Mehmet Feyzi Efendi vefatının 37'nci yılında anıldı

Kastamonu'nun önemli manevi önderlerinden Mehmet Feyzi Efendi, vefatının 37'nci yıl dönümünde rahmetle anıldı.

Mehmet Feyzi Efendi Anma ve Anlama Programı kapsamında Gümüşlüce Kabristanlığı’nda Türkiye Kamu Çalışanları Vakfı (TÜRKAV) ve Kutlu Bilgi Araştırma ve Dayanışma Derneği tarafından anma programı düzenlendi.

Programda açılış konuşmasını gerçekleştiren TÜRKAV Şube Başkanı Kamil Yaylacı şunları söyledi:

“Mehmet Feyzi Efendi Hazretleri 1912 yılında Kastamonu’da doğmuştur. Mahalle mektebinde başladığı eğitimini Hafız Ömer Aköz Hoca’da hafızlığını tamamlayarak sürdürmüştür. Daha sonra Hafız Tevfik, Hafız Abdurrahman ve Hoca Kâmil Efendi gibi kıymetli âlimlerden İslami ilimler tahsil etmiştir.

Askerlik görevi sebebiyle bulunduğu İstanbul’da ise Hacı Hayrullah Efendi, Hüsrev Hoca ve büyük âlim Abdulhakim Arvasi gibi ilim ehlinin derslerine katılmıştır. Askerlik yıllarında bile boş durmamış, askerlere Kur’an öğretmiş; talim ve tecvid dersleri vermiştir.

Askerlik dönüşünde Kastamonu’da bulunan büyük mütefekkir Said Nursi ile tanışmış ve onun talebeleri arasında yer almıştır. Bu yakınlık sebebiyle Denizli ve Afyon cezaevlerinde mahpus kalmış, ancak her iki davadan da beraat etmiştir. Bu dönemler onun hayatında sabır ve sadakatin en güçlü örneklerinden biri olmuştur.

İlmi derinliği ve manevi olgunluğu ile tanınan Mehmet Feyzi Efendi, talep edenlere ders vermek ve sohbetleriyle insanları Rasûlullah’ın sünneti ve ahlakıyla buluşturmak amacıyla evinin bir odasını dershane olarak kullanmıştır. O, ilme olan düşkünlüğüyle, Kur’an’a olan sevgisiyle ve Rasûlullah’a duyduğu derin sevdayla tanınmıştır.

Mehmet Feyzi Efendi, Allah ve Rasûlü’ne duyulan sevginin gerçek sevgi olduğunu ifade etmiş ve bu sevginin en önemli şartının da itaat olduğunu bildirmiştir. Mehmet Feyzi Efendi gerçek bir âlim vakarına sahipti. İlmin izzetine halel getirmemiş, ihlasın önemini her zaman vurgulamıştır.

Mehmet Feyzi Efendi, Türk milliyetçiliği fikrine de manevi bir derinlik kazandırmıştır. Onun bu husustaki görüşleri şu şekildedir:

‘Milliyetimiz gelişirse İslamiyet gelişir. Dinle millet etle kemik, sırtla karın gibi birbiriyle kaynaşmıştır. Ayırma imkânı yoktur. İslamiyet ruhumuz, milliyetimiz de bedenimizdir. Beden sağlıklı olursa ruhumuz da sağlıklı olur. Ruh ile beden, et ile tırnak gibidir; biri diğerinden ayrılmaz.’”

Kastamonu İstiklal

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.

Nur Talebeleri Haberleri