Müslümanlar doğru İslam'ı yaşamalı

Bosna Hersek Başmüftüsü Mustafa Çeriç, Müslümanların en başta kendilerine çeki düzen vermesi gerektiğini söyledi

Hüseyin Altınalan'ın röportajı:

İnsani Yardım Teşkilatı (İHH)’nın Balkanların dini otoritelerini buluşturduğu sempozyumun renkli simaları arasında yer alan Bosna Hersek Başmüftüsü Mustafa Çeriç ile Bosna Müslümanlarının içinde bulunduğu durumu konuştuk...

Bosna Müslümanları şu anda hangi konunun kendileri için daha önemli olduğunu düşünüyor?

Barış, istikrar ve güvenlik içerisinde yaşamamız bizim için çok önemlidir.

11 Eylül'ün ardından Müslümanlara karşı çeşitli alanlarda savaşlar açıldı. Batılı medya, politikacılar ve entelektüelleri tarafından başlatılan ve de sürdürülen İslam karşıtı propagandalar bunlardan bir tanesi. Bosna'da da bu yönde faaliyetlerin olduğunu biliyoruz. Sizce İslam’ı hedef tahtasına oturtanlar, çabalarında başarılı olabiliyorlar mı?

İslam karşıtı propaganda yönteminin geri teptiğini, söz konusu grupların hedeflerine ulaşamadıkları düşünüyorum.  Gelinen noktada başarılı olmaları bir kenara, çabalarının aksi bir durumun ortaya çıktığını görüyoruz.  Şöyle ki Batı dünyasında, ciddi oranda ihtida edip İslam dinini seçenler oldu. Örneğin sadece Almanya'da bile 2 yıl içerisinde 4 binden fazla Alman, Müslüman oldu. Birçok ülkede benzer gelişmeler yaşanıyor, elhamdülillah.

Öte yandan, İslam’ı karalamaya dönük sürdürülen propagandalar Müslümanlarda ciddi tepkilere yol açtı.  Bu gelişmeler üzerine Müslümanlar, dinlerine daha da sıkı sarılmaya, hızla gerçek kimliklerine yönelmeye başladılar. Ve doğal bir refleks göstererek kendi aralarındaki dayanışmayı artırdılar.

Batılılar tarafından yoğun bir biçimde sürdürülen İslamofobya faaliyetlerine karşı en iyi mücadelenin nasıl olabileceğini düşünüyorsunuz?

Biz, büyüğüyle küçüğüyle dinimizin gereklerini yerine getirip, çalışkan, dürüst ve adil olmalıyız.  Ve yaptığımız işin en iyisini yapmalıyız. Bu durumda şüphesiz, başarı İslam karşıtlarının değil, bizlerin olacaktır.

Sempozyumda çarpıcı açıklamalar yaptınız. Bir ara “Türkiye bizim anamızdır” şeklinde bir ifade kullandınız.  Bu düşünce Bosna halkının düşüncesi mi yoksa…

Bizler, savaş döneminde milyonlarca Türk’ün uykusuz geceler geçirdiğini unutmuş değiliz. Türkiye’nin bizi merhamet ve şefkat dolu bir ananın yüreğiyle bağrına bastığını da unutmuş değiliz. Bundan böyle de bu tavrını sürdüreceğine, her türlü imkânını kullanarak bizi koruyup kollayacağına inanıyoruz.

Özelde Boşnak Müslümanların sorunları nelerdir?

Bunu birkaç açıdan değerlendirebiliriz.   Şu an önümüzdeki en büyük meydan okuma; İslami ve kültürel kimliğini koruyan yeni bir neslin nasıl yetiştirebileceği konusudur. Bu yeni nesle hizmet sağlayan eğitim kurumlarını kurabilmek için Türkiye ve diğer dünya ülkeleri ile işbirliği içinde bulunmamız gerektiğini düşünüyorum. Böylece yeni nesil kendi kendini güçlendirebilecek ve kendini koruyabilecek. Bu şekilde Bosna’da Müslümanlara karşı yapılan her türlü soykırım önlenmiş olacaktır. İHH tarafından düzenlenen sempozyumun da bu yönde olduğunu düşünüyorum.

Milli Gazete

İslam Haberleri