Dünyada ölmenin yasak olduğu bir yer olduğunu biliyor muydunuz? Norveç’in kuzeyindeki Longyearbyen kasabası, bu ilginç kuralıyla dikkat çekiyor.
ÖLÜMÜN YASAKLANDIĞI KASABA
Norveç’e bağlı Svalbard takımadalarında yer alan Longyearbyen, dünyada eşi benzeri olmayan bir uygulamayla dikkat çekiyor. Bu küçük Arktik kasabasında “ölmek yasak.”
Ancak bu yasak, ilk bakışta düşünüldüğü gibi hukuki bir ceza sisteminden ziyade, doğa koşullarının zorunlu kıldığı bir uygulama olarak öne çıkıyor.
YASAĞIN ARKASINDAKİ GERÇEK SEBEP
Longyearbyen’de ölmenin yasak olmasının temel sebebi, bölgenin tamamen donmuş toprak yapısı, yani permafrost kaynaklı. Yılın büyük bölümünde çözülmeyen bu toprak, gömülen bedenlerin çürümesini engelliyor.
Bu durum sadece defin işlemlerini zorlaştırmakla kalmıyor; aynı zamanda ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor.
ÇÜRÜMEYEN CESETLER VE SAĞLIK RİSKİ
Bilim insanlarının yaptığı incelemelerde, yıllar önce gömülen bazı bedenlerde hastalık etkenlerinin hâlâ canlı kalabildiği tespit edildi. Özellikle eski salgın hastalıklara ait virüs ve bakterilerin donmuş halde korunması, olası bir çözülme durumunda yeniden ortaya çıkma riskini doğuruyor. Bu nedenle kasabada geleneksel defin işlemleri tamamen durdurulmuş durumda.
1950’DEN BERİ UYGULANIYOR
Norveç hükümeti, 1950 yılında aldığı kararla Longyearbyen sınırları içinde gömülmeyi yasakladı. Bu karar doğrultusunda mevcut mezarlıklar kapatıldı ve yeni cenazelerin kasaba içinde defnedilmesine izin verilmemeye başlandı. Bu durum, zamanla “ölmenin yasak olduğu yer” söyleminin doğmasına neden oldu.
PEKİ BİRİ ÖLÜRSE NE OLUR?
Kasabada yaşayan ve sağlık durumu ağırlaşan kişiler, yaşamlarının son döneminde Norveç ana karasına gönderiliyor. Böylece ölümün Longyearbyen’de gerçekleşmesi engelleniyor. Ani ölümler söz konusu olduğunda ise cenazeler kasaba dışında işlemlere tabi tutuluyor ya da yakma yöntemi tercih ediliyor.
YASAK MI, ZORUNLULUK MU?
Her ne kadar “ölmek yasak” ifadesi dikkat çekici olsa da, aslında bu durum sert doğa koşullarının dayattığı bir zorunluluk. Longyearbyen örneği, insan yaşamının bazı coğrafyalarda doğanın kurallarına göre şekillendiğini açıkça gösteriyor.
Habertürk