Hz. Muhammed (aleyhissalâtü vesselâm), yalnızca belirli bir topluma değil; bütün insanlığa, hatta bütün varlıklara rahmet olarak gönderilmiş son peygamberdir. O, çocuklardan yaşlılara, kadınlardan erkeklere, insanlardan hayvanlara kadar her canlıya karşı merhamet, şefkat ve adaletle yaklaşmıştır. Kur’ân-ı Kerîm’de onun insanlara en güzel örnek olduğu şu ayetle bildirilmiştir:
“Andolsun, Allah’ın Resûlünde sizin için güzel bir örnek vardır.” (Ahzâb, 21)
Peygamber Efendimiz (asm), hem sözleriyle hem de yaşayışıyla insanlığa rehber olmuş; özellikle çocuklara karşı sergilediği sevgi, merhamet ve nezaketle bütün zamanlara örnek olmuştur.
Peygamberimizin Çocuklara Verdiği Değer
Resûlullah (asm), çocukları toplumun kıymetli bir emaneti olarak görürdü. Onlara yalnızca sevgi göstermekle kalmaz; aynı zamanda kişiliklerine saygı duyar, fikirlerini önemser ve onları toplumun aktif bir parçası olarak kabul ederdi.
Bir çocuk gördüğünde onun başını okşar, kucağına alır, sever ve öperdi. Çocuklara selam verir, hâl ve hatırlarını sorar, bazen onları bineğine alarak sevindirirdi. Onlarla konuşurken seviyelerine iner, çömelerek göz hizasında iletişim kurardı. Bu davranış, çocuk psikolojisini ne kadar iyi anladığını göstermektedir.
Nitekim şöyle buyurmuştur:
“Kimin çocuğu varsa onunla çocuklaşsın.”
Bu hadis, çocuk terbiyesinde sevgi temelli yaklaşımın önemini açıkça ortaya koymaktadır.
Merhamet ve Şefkatin En Güzel Örneği
Peygamber Efendimiz’in çocuklara yaklaşımında sertlik, azarlama ve küçümseme yoktu. Onun terbiyesi sevgiyle, sabırla ve anlayışla şekillenirdi.
Hz. Enes bin Mâlik (ra), Resûlullah’a on yıl hizmet etmiş ve şöyle demiştir:
“Allah Resûlü’ne on yıl hizmet ettim. Bana bir kere bile ‘öf’ demedi. Yaptığım bir iş için ‘Niçin böyle yaptın?’ demedi.”
Bu ifade, Efendimizin çocuk eğitiminde nasıl bir nezaket ve sabır örneği olduğunu göstermektedir.
Çocukların üzüntülerine de kayıtsız kalmazdı. Küçük yaşta bir çocuğun çok sevdiği kuşu ölünce onu teselli etmek için evine gitmiş, onunla ilgilenmiş ve gönlünü almıştır. Bu olay, çocukların dünyasına verilen değerin en güzel örneklerinden biridir.
Kız Çocuklarına Verdiği Değer
Cahiliye döneminde kız çocukları hor görülürken, Peygamber Efendimiz bu anlayışı kökten değiştirmiştir. Kızı Hz. Fâtıma (ra) yanına geldiğinde ayağa kalkar, onu öper ve kendi yerine oturturdu.
Bir yolculuğa çıkarken önce onu ziyaret eder, dönüşte yine ilk olarak ona uğrardı. Bu davranış, kız çocuklarının değersiz görüldüğü bir toplumda büyük bir inkılâp niteliğindeydi.
Bu tutumuyla ümmete şu mesajı vermiştir: Kız evlat bir yük değil, rahmettir.
Namazda Bile Çocukları Düşünmesi
Peygamber Efendimiz (asm), ibadet esnasında bile çocukların durumunu dikkate alırdı. Cemaatle namaz kıldırırken bir çocuğun ağladığını duyduğunda, annesi sıkıntı yaşamasın diye namazı kısa tutardı.
Bu davranış, ibadet ile merhametin nasıl birleştiğini gösteren son derece önemli bir sünnettir.
Güzel İsim ve Güzel Hitap
Resûlullah (asm), çocuklara güzel isim verilmesini tavsiye etmiş ve şöyle buyurmuştur:
“Çocuklarınıza güzel isimler koyunuz.”
Ayrıca çocuklara hoşlarına gidecek lakaplarla hitap eder, onları sevindirirdi. İsmi uygun olmayanların isimlerini değiştirir; onlara sevgi dolu ifadelerle seslenirdi. Çünkü güzel hitap, çocuğun şahsiyet gelişiminde önemli bir yer tutmaktadır.
Eğitimde Sevgi ve Sabır Esası
Peygamber Efendimiz’in eğitim anlayışında korku değil güven, baskı değil sevgi hâkimdi. Çocukları azarlamak yerine onları anlamaya çalışır, hata yaptıklarında kırmadan düzeltirdi.
Hz. Ömer’in oğlu Abdullah ile yaşanan deve hadisesi bunun güzel bir örneğidir. Sürekli azarlanan küçük Abdullah’ı üzülmekten kurtarmak için deveyi satın almış ve ona hediye etmiştir.
Bu olay, çocuk terbiyesinde gönül kazanmanın ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.
Sonuç
Hz. Muhammed (asm), çocuklara yalnızca sevgi gösteren bir büyüğün ötesinde; onların dünyasını anlayan, kalplerine dokunan ve kişiliklerine değer veren eşsiz bir eğitim rehberidir.
O;
- çocukları severdi,
- onlarla şakalaşırdı,
- onların üzüntüsüne ortak olurdu,
- kız çocuklarını yüceltirdi,
- merhameti esas alırdı,
- sevgiyi terbiye yöntemi hâline getirirdi.
Bu sebeple o, yalnızca ümmetin değil; aynı zamanda bütün zamanların çocuklarının da peygamberidir.
Bugün anne babalar, eğitimciler ve toplum olarak çocuklara yaklaşımımızda onun sünnetini örnek almalıyız. Çünkü çocuk terbiyesinde en güçlü yöntem; sevgi, şefkat, sabır ve güzel ahlâktır.
Kaynakça
- Kur’ân-ı Kerîm, Ahzâb Suresi, 21. Ayet
- Kur’ân-ı Kerîm, Kehf Suresi, 110. Ayet
- Kur’ân-ı Kerîm, Fussilet Suresi, 6. Ayet
- Muvatta, Hüsnü’l-Hulk, 8
- Müsned, II, 381
- İbn Mıhled, Ahbâru’s-Sığar, s. 135