Japonya'nın Şizuoka kentinde doğan ve Kyoto Üniversitesinde edebiyat eğitimi alan Kaori Nakata'nın hayatı, 1990 yılında Fransa'ya yaptığı eğitim yolculuğunda ziyaret ettiği bir camiyle yeni bir yön kazandı.
Batı edebiyatı üzerine çalışan genç bir akademisyenken İslam'ı araştırmaya başlayan Kaori, uzun bir arayışın ardından 1991'de Müslüman oldu ve "Khawla" adını aldı.
Bu karar, onun için yalnızca kişisel bir inanç değişimi değil, ömrünü adayacağı bir ilim yolculuğunun başlangıcı oldu. Mısır'dan Suriye'ye, Suudi Arabistan'dan Japonya'ya uzanan eğitim ve öğretim hayatı boyunca Khawla Nakata Kaori, klasik İslam ilimlerini öğrenen, bunları Japoncaya aktaran ve Japon toplumuna kendi diliyle anlatmaya çalışan öncü isimlerden biri haline geldi.
JAPON BİR ÖĞRENCİDEN İLİM YOLCULUĞUNA
1961 yılında dünyaya gelen Kaori, Kyoto Üniversitesi Edebiyat Fakültesinden mezun oldu. Mezuniyet tezini Fransız yazar Albert Camus'nün eserleri üzerine hazırlayan Kaori, Batı düşüncesi ve edebiyatı üzerine çalışmalar yürütürken Fransa'da İslam'la tanıştı.
Müslüman olduktan sonra Arapça öğrenmek ve dini ilimlerde eğitim almak amacıyla Mısır'a giden Kaori, daha sonra Suriye ve Suudi Arabistan'da da öğrenimini sürdürdü. Kur'an ilimleri, tefsir, kıraat ve tasavvuf alanlarında eğitim gören Kaori, geleneksel İslam ilimlerinde uzmanlaşan ilk Japon Müslüman kadınlardan biri olarak kabul edildi.
Arapça, Japonca ve Batı dillerine hakimiyeti sayesinde farklı kültürler arasında köprü kurmayı hedefleyen Kaori, eğitimini tamamladıktan sonra Japonya'ya dönerek akademik çalışmalarını sürdürdü. Bir dönem Yamaguchi Prefectural University'de ders veren Kaori, üniversitedeki görevlerinin yanı sıra özellikle Japon Müslüman kadınların dini eğitimiyle yakından ilgilendi.
Düzenlediği ders halkaları ve eğitim faaliyetleriyle yeni Müslüman olan Japon kadınların dini bilgiye erişimini kolaylaştırmaya çalışan Kaori, henüz küçük bir topluluk olan Japon Müslümanları arasında dayanışma ağlarının oluşmasına katkıda bulundu.
KUR’AN TEFSİRİNİ İLK DEFA JAPONCA’YA ÇEVİRDİ
Khawla Nakata Kaori'nin en önemli hedeflerinden biri, İslam'ın temel kaynaklarını Japon okuyucular için erişilebilir hale getirmekti.
Bu doğrultuda klasik tefsir literatürünün önemli eserlerinden Tefsîrü'l-Celâleyn'in Japonca tercümesine katkı sağlayan Kaori, Japonca yayımlanan ilk kapsamlı klasik tefsir çalışmalarından birinin ortaya çıkmasına destek verdi. Ayrıca Arapça-Japonca karşılaştırmalı Kur'an projelerinde görev alarak Japon okuyucuların Kur'an metnini daha yakından tanıyabilmesi için çalışmalar yürüttü.
Kaori, çeviri faaliyetlerinin yanı sıra Japon okuyucular için akaid, ibadet, siyer ve tasavvuf konularında çeşitli eserler kaleme aldı. En bilinen çalışmalarından biri olan "Allah'a Giriş", İslam'ın temel inanç esaslarını sade bir Japonca ile anlatmayı amaçladı.
Kaori'nin kurucuları arasında yer aldığı Muslim Shinbun (Müslüman Gazetesi) ise yalnızca bir gazete olmanın ötesinde, Japon Müslüman toplumunun haberleştiği, dini ve kültürel içeriklere ulaşabildiği önemli bir yayın platformuna dönüştü. Gazete aracılığıyla Japonya'daki Müslümanlar hem kendi toplumlarından hem de İslam dünyasındaki gelişmelerden haberdar olma imkanı buldu.
Yazıları, çevirileri ve eğitim faaliyetleriyle Kaori, İslam'ın evrensel mesajını Japon toplumunun kültürel ve dilsel yapısına uygun bir şekilde anlatmaya çalışan öncü isimlerden biri olarak öne çıktı.
SON NEFESİNE KADAR KALEMİNİ BIRAKMADI
Khawla Nakata Kaori'nin hayatının son yılları ise meme kanseriyle mücadele içinde geçti. Hastalık zamanla beynine sıçramasına rağmen çalışmalarını bırakmayan Kaori, yazmaya ve yeni eserler hazırlamaya devam etti.
Yakın çevresinin aktardığına göre, yaşadığı zorlukları manevi bir imtihan olarak gören Kaori, tedavi sürecinde dahi Japon toplumuna İslam'ı anlatma idealinden vazgeçmedi ve son günlerine kadar kitapları ile çevirileri üzerinde çalışmayı sürdürdü.
16 Ağustos 2008'de, henüz 47 yaşındayken Hakkın rahmetine kavuşan Khawla Nakata Kaori, arkasında yalnızca kitaplar ve çeviriler bırakmadı. Japonya'da İslam'ın kendi diliyle anlatılmasına katkı sağlayan, Müslüman kadınların eğitimine öncülük eden ve klasik İslam mirasını Japon okuyucularla buluşturan çalışmalarıyla kalıcı bir ilmî ve kültürel miras bıraktı.
aa