Akan kanın durması için yapılan barış müzakerelerine Erzurum'daki fikir ve manevi kanaat önderlerinden de destek geldi. Erzurum'un manevi kanaat önderlerinden Eşref Ağgün Hocaefendi, Türk ve Kürtlerin binlerce yıldır kardeş olarak yaşadığını söyledi.
Ülkede dökülen kardeş kanının sona erdirilmesi için toplumun bütün kesimlerinin ve akil insanların büyük görev ve sorumluluk üslenmesi gerektiğini belirten Ağgün Hocaefendi, "Allah taraflara akıl, fikir ve şuur nasip etsin. İki Müslümanın arasını yapmak hac ve umre sevabı gibidir. Örgüt silahları bırakmalı. Barış sürecine akil insanlar, kanaat önderleri ve toplumun bütün kesimleri destek vermeli. En büyük nimet Müslümanları birleştirmektir. En büyük afet ise ayırmaktır. Türkiye'de artık kardeş kanı dökülmesin. Yaşanan müzakere sürecini akim kılacak davranışlardan taraflar özenli kaçınmalıdır." dedi.
Taşkesenli Kültür Eğitim Yardımlaşma Vakfı Başkanı Genel Başkan Yardımcısı Fahrettin Taşkesenlioğlu ise Türkiye'de 30 yıldır kanayan bir yaranın sarılması için başlatılan sürecin mutlu sona ulaşmasını temenni ettiğini ifade etti. Ülkenin terör nedeniyle son 30 yılda sosyal ve ekonomik olarak büyük kayıplar yaşadığını aktaran Taşkesenlioğlu, toplumsal barışın sağlanması adına hükümetin terör örgütü ile müzakere başlatmasının önemli olduğuna dikkat çekti. Taşkesenlioğlu, "Gelinin noktayı provoke edecek eylemlere karşı toplum sağduyulu davranmalı. Kanaat önderleri, akil insanlar bu sürece katkı sağlamalı." diye konuştu.
Batman'da STK'lardan barış sürecine destek
Batman'da yaklaşık 100 sivil toplum ve demokratik kitle örgütü, Atatürk Parkı'nda bir araya gelerek bir süredir yürütülen barış amaçlı görüşmelere destek verdiklerini açıkladı. Açıklamada, her türlü provokasyonlara karşı uyanık olunması gerektiğine dikkat çekilerek, olası provokasyonlara rağmen geri adım atılmaması istendi.
Batman Düşünce ve İnanç Özgürlüğü Platformu, Batman Demokrasi Platformu, baro, odalar, vakıflar ve dernekler Batman Sivil Toplum Örgütleri adı altında ortak basın açıklaması yaptı.
Mardin STK'lar: Barış sürecine herkesin destek vermesi gerekir
Mardin'de sivil toplum örgütleri(STK), barış sürecini baltalamak isteyenlere karşı halkı birlik olmaya çağırdı.
BARIŞIN TESİSİ İÇİN HALKLARIN BİRLİKTELİĞİ ŞART OLDU
Son günlerde Türkiye'de cereyan eden olaylarla ilgili tespitlerde bulunan MÜSİAD Mardin Şube Başkanı Mehmet Ali Dündar, ortaya çıkan barış görüşmeleri Türkiye'nin olmak üzere bölge halkı açısından büyük bir fırsat doğduğunu belirtti.
Ülkede ki asayiş sorunuyla ilgili yapılan çalışmaları ve atılan adımları takdirle karşıladıklarını belirten Dündar, "Ülkemizin iç barışa kavuşması, çatışma ortamının ortadan kaldırılması ile Kürt sorununun çözümüne yönelik her türlü adım, barış ve huzur ortamımızın inşası anlamına gelmektedir. İki milletvekilimizin devlet birimlerinin katkısıyla İmralı'ya görüş alışverişinde bulunmak için gitmeleri ve bunun aleni bir şekilde yapılması toplumda bir samimiyet havası oluşturdu." dedi
40 YIL DAHA KAN VE GÖZYAŞI DÖKÜLMESİNİ İSTEMİYORUZ
Mardin İş Adamları Derneği Başkanı M. Ali Babaoğlu ise Türkiye'de ne zaman barış konuşulduğu zaman mutlaka birileri çıkıp bu süreci baltaladığına dikkat çekti. Babaoğlu, "Artık halkların bu oyuna dur demesi vakti geldi. 40 yıldır, bu topraklar kan ve gözyaşı ile yoğruldu. Artık bu topraklar kanla, gözyaşı ile değil barış tohumları ile yoğrulması gerekir. Barış süreci devam etmelidir. Bunu baltalamaya kimsenin hakkı da yoktur. Bu sürece Kürdü, Türkü, Arabı, herkesimin sahiplenmesi ve desteklemesi gerekir."
BARIŞ SÜRECİNE KURŞUN SIKILDI
Türkiye'de barışı istemeyen karanlık güçler yeniden sahnede oyunlarını oynadığına dikkat çeken Uluslararası Stratejik Tahlil ve Araştırmalar Merkezi (USTAD) Başkanı Ahmet Akgül de, son günlerde başlatılan barış ve huzur müzakereleri bölge insanının kahir ekseriyetini yeniden umutlandırdığını söyledi. Akgül, "Bu müzakerelerin bölgemize ve ülkemize 100 yıldan beridir kaybettiğimiz barış, huzur ve kardeşliği tekrar getirecektir. ancak son günlerde birileri yine barışa kurşun sıkmaya başladı. Herkesin bunu elinin tersi ile itmesi gerekir. Artık barış vakti geldi. Bu sürece sahiplenmeliyiz. Bu sorunu en çok halkların birlik ve beraberliği ile aşabiliriz. Herkesin üzerine düşen görevi yerine getirmesi gerekir. Taşın altına elimizi koyma vakti geldiğine inanıyorum." diye konuştu
Cihan