Anayasa Mahkemesi, Kamu Görevlileri Etik Kurulu Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’da yer alan “etik davranış ilkelerine aykırı işlem veya eylemi olduğunu tespit edilen kamu görevlisi hakkındaki kararın Başbakanlık tarafından, Kurul kararı olarak Resmi Gazete aracılığıyla kamuoyuna duyurulmasına” yönelik hükmü iptal etti.
Danıştay 5. Dairesi, 5176 sayılı Kamu Görevlileri Etik Kurulu Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 5. maddesinin 3. fıkrasının, kişilik haklarının ihlaline neden olduğu gerekçesiyle iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.
Başvuruyu esastan inceleyen Yüksek Mahkeme kararında Anayasa’nın 38. maddesinin 4. fıkrasında yer alan “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz” hükmünü anımsatıldı.
Ayrıca kararda Anayasa’nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “…Kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz” ifadesi de hatırlatılarak, “bireyin başkalarının ya da kendisinin gözünde küçük düşüren, insan haysiyetiyle bağdaşmayan veya onur kırıcı ceza ya da muameleye tabi tutulamayacağı öngörülmüş ve Anayasa Mahkemesi kararlarında, insan haysiyeti kavramı da insanın hangi durum ve şartlar altında bulunursa bulunsun sırf insan oluşunun kazandırdığı değerin tanınması ve sayılması olarak ifade edilmiştir” denildi.
Kararda, “idari yargı denetimine açık olan eylemlerin yargısal kesinlik kazanmadan Resmi Gazete ile kamuoyuna duyurulmasının ilgilinin herkese teşhiri anlamına geleceğinin” altı çizildi.
İptali istenen söz konusu hükmün “insan onuru ile kişinin maddi ve manevi varlığının önemli ölçüde zedelenmesine” yol açacağı ifade edilen kararda, Kamu Görevlileri Etik Kurulu kararının idari yargı tarafından iptal edilmesi halinde iptal kararı Resmi Gazete’de yayımlansa bile daha önceki yayım nedeniyle onuru zedelenen ve toplum önünde teşhir edilen kişilerin, uğradıkları manevi zararlarını tümüyle gidermeyeceği belirtildi. Hukuk devletinin de tanımının yapıldığı kararda şöyle denildi:
“Kamuda etik kültürünün yerleşmesi için etik ilkeye aykırılık kararları ile bunların denetimi sonucu idari yargı tarafından verilen iptal kararlarının Resmi Gazete’de yayımlanmasının suç niteliği taşımayan bir konuda kişinin teşhirine, dolayısıyla toplum içindeki konumunun, maddi ve manevi varlığının ağır bir şekilde etkilenmesine yol açması, kişi özgürlüğü ile kamu gücünün kullanılması arasındaki hassas dengenin özgürlük aleyhine bozulması demektir. Bu nedenle kural demokratik toplum düzeninin gereklerine ve adalet ilkelerine dolayısıyla hukuk devletine ve kişinin maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkına aykırı bulunmaktadır.”
Aktif Haber