Mustafa Balbay, darbe planlarından haberi olmadığını söyledi

Balbay, Özden Örnek günlüklerinde yer alan darbe planlarından haberi olmadığını söyledi.

Nuri İmre'nin Haberi

Birleştirilen Ergenekon davasının tutuklu sanığı Mustafa Balbay, Cumhuriyet Gazetesi'nde yer alan "Genç subaylar rahatsız" haberinde neden genç subaylar vurgusunu yaptığı şeklindeki soruya, haber başlığının gazetenin yazı işleri servisince atıldığını söyledi. Bu haberle ilgili bir belgeye sahip olmadığını ancak birçok haber kaynağından konunun teyidini aldığını belirten Balbay, Özden Örnek günlüklerinde yer alan darbe planlarından da haberi olmadığını söyledi.
Üye hakim Hüseyin Özese'nin, "İfadenizde Ankara'da 20 tane grubun genellikle toplantılar yaptığını belirtiyorsunuz. Bu farklı gruplar nedir?" sorusuna Balbay, "O an 20 tane grup dedim. Ancak zorlasam bu 25 olur. Ankara'nın havası farklıdır. DTP kapatıldı. Şimdi Ankara'da herkes yeni bir parti kurulur mu diyerek tartışıyordur. Bu şekilde insanlar bir araya gelerek görüş belirler. Böyle küçük gruplar olur. Bahsedilen gruplar ve toplantılar, birçok siyasetçi, bürokrat, Yargıtay ve Danıştay üyeleri, 4-5 emekli paşanın katıldığı toplantılardı. Ben bu toplantılarda haber almaya çalışırdım." dedi.

Hakim Özese'nin, "Kırklar meclisi, Dialog grubundan haberiniz var mı? Ne sıklıkta toplantı yapılıyordu?" sorusuna Balbay, "Kırklar meclisini bilmiyorum. Dialog grubunun toplantısına bir kere katıldım. Bu toplantı zaten basında haber oldu. Sabit ve periyodik bir toplantı tarihi yoktu. Bu toplantıların resmi bir yanı olmadığı için toplantılar görüş belirtme şeklinde geçerdi" diye cevap verdi.

Gizli belgelerin kendisine CD, DVD veya belge olarak mı geldiği sorusunu Balbay, şöyle cevapladı: "Ben bu belgeleri 2004 ile 2006 tarihleri arasında kitap haline getirdim. Bazen DVD bazen belge olarak değişik şekillerde gelirdi. Bu belgeler aynı zamanda Cumhuriyet Gazetesi'ne gelen belgelerdi" dedi. Özese'nin 'Bu belgelerin aynı kurum ve kişilerden mi geldiğini sorması üzerine Balbay, farklı kişilerden alıyordum. Gazeteci pek çok kanala ulaşabilir. Gazeteci her şeyi bilen değil neyi nerede bulacağını bilen kişidir." dedi.

Türkiyem topluluğunun 1-2 toplantısına katıldığını belirten Balbay, "Türkiyem topluluğunun kuruluşunda yer almadım sadece kurulacağından bilgim oldu" diye konuştu. Kimsenin telkini ile yazı yazmadığını belirten Balbay, "Yazılarımda teröre övgü yoktur. Hilmi Özkök'ün kimi tutumlarını eleştirdiğim olmuştur. Ama nezaket kuralları içindedir. 15 Temmuz 2007 tarihinde bir toplantıda 45 dakika sohbet ettik. Konuştuklarımız yazılmamak kaydıyla olduğu için açıklamıyorum. Ben farklı niyette bir gazetecilik yapmadım." dedi.

Üye hakim Sedat Sami Haşıloğlu, "Genç subaylar rahatsız" haberiyle ilgili olarak sanık Mustafa Balbay'a, "Haberinizde özellikle genç subaylar vurgusunu yapmanızın nedeni nedir?" diye sordu. Balbay bu soru karşısında, "Köşe yazımdaki her kelimeden ben sorumluyum. Çünkü yazdığım gibi kullanılır. Ancak gazetenin manşetinden çıkan bir haber için başlık atmayı, yazı işleri kendilerine verilmiş bir yetki olarak düşünürler. Ben haberimde TSK içerisinde genel anlamda bir rahatsızlık olduğunu yazmıştım. 19 Mayıs kutlamalarının daha farklı yapılması, Irak'a asker gönderilip gönderilmemesi, AB uyum yasalarından bazı maddeleri askerin istememesi gibi konularda rahatsızlık vardı." diye konuştu. Haber konusunda gazetede bir tekzip yayınlanıp yayınlanmadığının sorulması üzerine Balbay, herhangi bir tekzip isteğinin olmadığını ve dolayısıyla da yayınlanmadığını belirterek, "Bu konuyla ilgili olarak sadece dönemin Başbakanı 'Bırakın bu konuları' dedi. Ancak diğer basın kuruluşları bu konu nedir diye haberler yaptı." dedi.

Hakim Haşıloğlu'nun, "Bu haberdeki ısrarınız ve delilleriniz nedir?" şeklindeki sorusuna ise Balbay, bunun kendisinin saptadığı bir konu olmadığını söyledi. Bir toplantıda yaşadıklarını ve Türkiye'nin önünü çok fırtınalı gördüğünü belirten Balbay, "Genel Kurmay Başkanı da 'Hepimiz rahatsızız" diyordu. Gazeteden, belgesiz haber yazmanın başımıza işler açtığını söylediler ancak daha sonra Milli Güvenlik Siyaset belgesi elimize geçti ve 'İşte o belge' diye olasılıkları değerlendiren bir haber yaptık." dedi.

Üye hakim Haşıloğlu'nun, "Duyum ile haber yaptınız. Başkaca belgeniz var mıydı?" şeklindeki sorusu üzerine Balbay, belge bulunmadığını ancak birçok haber kaynağından bu konunun teyidini aldığını söyledi. Balbay, "Başbakanlık, askerler ve dışişlerinden kişilerle konuştum. Haberi yapmak üç gün, anlatmak ise 5 yıldır sürüyor." dedi.

Hakim Haşıloğlu, Özden Örnek'e ait olduğu ileri sürülen günlükteki Ayışığı, Yakamoz ve Eldiven darbe planlarından haberi olup olmadığını sordu. Balbay bu soruya, olmadığı şeklinde cevap verdi. Bunun üzerine Haşıloğlu, 8 Eylül 2004 Çarşamba tarihli Balbay'ın günlükleri olarak belirtilen yazılarda Ayışığı girişimi ifadesinin geçtiğini hatırlatarak bu konudaki bilgisini sordu. Balbay, "Benim günlüklerim yok. Farklı notlarım bir araya getirilerek günlük oluşturulmuş. Ben buna sorgum sırasında itiraz ettim. Savcılar 'Nereleri farklı anlatır mısınız?' diye sordular. Savcıları, pirincin taşını bana ayıklatmaya çalışıyor." itirazında bulundu.

Hakim Haşıloğlu, Balbay'a ele geçirilen dizüstü bilgisayarında 450 kadar çok gizli olarak nitelikli belge bulunduğunu hatırlattı. Bu belgeler dijital ortamda hazırlandığı için kim tarafından hangi kurumda hazırlandığının anlaşıldığının da altını çizen Haşıloğlu, "Bu bilgiler size asker şahıslardan mı geliyor?" diye sordu. Balbay ise bu soru karşısında basın kanunun 12. maddesinde belirtilen haber kaynağını açıklamama hakkı yükümlülüğü olduğunu anlattı. Ardından da Türkiye'nin de 2005 yılında imzaladığı araştırmacı gazeteci haklarından faydalandırmasını istediğini belirtti. Bu gizli denilen belgelerin içinde Çanakkale Savaşı'nda Türk ve Anzak askerleri ile ilgili bilgiler de bulunduğunu söyledi.

Haşiloğlu, Balbay'ın günlüğü olduğu iddia edilen notları ne zaman gördüğü şeklindeki sorusuna ise notları ilk kez 5 Mart'ta gördüğünü, ve iddianamenin eklerini okuyunca vakıf söyledi.

Beş celsedir huzurda bulunan Balbay'ın sorgusunun tamamlanmasının ardından Balbay'ın avkatları Avukatları Mehmet İpek ve Aydın Metin savunmaya başladı.

Güncel Haberleri