Neden sevgi ve mutluluk?

Hasan TANRIVERDİ

Yüce yaratan bu kâinatı bütün müştemilâtı ile çok mükemmel yaratmış, bütün yarattıklarına bedel insanoğlunu adeta nazenin bir gonca gül gibi, kendisinin bütün esmalarına bir fihriste olarak yaratmış ve
kâinatın hamuruna sevgisini,  şefkat ve merhametini , daha doğrusu Rahman ve Rahim isimlerini hayat suyu olarak katmış.

Dünyaya bir sefer gelen insan, bu güzel sırları keşfettikçe, kendisine hayat veren kaynağın yüceliğine vakıf olmakla birlikte, sevgi  ve mutluluğun en büyük kaynağına ulaşarak  yaradılış gayesinin ipuçlarına
erişir.

Bediüzzaman Hazretleri ," îmân-ı billâh, mârifetullah,  muhabbetullah, lezzet-i rûhâniye" sıralamasını yaparken anlatmak istediği hakikat budur.  İnsanoğlunun önündeki  ilk basamak, îmânı-ı billah'la başlar
"lezzet-î  rûhâniye" ye vasıl olabilecek en güzel hazzı  dördüncü basamakta yakalar.

Bir annenin çocuğunu kucağına alıp, onun cennet kokusunu içine çekmesinin,  o anneye  verdiği  lezzeti  düşündüğümüzde, o lezzet "muhabetullahtan "gelen  lezzeti ruhaniyenin yanında hiç kalır. Bu gün dünyaya baktığımızda, insanların içine sürüklendiği tatminsizlik ve buhranlar gerçek mutluğun kaynağını ulaşamadıklarındandır. O ab-ı hayat kaynağına ulaşmasını bilenler, aynı mutluluk ve sevgiyi ailesine  ve etrafına yansıtmakla birlikte, toplumda bir saadet halkası oluşacaklardır.

İnsanımızın en büyük sorunu , mutluluk ve saadeti engelleyen iletişimsizlik hastalığına yakalanmış olmasıdır. İnsan hayat sahibi bir varlık olması nedeniyle, önce kendisi, sonra ailesi, çevresi  ve bütün insanlıkla  olumla ya da olumsuz iletişim içindedir.  Ancak  en önemli iletişim  Yüce Yaratıcı ile olan iletişimdir. O da ," îmân-ı billâh, mârifetullah,  muhabbetullah, lezzet-i rûhâniye" sırlarına vakıf olmakla  ve dua ile yakalanabilinir. Hakiki ve gerçek mutlukta buradadır.

Eğer, muhabbetullah'a  ve lezet-i rûhâniyeye müştak  bir muhabbet fedaisi olmak istiyorum" diyorsanız, Bediüzzaman'ı  ve onun eserlerini okumaya, anlamaya ve anlatmaya çalışmalısınız.  Bu asrın insanı, onun fikirlerini anladığı zaman, mutlaka kendi asrının şahsi ve içtimai  problemlerini çözmüş olarak hakiki mutluğa kavuşmuş olacaktır. Bu gün sadece ülkemizde değil, dünyanın her yerinde, inkâra , ahlaksızlığa, ruhi tatminsizliğe karşı, en büyük set, doğrudan doğruya kur'an'a ait olan ve hakiki Kur'an tefsiri
Risale-i Nurlardır. Onun müellifi Bediüzzaman'ın tanınması ve anlaşılması, inşallah yüreklere iman nurunun yerleşmesine vesile olacaktır.

İnsanlar  her türlü kusur ve hatalarına rağmen sevgiyi , saadeti ve mutluluğu hak ediyorlar. Çünkü; yaratılanı sevmek yaratanın aşkındandır.

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.