Cumali Önal'ın haberi:
Eski rejimin son başbakanı Ahmet Şefik'i yenilgiye uğratarak oyların yüzde 51,85'ini alan Mursi, ülkenin ilk demokratik lideri oldu. Mısır'da asker kökenli devlet başkanı geleneğine de son verdi.
Mısır tarihinin ilk demokratik lideri Müslüman Kardeşler hareketinin adayı Muhammed Mursi (60) oldu. Mursi, geçtiğimiz hafta yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda oyların yüzde 51,7'sini alarak rakibi eski başbakanlardan Ahmet Şefik'i yenilgiye uğrattı. Mursi'nin kazanmasıyla Mısır derin bir nefes aldı. Günlerdir Tahrir Meydanı'nda bekleyen on binlerce kişi, seçim sonucunu büyük bir coşku ile kutladı. Ülke genelinde de sokaklara dökülen halk ellerinde bayraklar ve Mursi'nin resimleriyle sevinç gösterileri düzenledi. Seçim sonuçlarının açıklanmasından önce, ordunun Şefik'i onayladığı yönünde çıkan haberler ülke genelinde büyük bir gerginlik meydana getirmiş, demokrasi yanlısı gruplar ikinci bir devrim için hazır olduklarını duyurmuştu. Dün Şefik de kendi Facebook adresinden seçimi kendisinin kazandığını öne sürmüştü. Mursi'nin kazanmasıyla Mübarek'in devrilmesinden 500 gün sonra Mısır demokrasiye geçiş konusunda önemli bir adımı sonuçlandırmış oldu. Daha önce gerçekleştirilen parlamento seçimleri ay başında Anayasa Mahkemesi tarafından geçersiz kılınmış, bu da ordunun 'yumuşak darbesi' şeklinde yorumlanmıştı. Ancak seçim sonuçlarının açıklanmasından kısa bir süre önce Yüksek Askeri Konsey'in yayınladığı Anayasa Deklarasyonu ile yeni cumhurbaşkanının yetkilerini önemli ölçüde azaltması, önümüzdeki günlerde Müslüman Kardeşler'le ordu arasındaki mücadelenin devam edeceği şeklinde yorumlanıyor. Sonuçların açıklanmasından önce ordu ülke genelinde yoğun güvenlik önlemleri alırken, petrol istasyonları ve marketlerde uzun kuyrukların oluşması dikkat çekti. Ordu, sonuçların açıklanmasından önce bir bildiri yayımlayarak güvenlik birimlerine saldıracakların vurulacakları tehdidinde bulundu.
Mursi'nin kazanmasıyla Müslüman Kardeşler, askeri rejimlerle olan 80 yıllık mücadelesini başarıyla sonlandırmış oldu. Ancak ekonomiden siyasete, sosyal konulardan uluslararası ilişkilere Mursi'nin mensubu olduğu hareketi pek çok sorun bekliyor. Siyasi sorunların başında ordu ile ilişkiler geliyor. Parlamentonun yetkilerini elinde bulunduran ordu, hazırlanacak olan yeni anayasa çalışmaları üzerinde de söz sahibi aktörlerin başında geliyor. Yönetimi Yüksek Askeri Konsey yoluyla elinde bulunduran ordu, ülkenin ilk demokratik liderinin ordunun siyasi, ekonomik ve askerî imtiyazlarına dokunmasının da önünü şimdilik kapatmış bulunuyor. Mursi'yi asıl bekleyen tehlike ise ekonomi. Kişi başına milli gelirin 2 bin doların biraz üzerinde olduğu ülkede, halkın büyük çoğunluğu devletin yaptığı yardımlarla ayakta duruyor.
Uluslararası konularda da Mursi, İsrail ve ABD ile ilişkilerden Arap dünyasındaki sorunlara ve Nil sularına pek çok alanda sorunları kucağında bulacak. Mursi'nin, İsrail ile 1979 yılında imzalanan Camp David Anlaşması konusunda nasıl bir tavır izleyeceği merak ediliyor.Mursi'nin kazanmasıyla Türkiye de derin bir nefes aldı. Şefik taraftarlarının Müslüman Kardeşler ile gizli ittifak ettiği suçlamalarına maruz kalan Türkiye, Mursi ile birlikte Mısır ile muhtemel bir krizi de bertaraf etmiş oldu. Ordunun, daha önce açıkladığı şekliyle 1 Temmuz'da cumhurbaşkanlığı yetkilerini ülkenin ilk demokratik liderine devretmesi bekleniyor. Yetki devrinin sorunsuz atlatılması durumunda bundan sonra gözler yenilenecek olan parlamento seçimleri ve anayasa çalışmalarına çevrilecek. Müslüman Kardeşler'in, Mursi'nin seçilmesiyle parlamento seçimlerinin yenilenmesine yönelik itirazını çekmesi bekleniyor.
Zaman