Daha önce başta Mevlana Hazretleri ve Bediüzzaman Said Nursi olmak üzere bir çok İslam alimine hakaret eden Mustafa İslamoğlu'nun hedefinde bu sefer İmam Hatipler ve İlahiyat fakülteleri vardı.
İslamoğlu, imam-hatip ve ilahiyat fakültelerinin İŞİD'ci yetiştirdiğini ileri sürdü. Yeni Şafak'ta yer alan habere göre İslamoğlu'nun, twitter hesabından yaptığı "İmam-Hatip ve İlahiyat müfredatı değiştirilmedikçe bu memlekette geleceğin ışidçileri yetişmeye devam edecektir" açıklaması büyük tepki çekti.
Türkiye'nin terör örgütleri tarafından eş zamanlı olarak saldırıya uğradığı bir dönemde, İmam Hatip okulları ve İlahiyat Fakültelerinin İslamoğlu tarafından, dünyaya vahşet yayan DEAŞ ile özdeşleştirilmesine karşı Twitter'da binlerce mesaj yayınlandı.
İmam hatip düşmanları ile örtüştü
İslamoğlu'nun sözlerine tepki gösteren ÖNDER Genel Başkanı Halit Bekiroğlu, twitter sayfasından yaptığı açıklamada, "Bu talihsiz açıklama, imam hatip ve ilahiyatlara düşmanlık yapanların argümanlarıyla örtüşmüş, bizleri rencide etmiştir. Hemen düzeltilmelidir!" dedi.
FETÖ ve IŞİD'in en az girebildiği yer İmam Hatipler
İslamoğlu'nun sözlerine yanıt veren İlahiyatçı ve Eğitimci Yazar Erol Erdoğan, FETÖ ve IŞİD'in en az insan devşirebildiği yerin İmam Hatipler olduğuna dikkat çekerek, yapılan yorumun büyük bir haksızlık olduğunu kaydetti.
Erdoğan şunları söyledi: "İmam Hatip okulları ve İlahiyat müfredatının kesinlikle iyileştirilmesine ihtiyaç var ama bunu IŞİD bağlamında söylemek haksızlık olur. Hem FETÖ ve hem IŞİD'in en az insan devşirdiği yerdir İmam Hatipler ve İlahiyatlar. İmam Hatip ve İlahiyat müfredatının iyileştirilmesini daha çok 28 Şubat'ın bu okulları baskılaması, küresel İslam düşmanlığı-İslamofobia, savunmacı değil özgün dini bir dil, Kur'an ve Hadisi daha iyi anlama, modern dönemlerde İslam'ın çözümlerini yeniden üretebilme kabiliyeti gibi gerekçeler üzerinden konuşmalıyız."
Mustafa İslamoğlu'ndan İmam-Hatip açıklaması
Attığı twit büyük tepkiye yol açan Mustafa İslamoğlu, konuyla ilgili açıklama yaptı.
LİNÇ KAMPANYASI VE ÖZÜR
“Siz ey iman edenler! Fâsığın teki size (önemli) bir haberle geldiğinde, durup gerçeği araştırın! Yoksa cehalet sebebiyle bir toplumun başına iş açar, ardından da yaptığınızdan pişmanlık duyarsınız.” Böyle diyor Rabbimiz Hucurat Suresi 6. Ayetinde.
Mustafa İslamoğlu on yıllardır İslami camianın içinde yer alan, ödediği bedeller ve ürettiği eserler ile bir çok nesle fikrî katkıda bulunmuş bir şahsiyet. İslamoğlu, sorguluyor, tartışıyor uyarıyor ve tabi ki de üreten her insan gibi “rahatsız ediyor”. Bir toplum üreten, düşünen emektar insanlarını harcadıkça itibar suikastleri normalleştikçe fikrî kısırlık, tasavvurdaki yüzeysellik de artıyor.
Ayrıca belirtelim ki mesele kimsenin şahsı değil. Kimse eleştirilmez de değil. Ama bir kişi üzerinden sistematik olarak bir karalama kampanyasının yürütülmesi ahlaki olmadığı gibi gündem saptırıcı bir durum. Karalama kampanyası, fikre fikirle cevap veremeyenlerin işi. Kampanyada FETÖ teknikleri kullanılıyor: Montaj, söz cımbızlama, yıllar önceki birkaç fotoğraftan bugüne dair bağlantısız kurgular çıkartma, iftira ve yalan…
Son olarak 23 Aralık 2016 tarihli Vahiy ve Hayat Programında 3 saat boyunca Din kisveli şiddetin kökenlerini sorgulayan İslamoğlu’nun bir cümlesi yanlış anlamaya açık biçimde twitter editörü tarafından eksik biçimde sosyal medyaya aktarılmıştır. Bu yanlış anlamaya sebep olan kişiye gereken ceza verilmiş olup her ne olursa olsun bu twit dolayısıyla kırılan, üzülen hangi kardeşimiz varsa onlardan özür diliyoruz.
Başka bir haber editörünün aymazlığı sonucu Yeni Şafak Gazetesi'nin internet sayfasında yer alabilen dezenformasyonun da sorumlu habercilik gereği kaldırıldığını öğrendik. Bundan da memnuniyet duyuyoruz.
Ancak tekrar altını çizmemiz gerekir ki mesele bir fikrin tümüyle anlaşılmaması, anlatılan sözün tamamının dinlenmemesi sorunudur. Oysa Rabbimiz tüm Müslümanları bu açıdan sorumlu tutar. Zümer Suresi 39/18. Ayette sözün dinlenilmesini farz kılar.
Mustafa İslamoğlu’nun 3 saat boyunca konu edindiği şey Türkiye’deki Din eğitimi müfredatlarıdır. Müfredat eleştirisini kendisi ve 2 çocuğu da İHL’li olan İslamoğlu’nu İHL ve İlahiyat düşmanı gibi göstermek Fasıklık alametidir. Biz bu Fasıklığı 28 Şubat Medyasından, FETÖ Kumpaslarından hatırlıyoruz.
Mustafa İslamoğlu hatasız değildir, eleştirilebilir ama bunu yapanların ahlaklı biçimde bizzat kendisiyle görüşmeleri, kardeşçe uyarmaları, bunu hata gördüğü şeyi düzeltme maksadıyla bizzat yüz yüze yapmaları gerekir. İslam Kardeşlik hukuku bunu farz kılar.
Rabbimiz Hucurat Suresi’nin 11. Ayetinde “SİZ ey iman edenler! Hiçbir kişi ve zümre bir diğer kişi ve zümreyi hor görerek alaya almasın: belki diğerleri berikilerden daha değerli olabilirler… Asla birbirinizi itibardan düşürmek için karalamayın ve (kötü) lakaplar takarak yaralamayın” diye emretmektedir.
Zor günlerden geçen ülkemizde sun’i gündemler üretip hedef saptırmaya çalışan karanlık güçlerin algı operasyonlarına karşı teyakkuzda olalım.
Allah’a emanet olunuz