Bediüzzaman Said Nursi'nin Mektubat isimli risalesindeki 29. Mektupta, “Dokuzuncu Kısım” başlığı altında yer alan Telvihat-ı Tis'a (Tasavvuf Risalesi) çerçevesinde hazırlanan kitap, biyografi.net yayınları arasında çıktı
Yazar Mehmet Ali Erdem, kitabı yazma amacının yanlış anlamaların önüne geçmek olduğuna dikkat çekiyor:
"Risale-i Nur Cemaatlerinin ve tasavvuf halkası içinde yer alanların arasındaki ilişkinin en esaslı belirleyicisi, hatta boğazlarda düğüm, gönüllerde perde olarak duran Said Nursî’nin tam olarak anlamlandırılmadığını düşündüğüm “Zamanımız tarikat zamanı değil hakikat zamanıdır” sözüdür.
Bu sözde özne “zaman”dır ve sözün söylendiği zamanı esas almaktadır. Yoksa tarikata bir karşıtlığı ifade etmemektedir.
Ancak başkaca bir söz ve değerlendirmeye gerek görülmemiş ve bu yüzden Nur talebeleri tarikata ve mensuplarına; tasavvuf yolundakiler de Said Nursî’ye ve Nur talebelerine mesafeli durmuştur. Hatta bazen birbirlerine tedavi edilmesi gereken manevi hastalar, bazen de çıkmaz bir yolun iflah olmaz yolcuları gibi baktıkları/bakanlar olmuştur.
"Oysa onun Tasavvuf Risalesi, tasavvufun yol haritası sayılabilecek kapsam ve sadelikte el kitabı niteliğindedir. O tarikatın hakikatine bir şey demiyor "tarikatta durma hakikate gel" diyor ki geniş manasıyla tarikat da aynı şeyi söylemektedir."
Dokuz bölümden oluşan kitap internet üzerinden de satışa sunuldu.