Muharrem İftarı, Alevi İslam şurasına dönüştü

Almanya Alevi İslam Birliği'nin (AAİB) Köln'de verdiği Muharrem iftarı Alevi İslam şurasına dönüştü.

Ziver Ermiş'in Haberi

Alevi ve Sünni çok sayıda kanaat önderi, bilimadamı, bürokrat ve sivil toplum kuruluş yöneticilerini buluşturan Muharrem iftarı birlik ve beraberliği pekiştirdi.
Almanya Alevi İslam Birliği (AAİB) Başkanı Alişan Hızlı'nın dün, Muharrem ayının birinci gününde, verdiği iftar yemeğine çok sayıda etkin isim katıldı. Alevilerle Sünniler arasında sayısız ortak noktanın bulunduğuna, Kerbela gibi acıların ortak acılar olduğuna dikkat çeken konuşmacılar, Aleviliğin hiç bir şekilde İslam'ın dışında sayılamayacağında hemfikir kaldı. Türkiye'den gelerek iftarın ana konuşmasını yapan Alevi İslam ilahiyat uzmanı, Hitit Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Osman Eğri çarpıcı tespitlerde bulundu. Ev sehibi AAİB Başkanı Alişan Hızlı ise, Alevi inancının temelinin Amentü'de sayılan iman esasları olduğunu, bunu kabul etmeyenlerin Alevi olamayacağını vurguladı.

Sunuculuğunu gazeteci Remzi Meziroğlu'nun yaptığı iftar programı Doğu Anadolu Dedeler Kurulu Başkanı, Baba Mansur Ocağı'ndan Hüseyin Yıldız dedenin okuduğu mersiye ile başladı. Gecede Meziroğlu Muharrem ayının önemi, Kerbela'da yaşananlar ve çıkarılması gereken deslerle kısa sunumlar yaptı. Yenilen iftar yemeğinin ardından ise Sinan Boztepe dedenin yaptığı lokma duasında Alevi ve Sünniler birlikte el açarak dua etti. Dede Boztepe Allah'tan bereket, Resullulah'tan şefaat dilediği duasını ve Hz. Hüseyin'in ruhuna gönderdiği "El Fatiha" diyerek bitirdi. Daha sonra sahne alarak sazı eşliğinde deyiş ve matem okuyan ve Almanya'da yetişmiş Alevi kızı Fatma Sude'nin hem deyişi hem de büyük ustalıkla saz çalması herkesi büyüledi.


ALEVİ İNANCININ TEMELİNİ AMENTÜ OLUŞTURUR

"Cami de bizim, cemevi de. Ramazan'da bizim Muharrem de" sözleriyle tanınan, ev sahibi Avrupa Alevi İslam Birliği (AAİB) Başkanı Alişan Hızlı, Aleviliği İslam'ın dışında göstermeye çalışanlara yüklendi. Birliklerinin adının Alevi-İslam birliği adını taşımasına dikkat çeken Hızlı, "Burada İslam kavramına özel olarak vurgu yapılmıştır. Zira Almanya ve bazı batı Avrupa ülkelerinde faaliyet gösteren sözde Alevi kuruluşlarının üst düzey yöneticileri, çeşitli zamanlarda yaptıkları açıklamalarda Aleviliğin İslam dışı olduğunu, Hıristiyanlık ve Budizm'den öğeler taşıdığını, hatta ayrı bir din olduğunu iddia etmektedirler. Tabii ki Türk milletini bölmek, parçalamak, Türkiye Cumhuriyetini zayıf düşürmek isteyen bazı iç ve dış kaynaklı mihraklar bu gibi söylemlere mal bulmuş mağribi gibi sarılmakta, bu kişi ve kuruluşlara sahip çıkmakta, siyasi, maddi ve manevi destek vermektedir." diye konuştu.

Aleviler'in İslam'ın temel şartlarına kayıtsız şartsız inandığına dikkat çeken Hızlı, "Amentü suresi bizim inancımızın temelini oluşturmaktadır." dedi.

Gecenin ana konuşmacısı, Hitit Üniversitesi, Hacı Bektaşi Veli Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Osman Eğri, Aleviliğin önderlerinden Pir Sultan Abdal'ın beyitlerinden örnek vererek, "Muhammed dinidir bizim dinimiz. Tarikat altından geçer yolumuz. Hem Cibril-i Emin'idir rehberimiz. Biz müminiz, mürşidimiz Ali'dir diyor. Hepimizin dini Muhammed dini değil midir? Hepimiz ona ve aline salat ve selam getirmiyor muyuz?" diye sordu.

Diyanet Vakfı'nın Alevi-Bektaşi eserlerini yayınladığını hatırlatan Eğri, "Daha da önemlisi şu anda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde Alevi vatandaşlarımızı tatmin edecek şekilde revizyon komisyonu kurulmuş durumda. Bu komisyonun bir üyesi olarak şu anda daha fazla bilgiyi oraya yerleştirmeye çalışıyoruz." diye konuştu.

İftara eski milletvekillerinden Şevki Yılmaz da katıldı.

Dünya Haberleri