Nur Talebesinin siyaseti İttihad-ı İslam’dır

“Risale-i Nur ve siyaset” ilişkisini uzmanlara sorduk. Dokuzuncu konuğumuz İşadamı Said Özadalı…

Röportaj: Nurettin Huyut - RisaleHaber

 

“Risale-i Nur ve siyaset” ilişkisini uzmanlara sorduk. Dokuzuncu konuğumuz İlahiyatçı-Yenisiad Genel Başkanı İşadamı Said Özadalı…

 

Risale-i Nur’a göre demokratlık nedir?

 

Risale-i Nur’a göre demokratlığı ben mana olarak hürriyetçiliği, insan haklarına saygıyı, inanç ve ibadet hürriyetinin temini olarak görüyorum. Demokrat adam dediğiniz zaman, kendisine ve muhataplarına saygısı olan, sadece ve sadece kendisini ıslah ve düzeltmeye gayret eden karşıyı da sadece ikaz eden, karşıya müdahale etmeyen biri olarak görüyorum.

 

Risale-i Nur'a göre Ahrarlık nedir?

 

Demokratlık hürriyetçi manasında olmazsa olmaz. Demokratlığı biz öyle anlıyoruz. Yani demokrasi bize her ne kadar batıdan gelmişse de mana itibariyle insan odaklı, insan kaynaklı, insan merkezli bir sistemdir. İnsana saygı duyan, insana hürmet eden, insanı seven, insan haklarını yerine getirmeyi taahhüt edinen, yerine getiren, sistem manasındadır.

 

Hürriyetçilik de odur. Ahrar da bir manada odur. Yani insanın kendisinin, istediği manada yaşayan ve bizim literatürümüzde, bizim örfümüzde, bizim inancımızda da helal dairede hareket edip, kendisinin hürriyetine saygı gösterdiği gibi, başkasına da saygı gösteren, şer’i şerifin ölçüsü dışına çıkmayan hareket serbestiyeti demektir.

 

Risale-i Nur’a göre siyaset nedir ve nerede durulmalıdır?

 

Siyaseti Aliye-i İslamiye dediğimiz Yüksek İslam Siyaset vardır. Bir de günlük siyaset vardır. Günlük siyaset, bugün partilerimizin şahısları seçerken, adaylarını belirlerken kullandıkları pratik bir siyaset vardır, partilerin tüzükleri vardır. Memleketi idare etmek için gayret gösterirler. Sonunda iktidara gelirlerse devam ederler.

 

 

Bunları birbirinden ayırmak lazım... Günlük siyasetle yüksek İslam siyasetini birbirinden ayırmak lazım… Yüksek siyaset olmazsa olmaz. Zaten bir memleketin sevk ve idaresi siyasetle olur. Yani yönetmek sanatı demektir. Elbette o da olacaktır ama maalesef günümüzdeki siyasetin pratiklerinin yalan üzerine bina edildiği, ahlakın bozulduğu bir zamanda insanlar bu siyaseti sevmiyorlar, istemiyorlar. Bugün Türkiye’de ideal manada olmasa da bir siyaset vardır. Bunun da kendine göre bir ahlakı, bir kültürü var.

 

Bir memleketi idare edebilmek için siyaset olmalı. Siyaset bir sanattır. Bunun iki çeşidi vardır. Biri İslamiyet’in Yüksek Siyaseti vardır ki o İttihad-i İslam’a götüren, İslam ahlakına göre olması gereken siyasettir. Bir de örfünü, pratiğini Avrupa’dan almış, günlük siyaset vardır. Ve maalesef bugün Türkiye’de ideal manada bir siyaset yok. Tarafgirliğe dayalı, toptancı, yekdiğerini yok etme üzerine bina edilmiş bir siyaset var maalesef. Bu tabii İslamiyet’in tasvip ettiği bir siyaset değil. Ama toplum da bununla bugün amel ediliyor. Neticede bunun dışında bir siyaset yok.

 

Risale-i Nur’a göre cemaat siyaset ilişkisi nasıl olmalıdır?

 

Risale-i Nur’a bakıp ta birden fazla yorum çıkarabiliyorsunuz. Benim kendi algılarıma göre ben, Risale-i Nur hizmetinde Risale-i Nur’u kendime ve muhtaç olan insanlara ulaştırma olarak yoruyorum. Bir fert olarak baktığımda benim birinci önceliğim bu, benim birinci önceliğim siyaset değil.

 

Siyasetten sadece ve sadece müspet manada demokrat ve hürriyet manasında görürüm. Bu demokrat ve siyaset manası da, demokrat ve ahrarlık manası da isme ve resme bakmaz. Bu hangi çadırda, hangi sahada, hangi tarlada tecelli etmişse isminin ne olduğuna bakılmaksızın ahrar ve hürriyetçiler olarak desteklerim. Ama cemaat olarak Üstad zaten açık ve net söylüyor. “Bizim böyle bir misyonumuz, böyle bir kültürümüz yok. Biz sadece uzaktan destekleriz, ikaz ederiz, pencereden seyreder içine girmeyiz.” Siyasetçi değiliz, politikacı değiliz ama onlarsız da olamıyoruz.

 

Bizim onlarla aramızdaki mesafe siyasetin pratiği değil, hedefleri, maksatları, gayelerinde biz destekleriz. Yoksa şahıs seçmede, aday seçmede, milletvekili seçmede ve olmada biz siyasete karışmayız.

 

Şimdiye kadar hiç siyasete girmemiş adamların azıcık ta olsa, bir kenarından tutmalarını çok fazla mübalağa ediyorlar. Ama onlara sorduğunuzda, biz zinhar böyle bir şeyin içinde değiliz, diyorlar. Demokrasi noktasında, inanç noktasında, hürriyet noktasında şu andaki iktidarı destekliyorum. Ama içinde değilim. Bizim öyle birilerinin zannettiği gibi bir yerlere girme gayemiz, hedefimiz ve derdimiz de yok. Biz toplumun ıslahı için, toplumdaki restorasyon çalışmalarına sadece ve sadece katkı yapıyoruz.

 

Risale-i Nur'da, Hac bahsinde geçen "Siyâset-i Aliye-i İslamiye" ışığında, Nur talebelerinin siyâsete bakışları hangi çerçevede olmalıdır?

 

Bana göre Nur Talebelerinin hürriyet ve demokratlık manasının tecelli ettiği yerlere güç vermeli, kuvvet vermeli, isme ve resme takılmamalı. Siyaseti İslamiyet-i aliyeden İttihad-ı İslam’ı doğuracak projelerin desteklenmesidir. Onun dışında siyasetin bugünkü pratikleri içine girmek değildir. O, İslam âleminin tamamını ilgilendiren iman, Kur’an manasının neşriyat yolu ile siyaset yolu ile İslamiyet’in manasının neşredilmesidir. Ben öyle görüyorum. Siyaseti İslamiyet’i aliyeden maksat ittihad-ı İslamiyet’e giden çalışmalar olarak görüyorum.

 

Benim anladığım Risale-i Nur’un manası demokratlık manasında, hürriyetlik manasında nerede tecelli etmiş ve zındıka komitesinin tek temsilcisi olan Cumhuriyet Halk Partisi’ni iktidardan uzaklaştıran hangi parti varsa, ben o partiyi desteklerim. Bunu da gizlemem. Ben derim ki bunun manası budur. Üstad zaten aktif olan partileri destekliyor, düşen partileri yok sayıyor.

 

www.RisaleHaber.com

Röportaj Haberleri