Kötü Lakap Takmamak ve Ayıplamamak

Prof. Dr. Musa Kazım YILMAZ

Kur’an-ı Kerim’in öne çıkardığı adab-ı muaşeretten birisi de mümin kardeşine kötü lakap takmamaktır. Allah Hucûrât’ın 11. ayetinde şöyle buyuruyor: (وَلَا تَلْمِزُوا أَنفُسَكُمْ وَلَا تَنَابَزُوا بِالْأَلْقَابِ بِئْسَ الاِسْمُ الْفُسُوقُ بَعْدَ الْإِيمَانِ) “Birbirinizi karalamayın, birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir namdır!” Mümin kardeşine kötü lakap takmamak ve onu ayıplamamak. Bu ayetle adab-ı muaşeretten kabul edilmiştir.

Ayette dikkat çeken en önemli cümle, (وَلَا تَلْمِزُوا أَنفُسَكُمْ) “Birbirinizi/nefislerinizi karalamayın” kısmıdır. “Lemz” kelimesi, alay etmenin yanı sıra sataşmak, karalamak, laf atmak, suçlamak, iftira etmek, ayıplamak, açıkça veya gizlice kınamak gibi anlamlar taşımaktadır. Bütün bu davranışlar, müminler arasındaki ilişkiyi bozduğu, toplumda huzursuzluk ve kavgalara neden olduğu için haram kabul edilmiştir.

(ولاَ تَلمِزُوا بَعْضُكُمْ بَعْضاً)“Birbirinizi karalamayın” yerine (وَلَا تَلْمِزُوا أَنفُسَكُمْ) “Nefislerinizi karalamayın” denilmesinin amacı, müminler arasındaki kardeşlik bağına işaret etmektir. Çünkü müminler bir tek nefis hükmündedirler. Buna işaret eden başka ayetler ve hadisler de vardır.[1]

Kur’an “birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın” cümlesiyle, müminlerin küçük düşürücü lakaplarla birbirilerini çağırmaları yasaklanmıştır. Rivayete göre ayet, Müslüman olduktan sonra birbirilerine “Ey Yahudi, Ey Nasranî” şeklinde hitap eden ve lakap takan müminler hakkında nazil olmuştur.[2] İmam Nevevî’ye göre bir insanı, hoşlanmadığı bir lakapla çağırmak ittifakla haramdır. Bu lakap ister şahsına ait bir sıfat olsun, ister anne veya babasına ait olsun, fark etmez.[3]

Şu var ki, bir mümini güzel lakaplarla çağırmak haram değildir. Nitekim her sahabinin hoşlandığı bir lakabı vardı. Mesela Hz. Ebû Bekir için “Siddîk”, Hz. Ömer için “el-Farûk”, Hz. Hamza için “Esedüllah”, Hz. Halid b. Velid için “Seyfullah”, Hz. Ali için “el-Murtadâ”, Hz. Osman için “Zün-Nureyn” lakapları kullanılmıştır. Müfessir Zamahşerî’nin naklettiği bir rivayete göre Resûlüllah (s), “Müminin mümin üzerindeki haklarından birisi de onu en güzel lakaplarla çağırmasıdır” buyurmuştur.[4]

Ne var ki, ayet-i kerime ile haram kabul edilen “lakapla çağırmanın” da istisnaları vardır. Mesela saçı dökülmüş olan birisini, saçının olmadığını ifade eden bir lakapla ve tarif amaçlı çağırmak veya ondan o lakapla söz etmek haram kabul edilmemiştir. Nitekim Hz. Ömer’i, Hacerü’l-Esved’i öperken gören Abdullah b. Sercis, “Dazlak kafalının Hacerü’l-Esved’i öptüğünü gördüm” demiştir.[5] Bu hadisi şerh eden İmam Nevevî, “Ayıplama gayesi olmamak kaydıyla bir mümini bazı nahoş sıfatlarla çağırmak haram değildir” diyerek bu hadisi delil göstermiştir.[6] Bu konu hakkında en güzel ölçüyü koyan Abdullah b. Mübarek’tir. Kendisine, “Bir kimseye uzun, kör, topal… demek caiz midir?” diye sormuşlar. Abdullah b. Mübarek bu soruyu, “Eğer kişinin sıfatını ve tanınmasını murad edip ayıbını murat etmezse caizdir” şeklinde cevaplamıştır.[7]

Kur’an-ı Kerim alay, ayıplama ve kötü lakap takma gibi üç önemli manevi hastalıktan nehyettikten sonra, sosyal hayatta yol açtıkları kötü tesirlerine işaret etmek amacıyla (بِئْسَ الاِسْمُ الْفُسُوقُ بَعْدَ الْإِيمَانِ) “İmandan sonra fasıklık ne kötü bir namdır!” veya, “İnandıktan sonra kötü adla çağrılmak ne çirkin bir şeydir!” buyurdu. “Fasıklıkla yad edilme” veya “Kötü adla çağrılma” konusunda iki mana vardır:

Birincisi, iman edip mümin tanınarak ve müminlerin derecesine çıkan kimselerin fasıklıkla anılmalarıdır. Müfessir Beydavî bu görüşü tercih ederek şöyle der: “Burada özellikle kast edilen mana, müminleri küfür ve fasıklığa nispet ederek ayıplamaktır.”[8]

İkincisi ise, mümin olan kimselerle alay eden onlara kötü lakap takan ve onları değişik vesilelerle ayıplayanlar ancak fasıklardır. Buna göre ayetin manası, “İmana geldiği halde müminlerin yaptıkları bu gibi çirkinlikler sebebiyle fasıklıkla yad edilmeleri kendileri için ne fena şeydir!” şeklindedir. Müfessir Alusî bu ikinci manayı tercih etmiştir.[9]

Ayetin sonunda yer alan (وَمَن لَّمْ يَتُبْ فَأُوْلَئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ) kısmıyla, tevbe etmeyenlerin zalimlerden, hem nefsine hem mümin kardeşine zülmedenlerden sayılacakları vurgulanmıştır. Bu kısım şöyle bir mana hatıra getirmektedir: Bilindiği gibi alay, kötü lakap takma ve ayıplama küçük günahlardan sayılırlar. Bu açıdan onları işleyen bir mümin hemen zulüm ve fasıklıkla itham edilemez. Ama bir kimse yaptığı bu çirkin hareketlerden dolayı tövbe etmezse ve bunları yapmaya devam ederse, pişmanlık duymadan yaptıklarında ısrarcı olursa o kişi zalim sıfatını kazanır.[10]

Özet olarak Müminler birbirinin kalbini kıracak, birbiri hakkında söylentiler çıkaracak, birbirini küçük düşürecek, birbirinin zaaflarını ve ayıplarını ortaya koyacak davranışlardan uzak durmalıdırlar. Mesela adamın annesi vaktiyle onu bir çam ağacının dibinde dünyaya getirmiş; sen kalkıp ona “Çamdibili Mehmet” diye bir lakap takarsan… Ya da adam çok acıkmış, lokantaya gitmiş, bir kap yemekle yetinmemiş iki kap yemek yemiş, sen kalkıp ona, “Çift kap Ali” diye bir lakap takarsan v.s… O takdirde Kur’an’ın koyduğu sınırları aşmış olursun. Çünkü bu tür kötü lakap takmalar, insanlar arasında kırgınlık ve düşmanlıklara yol açar, başka unsurlarla birleşerek büyük fitnelere sebep olur. Kur’an bu emirlerle herkesin şeref ve haysiyetini koruma altına almıştır. Hiç kimsenin, bir başkasının onurunu zedeleyecek davranışlarda bulunmasına izin vermemiştir.

[1] Alusî, Tefsir, XXVI/153.

[2] Alusî, Tefsir, XXVI/154; Kurtubî, Tefsir, XVI/328.

[3] Alusî, Tefsir, a.y.

[4] Zemahşerî, Tefsir, IV/370.

[5] Müslim, Sahih, Kitabu’l-Hac, 250.

[6] Müslim, Şerh-i Nevevî, IX/17; Beyrut, tarihsiz.

[7] Kurtubî, tefsir, XVI/329.

[8] Beydavî, Tefsir, II/223; Beyrut, 1985.

[9] Alusî, Tefsir, XXVI/155.

[10] Razi, Tefsir, XXVIII/123.

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.