SEFER TURAN
Bugün Hüsnü Mübarek sonrasında yönetime gelen Askeri Konsey tarafından oluşturulan Anayasa Değişiklik Komisyonu'nun önerdiği anayasa değişikliği halkın oylamasına sunuluyor. Referanduma hile karışma-yacağına eminler. Bu onlar için bir ilk olacak.
Sonunda Mısır halkı belki de ilk kez sonucunu önceden bilmediği bir seçim için bugün sandık başına gidiyor. Çünkü bugüne kadar yapılan seçimlerin sonuçları çok önceden bilinir, Mısır'ın derbi maçı olan Ehli - Zemalik maçının ne olacağı asla bilinmezdi. Hatta bu derbi maçına verilen önem hiçbir şeye verilmezdi. Çoğu zaman Mısırlı hakemlerin tarafsızlığına kuşku ile bakılır ve yurt dışından hakemler getirilir. Gelen hakemler maç saatine kadar büyük gizlilikle saklanırdı. Bir defasında yanlış hatırlamıyorsam İhsan Türe gelmişti. Röportaj yapmak için hareket geçtim. İkametgahını öğrenmek istediğimde sanki çok gizli devlet sırrının peşindeymişim gibi karşılandım ve bütün kapılar yüzüme kapanmıştı. Böylesine ciddiye alınırdı.
YABANCIYIZ 'NE FARK EDER Kİ'
Ülkenin kaderini belirleyecek seçimler ise evlere şenlik. 1980'li yılların sonlarına doğruydu. Mübarek döneminin alıştığımız seçimlerinden biri yapılıyordu (1986-1987 yılları). Çalıştığım Mısır Radyo Televizyon binasında o gün işimi bitirdikten sonra Tahrir Meydanı'na doğru ilerlerken seçim sandığının önüne yolumuz düştü. Kapıdaki görevli sandalyesinin üzerine kurulmuş, ayaklarından birini de hafiften altına alarak üzerine oturmuş keyif sürüyordu. Etrafta da ondan başka kimsecikler de görünmüyordu. "Faddal" diye seslendikten sonra "Gelin oy kullanın" dedi. "Yabancıyız" dedim, "Ne fark eder ki gelin" diye ısrar etti, Yanımdaki arkadaşımın tembelliği nedeniyle, sandık görevlisinin ısrarına rağmen oy kullanmadık.
MISIRLILARIN İSTEĞİ: YENİ ANAYASA
Her seçimden sonra sonuçlar kısa bir sürede açıklanır ve Hüsnü Mübarek'in % 99 gibi rakamlarla seçimi kazandığı ilan edilirdi. Parlamento seçimleri ise bir başka göstermelikti. Asıl komedi Mübarek'in iktidardaki Ulusal Demokratik Partisi'nin dışındaki muhalefet partilerinin "sözde" partiler olması. Çünkü siyasi partiler kanununa göre bir siyasi partinin yasallaşması için, Ulusal Parti'nin onayını alması gerekiyordu. Sırf bundan dolayı çok sayıda siyasi hareket, partileşmeyi reddetti.
Nereden nereye. Mısır'ın gün gelip böylesine demokratik bir seçime tanık olacağını söyleseler kimler inanırdı ki...
Bugün Hüsnü Mübarek sonrasında yönetime gelen Askeri Konsey tarafından oluşturulan Anayasa Değişiklik Komisyonu'nun önerdiği anayasa değişikliği, halkın oylamasına sunuluyor. Oylama öncesinde Mısır toplumu ikiye bölünmüş durumda: Değişikliklere "evet" diyenler ve "hayır" diyenler.
Aslında Mısırlıların isteği, yeni dönemde yeni bir anayasa. Bu konuda farklı siyasi görüşler ittifak halinde. Ancak ülkenin siyasal yapısının yeniden inşasının hukuki bir zeminde yapılması gerekiyor. Bunun için de mevcut anayasa üzerinde bazı değişiklikler yapılarak ülkenin yeni döneme taşınması ön görünüyor. Yani anayasa değişikliği nihai bir amaç değil, geçici dönem için gerekli. Ülkede şu anda devlet başkanı yok, bir an önce başkanın seçilmesi gerekiyor ki asker yönetimi sivillere hızlı biçimde devretsin. Diğer taraftan yeni anayasayı belirleyecek parlamento üyelerinin seçilmesi için acil hukuki düzenlemelerin yapılması gerekiyor. Dolayısıyla anayasa değişikliği şu anda Mısır halkının acilen gerçekleştirmesi gereken önemli bir adım olarak görünüyor.
DEĞİŞİKLİKLERE KİM KARŞI ÇIKIYOR KİM DESTEKLİYOR
İşte tam bu noktada yoğun tartışmalar yaşanıyor. Anayasa değişikliğine karşı çıkanlar ve değişikliği destekleyenler.
Müslüman Kardeşler başta olmak üzere bazı kesimler değişikliği onaylıyor ve taraftarlarına "evet" oyu vermeye çağırıyor. Çünkü geçiş dönemi için bu değişikliği zaruri olarak görüyorlar. Anayasanın değişmemesi halinde ülkedeki değişimin aksayacağını söylüyorlar. Anayasa değişikliğinin ertelenmesi halinde ülkenin ekonomik olarak daha da sıkıntıya gireceğini öne sürüyorlar. Müslüman Kardeşler'le birlikte bazı dini gruplar da değişikliğe evet diyor.
Bunun karşılığında Tahrir gösterilerinde öne çıkan isimlerin bazıları değişikliğe hayır diyorlar. Örneğin 6 Nisan Hareketi, 25 Ocak Devrimi Gençlik ittifakı, Muhammed Baradi, Amr Musa "hayır"cılardan. Hayırcıların gerekçesi ise oldukça dikkat çekici. Özetle diyorlar ki: Ülkede en örgütlü ve seçimlere hazır tek hareket Müslüman Kardeşler! Dolayısıyla böylesi bir ortamda yapılacak seçimlerden Müslüman Kardeşler kârlı çıkar! Bunun için anayasa değişikliği şimdilik ertelensin diğer partiler de seçime hazır hale gelsinler!
Müslüman Kardeşler ise halk tabanlarına paralel bir siyasi temsil değil de gücü başkalarıyla paylaşabileceklerini belirterek, cumhurbaşkanlığı için aday göstermeyeceklerini ve parlamento seçimlerinde de "yüzde 30'dan fazla" milletvekili çıkarmamak" üzerine plan yaptıklarını bir kez daha açıkladı.
İLK DEMOKRASİ DENEYİMİ
Halbuki anayasal sürecin uzamasının beraberinde belli sıkıntılar doğuracağı da muhakkak. Kim hazır kim değil tartışması bir tarafa, halk ayaklanması ile birlikte durma noktasına gelen ekonomik hayatın yeniden canlanması için ülkenin bir an önce istikrara kavuşması gerekiyor. Diğer taraftan yönetimi elinde bulunduran Askeri Konsey, sivillere "hadi hemen referandumu yapın da yönetimi bir an önce sivillere devredelim" derken sivillerin askere "ne olur biraz daha yönetimde kal" demeye gelen "anayasal değişikliği geciktir" talebi sıkıntılı bir tavırdır.
Yalnız meselenin Mısırlılar açısından heyecan verici tarafı şu ki: "Evetçiler de "hayırcılar" da özgürce sandık başına giderek iradelerini yansıtmaya çalışacaklar. Referanduma hile karışmayacağına eminler. Bu onlar için bir ilk olacak.
Bu ilk heyecanda siyaset, anayasa değişikliğine evetçiler, hayırcılar şeklinde ikiye bölünürken, referandumdan sonra siyaset daha da kızışacak, daha da karmaşıklaşacak. Çünkü siyasetin bütün renklerinde çok sayıda siyasi partiler kurulacak. Herkes o zaman hesaplarını yeniden yapacak.
Hesaplar ne olursa olsun Mısır yeni bir döneme girecek...
* Gazeteci-Yazar/TRT Türkiye Genel Yayın Yönetmeni
Yeni Şafak