Merak Ayağı

Ahmet AKCAN

Hakikati aramak ve Hakk’ın kudsi rızasına vasıl olmak için ‘ayak’ mesabesinde olan merak; “mutlak varlığı” tanıma adına mukayyed (sınırlı) varlığın izini sürmek, mevcudatın hakiki yüzünü (siretini) görmeyi istemek, varlığı var edeni esma ve sıfatları ile bilmek için Rahmani bir atiyye olarak kabul edilmektedir.

İnsanın aczi için dayanak aramasına, fakiri olduğu ihtiyaçlarını karşılayan Zatı tanımasına hizmet eden merak hissinin; varlığın yaratılma gayesini aramayı (taharri), hakikati bulmayı (taallüm), hakikat (esma) ile beraber yol almayı (terakki), Hakk’a (müsemmaya) varmayı netice veren en ehemmiyetli bir sıfat-ı insaniye olduğu bilinmektedir.

Merak; soru sormayı, soru sormak düşünmeyi tevlid etmektedir. Soru sorabilmenin, insan ile hayvanı birbirinden ayıran en esaslı fark olduğu görülmektedir. İnsanın varlık gayesini tam anlaması, ilim silsilesinde üzerine düşen vazifesini tamamlaması için merak etmesi ve soru sorması gerekmektedir. Soru sor(a)mayanlar “taallüm” vazifesinde üzerlerine düşen mes’uliyetleri yerine getirememektedir.

Kâinattan Halık’ını ‘soran’ bir seyyahın müşahedesinden bahseden Ayet’ül Kübra risalesinde çok defa tekrarlanan “o meraklı yolcu” ifadesi ile hakikat seyahatinde ‘merak’ hissinin lüzumiyeti bizlere bildirilmektedir. Gurbet diyarı olan bu dünyaya gönderilmenin mana ve gayesini öğrenmek için merak duygusundan istifade etmemek, hayattan istifa etmek, ömür sermayesini zayi etmek ile aynı manaya denk gelmektedir.

Yokluk karanlıklarından çıkarılarak ziyadar bir âleme gönderilmenin, akıl nimetine erdirilmenin muhakkak neticelerinden olan “nereden geldim, niye geldim ve nereye gidiyorum” gibi insan zihnini meşgul eden soruları sordurmamak, yaratan zatı buldurmamak, varlık gayesine uygun bir hayattan uzak tutmak için beşeri ideologların çeşitli oyunlar tezgâhladıkları bilinmektedir.

Ahir zamanda fesat şebekeleri menfaat çarklarını döndürmek, duygu ve düşünceleri öldürmek, “nereden-niye-nereye” gibi yaratılış gayesine ulaştıracak soruları düşündürmemek, istedikleri şekilde insanları yönlendirmek için müzik, spor ve teknoloji gibi çağdaş oyuncaklar ile insanları oyalamakta, mutlak hakikatleri unutturmaya, merak duygusunu lüzumsuz şeyler ile meşgul ederek huzur kaynağı İslam ile insanların buluşmaları engellenmektedir.

Bağımlılık yapmaları yönüyle alkol kadar tehlikeli; teknoji, müzik ve spor gibi oyuncaklar ile akıllar esir edilmekte, insanların rüşde ve kemale ermeleri engellenmekte, maddi manevi dengeler zedelenmektedir. Sinsi olmaları ve tehlikeli yönlerinin bilinmemeleri nedeniyle bir çeşit ‘koliklik’ gibi tekno-kolik, müzik-kolik, spor-kolik insanların tedavi mekânları, rehabilite imkânları da henüz bilinmemektedir.

İnsanın ne olduğu ve ne ile mutlu olabileceğini tahmini olarak anlamaya çalışan beşeri ideologlar, ancak bütün olduğunda (sırr-ı vahdete ulaştığında) bir mana ifade edebilen insanları manen bölmekte, sadece bedeni ve şehevi cephesi önemsenmekte, kalbi ve ruhi cihetlerine ait özellikler örtülmektedir.

Merak ile hayatın anlamını sorgulamak, aidiyetini ve mensubiyetini anlamak içindir. Bu ise mana kapılarının tefekkürle açılmasını, anlam yolculuğunun başlamasını istemektedir. Hayata getirilmenin manasını anlama gayreti; zihinlerde mananın hayatlanmasını, aidiyetin anlaşılmasını tevlid etmektedir.

Merak etmek; aramayı, aramak soru sormayı, soru sormak düşünmeyi iktiza etmektedir. Merak duygusu yoksa hakiki bir tanıma gerçekleşmeyeceği gibi hakikate (esmaya) vuslat da tahakkuk etmeyecektir.

Merak duygusunu kaybetmiş veya gereksiz şeyler ile merak hissi meşgul edilmiş kişiler hakikati hakiki adreslerinde bulmak için ciddi bir gayret göstermeyecektir. Merak duygusu olmadan marifet, marifete varmadan muhabbet husule gelmeyecektir. Muhabbetullah hakikatine vasıl olmadan insanlarda Rahman’ı razı etme adına herhangi bir gayret görülmeyecektir.

Elhasıl; neyi merak ediyorsanız onu soruyor, neyi arıyorsanız onu buluyor, nereye doğru yürüyorsanız oraya varıyorsunuz. Merak etmeden sorulmaz, sormadan anlaşılmaz, aramadan bulunmaz, yürümeden varılmaz. Bilmek için sormak, bulmak için aramak, varmak için yürümek gerekmektedir...

Yorum Yap
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
Yorumlar (6)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.