayata geçirmeliyiz. Bunu özellikle altını çizerek vurgulamak istiyorum. Belgeleri imzalıyoruz ama bunları hayata geçirmeye gelince, hayata geçirmiyoruz. Oturup, konuşup, dağılacaksak, bunu hayata geçirmeyeceksek bu toplantıların bereketi kayboluyor. Bu toplantılarımızı bereketlendirmemiz lazım. Netice almamız lazım. Netice almıyorsak yazık olur. Bu toplantıda alınan kararlarla kurulması beklenen Su Konseyi'nin de iş birliği adımlarının hızlanmasına ve Müslüman coğrafyasında refah seviyesinin artmasına katkı sağlamasını temenni ediyorum.
 
İstanbul'un su sorununu belediye başkanlığı dönemimde çözdük. İstanbul ciddi manada susuzdu. Bugün İstanbul'da su problemi olmadığı gibi 2071 yılına kadar da gereken planlamalar yapılmıştır.
 
''GÜNEY KIBRIS'A SU VERMEK SURETİYLE...''
 
Kuzey Kıbrıs Türkiye'den gelen suyu kullanıyor. Güney Kıbrıs'a da su vermek suretiyle bir barış projesini gerçekleştirebiliriz dedik. Şu ana kadar herhangi bir talepleri olmadı. Ama biz görevimizi yaptık. Bugüne kadar Suriyeliler için harcadığımız meblağ, 10 milyar doları aşmıştır. Bu faturalıdır ama bir o kadar da sivil toplum kuruluşlarımızın, belediyelerimizin yaptığı yardımlar, destekler var. Burada her gün devam eden bir harcamadan söz ediyoruz. Söz verilen kaynak gelirse misafirlerimizin durumlarını daha da iyileştirme, daha da geliştirme imkanına kavuşuruz. Yoksa 3 milyon insan ülkemizde zaten barınıyor, hiçbiri de aç değil. Hamdolsun hepsine sahip çıkmışız. AB ülkelerinin ikircikli ve samimiyetsiz tavrını bir kenara bırakıyorum, asıl İslam ülkelerinin bu insanlara sahip çıkmasına ihtiyaç var. Önümüzdeki dönemde hassas bir yaklaşım sergileneceğine inanıyorum.
 
''NE PROJESİ?''
 
Avrupa ülkelerinde mültecilerin yaşadığı dramlar konuyla ilgili bakış açısı farklılığından kaynaklanıyor çünkü konu eğer imkan meselesiyse Avrupa ülkelerinin imkanları bizden katbekat fazladır. Bilindiği gibi AB üyeliğimiz çerçevesinde karşı tarafın zaten yükümlülüğü olan vize muafiyeti için önümüze pek çok şart getirdiler. Bunlardan biri de Suriyeli sığınmacıların ülkemizdeki barınma şartlarını düzeltecek çalışmalar için bize sağlayacakları 3 milyar avroluk kaynaktı. Son 6 yıldır bu çalışmaları zaten yapan bir ülke olarak AB'nin bize böyle bir destek vermesinden elbette memnun oluruz. Bu bizim bütçemize girecek değil, bu direkt olarak Suriyeli kardeşlerimize girecek olan bir destek. Fakat, mesele öyle bir yere getirilip düğümlendi ki sanki bu kaynak sığınmacılara destek için verilmiyor da bize bağış yapılıyormuş gibi bir intiba ortaya çıktı. Bizden proje istiyorlar, halbuki biz projelerin hepsini zaten gerçekleştirmişiz. Ne projesi?
 
DİYARBAKIR'DAKİ PATLAMA
 
Terör tüm dünyanın sorunu ve Diyarbakır Dürümlü'de de bir terör saldırısı oldu. Çatışma sürerken teröristler kamyonu bırakıp 15 tonluk bombayı patlatıyor.
 
Kamyon parçalanıyor 16 vatandaşımız hayatını kaybediyor. Vatandaşlarımızın paröaları toplanarak cenazeleri toprağa veriliyor. Burada bir kamyon patlayıcı şehit merkezinde kullanmayı planlayan terör örgütünün şiddetle tel'in edilmesi gerek ama başta batı olmak üzere kimseden ses çıkmadı. Terör Paris'te, Brüksel'de olunca herkes ayağa kalkıyor ama Diyarbakır'da olunca kimseden ses çıkmıyor. Bu ikircikli tavır nereye kadar? Bölücü örgüt açıkça üstlendiği halde ne insan hakları savunucularından ne de batı medyasından ses çıkmıyor. Terörden daha büyük sorun bu ikiyüzlü tavırdır.
 
Suriye'deki masum insanların hayatlarını korumak için güney sınırlarımızda bir güvenli bölge oluşturulması için çalmadık kapı bırakmadık. Bunu ABD Başkanı'yla paylaştım, Rusya'yla münasebetler düzgün olduğu zaman onlarla da paylaştım. Batı ülkeleriyle paylaştım. Hepsi 'Güzel, şöyledir böyledir' ama uygulamaya gelince hiçbirisi bu noktada 'Hadi adımı atalım' demiyor. Bu teklifimize kulak tıkayanlar şimdi mülteci dalgalarının önünü kesmek için olmadık yöntemlerin arayışı içindeler. Aynı şekilde Suriye'deki terör örgütlerine silah ve mühimmat desteği sağlanmaması konusunda bölgede faaliyet gösteren ülkeleri defalarca uyardık. Şimdi bu silahların bir kısmı ülkemize yöneltildi. Ama şundan emin olunuz aynı silahların bir kısmı da yarın onları veren ülkelere karşı kullanılmaya başlanacak, bunun da haberini şimdiden veriyorum. Niçin biliyor musunuz? Terörün karakteri böyledir. Eninde sonunda akrep gibi kendisini tutan eli de sokar.
 
Terörle mücadeleye destek vermeyenler mülteci akınını önlemek için bir çok önlem alıyor.

 

 

Star

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.

Güncel Haberleri