Kerbela kurbanları kadar Kerbela meşhedinden kurtulanlar da vardır. Kerbela felaketinden kurtulanlarla Nekbe felaketinden kurtulanlar birbirlerine benzetilebilir. İki faciadan kurtulanların da ahlakları birbirlerine benzer. Kendilerini topluma adarlar ve iyilik için nefslerini ve nefislerini (kıymete haiz varlıklarını) feda ederler. İyilik fedaisidirler. Hıristiyan bir kült olan Cizvitler de öbür yakada çileli hayata katlanır ve hayrı da organize etmeye çalışırlar. Zaman zaman taşkınlıkları ve sapmaları olsa da. İslami kanatta ise genellikle tasavvuf erbabı olan tarikatlar toplumsal hayatı ve iyiliği-hayrı organize etmeye çalışmışlardır. Bu anlamda bazı tarikatlar öne çıkmıştır. İyiliğin kıymetini iyiler anlar. Kerbela kurtulanlarından olan Ehl-i beyt önderlerinden İmam Zeynelabidin, Şam'dan Medine-i Münevvere'ye gönderildiğinde kendisini hayır işlerine adar. Adeta bunun için geri bırakılmıştır. O da kendisine bahşedilen ikinci ömrü ganimet bilir ve bunu kimsesizler lehine kullanır. Medine'nin dulları, yetimleri ve öksüzleri onun iyilik halkasının müdavimleridir. Abdulkadir Geylani Fethurrabbani adlı vaazlarından derlenmiş, müteşekkil eserinde İmam Zeynelabidin'in bu özelliğine işaret eder. Vurguda bulunur. Yanına bir muhtaç geldiğinde ona şöyle karşılık verdiği rivayet edilir: Bizim azığımızı ahirete taşıyan kimse! Hoş geldin, sefa getirdin!
Ehl-i beyt imamları Şiilerin tasvir ettikleri gibi nefret yüklü değil aksine sevgi doludurlar. Çektikleri onca mihnet ve meşakkate rağmen gönüllerindeki sevgi eksilmez! Sevgilerini nefrete dönüştürmezler. Manevi simyager gibidirler. Taşı toprağı altına dönüştürürler! Çorak ve kurak sineleri adeta vahaya dönüştürürler. Elbette buradan zalimlere pay çıkmaz. Bununla birlikte imamlar toplumun hizmetinde olan insanlardır.
Nekbe felaketini yaşayan nesillerden olan ve sırlanan Zerka'lı Dip Enis'in topluma ilgisi ve hayrı organize etmesi de bize İmam Zeynelibadin'in davranışını ve iyilik mirasını hatırlatıyor. Zerka İmamı olarak da anılan Şeyh Dip Enis Zerka'nın fakir fukarasının unutmadığı kutlu bir simadır. Ürdün'de yayınlanan as Sebil gazetesinde yazan Abdullah Mecali vefatı sonrası onu şöyle tanımlıyor: "Hayır faaliyetlerinin öncüsü olan Zerka'nın Şeyhi Dip Enis şehrin bütün yetimleri, fakirleri ve dulları ve ihtiyaç sahipleri tarafından tanınmaktadır. Zerka'daki bu hayır faaliyetlerini İslam Merkezi Cemiyeti aracılığıyla yürütmüştür. Küçük bir nafia veya yardımlaşma bakanlığı gibi hizmet görmüştür. Menhus bir hastalığın pençesinden kurtulamayarak bu dünyadan göçtü. Lakin taht kurduğu sevenlerinin kalbinde yaşamaktadır." Bize, İmam Zeynelabidin ve varisi Zerkalı Dip Enis gibi ihtiyaç sahiplerini görüp gözetecek erler gerek! Dindarlık iyiliği yansıtmaktır.