Fuzuli'nin Ehl-i beyt kervanı ve şehitleriyle alakalı olarak kaleme aldığı bir eseri vardır. Hadikatü's süeda adını taşır. Said'ler veya saadete ermişler bahçesi denebilir. Hayatını Risale-i Nur’a hizmete adamış olan Malatyalı Ahmet Ramazan'ın hayatında da Said'lerin vazgeçilmez yeri vardır. Başta üstadı Bediüzzaman Said Nursi ve damadı olduğu Molla Ramazan'ın oğlu Muhammed Said Ramazan el Buti ve Hasan el Benna'nın damadı Said Ramazan Said'lerin kesiştiği noktadır. Benna’nın damadı Said Ramazan ile ortak yönlerinden birisi de ulak olmalarıdır. Taşıyıcı veya mektupçu olarak bilinmeleridir. Lakin Ahmet Ramazan Canbek sınırlayıcı, biraz da hilaf-ı hakikat, mektup taşıyıcılığı vasfından alınmaktadır. Hizmetlerini daha geniş fezada görmektedir. Haklıdır da. Said Ramazan ise Müslüman Kardeşler davasını duyurmak için Hasan el Benna'nın mektuplarını ve mesajlarını üstün bir gayretle afaka taşımıştır. Said Ramazan ve Ahmet Ramazan Canbek’in şahsında mektupçular İstanbul’da buluşmuştur.
Hasan el Benna'nın Said Ramazan'dan başka ulakları veya mektupçuları da vardır. Bunların en meşhurlarından birisi Cezayir kökenli Fadil Vertelani'dir. Hem İhvan hem de Cezayir merkezli Cemiyetü Ulema'il Müslimin üyesidir. Bunlar yerlerinde duramayan şahsiyetlerdir. Bu tür şahsiyetlerden birisi de Irak Müslüman Kardeşler hareketinin tanınmış simalarından Muhammed Mahmut Savvaf'tır. Hem bir İslam alimi hem de Kral Faysal'ın ulağı ve mektupçusudur. Kralların mektupçusudur. Bediüzzaman'ın mektupçusu olarak da bilinen Ahmet Ramazan Canbek 18 yılını Irak'ta geçirmiştir. Hicaz öncesi 16 yılını da Suriye’de geçiriyor. Oradaki temas halkaları Irak Başmüftüsü Emced Zehavi ve Alusi ailesinin bazı fertleridir. Irak darbelerinden o da nasibini almıştır. Özünde iyi bir şahsiyet olmasına rağmen Abdusselam Arif ondan Irak dışına çıkmasını istemiştir. Bağdat'ta Mercan Medresesinde müfessir Alusi'nin odasında kalmıştır.
1985 yılından itibaren de Hicaz'a ve Medine'ye yerleşiyor ve Turgut Özal'ın tavassutuyla yeniden Türkiye'ye dönebiliyor. 2019 yılında da vefat ediyor. Mektupçu denmesinden biraz alınıyor. Hayatta sadece bir defa mektup taşıyor o da Bediüzzaman'ın Hasan el Benna'nın şahadeti üzerine İhvan'a Ahmet Ramazan Canbek eliyle gönderdiği taziye mektubudur. Mektup kapalı bir zarfla gönderilmiş ve muhteviyatı merak konusu olmuştur. Mektupta muhatap belli değil ve açık adres de yoktur. Bereket daha önce İstanbul'da tanıştıkları veya görüştükleri Said Ramazan ile cadde ortasında rastlaşırlar. Bu buluşmaya dönüşür. Esasında Said Ramazan İstanbul günlerinden onu tanımaktadır. Zira refakatçisi olmuştur. Yanan ve yakılan İhvan Merkezi'nin yeni yeri için büro malzemeleri almaktadırlar. Böylece sahipsiz mektup sahibini bulur.
Müslüman Kardeşlerin Türkiye ile ilk temasları noktasında vaktiyle benden bir yazı talep edilmişti. İhvan kaynaklarını taramış ama sadra şifa bir malumat bulamamıştım. Kaynaklarda ilk temasın Said Ramazan'ın Türkiye ziyaretiyle gerçekleştiğini yazıyor lakin tafsilat verilmiyordu. Ahmet Ramazan Canbek'in bunun canlı tanığı olduğunu bilmiyordum. Kitapta keşfettim. İhsan Kasım Salihi'nin kaleme almış olduğu Ahmet Ramazan Canbek kitabı kayıp halkaların keşfine yardımcı oldu. Bulmacanın eksik taraflarını ikmal ediyor. Kitabı bir çırpıda okudum. Ahmet Ramazan beyin anlattıklarına nazaran Benna'nın damadı on günlüğüne İstanbul'a geldiğinde Sirkeci'de bir otelde kalıyor. Ahmet Ramazan da o günlerde Necip Fazıl Kısakürek ile birlikte çalışıyor. Daha doğrusu Büyük Doğu dergisinde onun yardımcılığını yapıyor. Said Ramazan ile birlikte 10 gün beraber oluyorlar. Bir gün Said Ramazan bir talepte bulunuyor ve İstanbul'da bir cuma hutbesi vermek istediğini söylüyor. O günlerde Ahmet Hamdi Akseki İstanbul'dadır. Akseki'nin delaletiyle Fatih Camii'nde zeminini ihtizaza getiren bir hutbe veriyor. İrticali konuşmayı Ahmet Runyun ile Salih Özcan tercüme ediyor. Hutbeyi dinleyenler coşuyor, adeta kendilerinden geçiyorlar. Said Ramazan daha sonraları İsviçre'ye yerleşiyor ve burada el Muslimun adıyla kaliteli bir dergi çıkartıyor. Ateş pare bir hatip olmasına rağmen Nasır'ın satvetiyle durgun hale geliyor. Adeta aktif hale gelen volkan sönüyor.
Ahmet Ramazan Arap aleminde Risale-i Nurlara en çok Müslüman Kardeşlerin sahip çıktığına tanıklık ediyor ve minnetle yad ediyor.