İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nce büyük salonda yapılan duruşmaya sanıklar katılmadı. Duruşmada yabancı ve Türk mağdurlar ile müştekiler Mavi Marmara saldırısının olduğu geceyi adeta bir kez daha yaşadı. İngiltere ve Makedonya’dan gemiye katılan bazı aktivistler olay gecesine ilişkin detayları anlattı. Mağdurlardan Fatıma Muratibi, “04.00 gibi başlayan saldırı 07.00 sularında bitti. Saldırı sırasında gemide sürekli anons yapılarak, ‘Gemide silah yok, bize şiddet uygulamayın, sadece yardım amacıyla Gazze’ye gidiyoruz’ şeklinde hem Türkçe hem İngilizce mesaj veriliyordu. İsrail askerleri de bunu duyuyordu. Üstümüz arandı ve ellerimize kelepçeler takıldı. Gemide cesetlerin olması ve limana kadar bu şekilde gitmemiz, bizim için psikolojik bir eziyetti.” diye konuştu. Duruşmada dinlenilen mağdur gazeteci Hasan Ghani de canlı yayın yaptığı sırada bir cesedin taşındığını gördüğünü belirterek, şöyle konuştu: “Bu cesedin Cevdet Kılıçlar olduğunu fark ettim. Daha sonra güverteye koştum, helikopterden inen askerleri gördüm. Canlı yayından sesimi duyurmaya çalıştım. Medyanın çalışmasını engellemeye kalktılar. Amaçları delilleri karartmaktı. Birçok savaşta görev yaptım. Gazetecilerin görev yapma hakkı var. Mesleğim gereği bilirim ki, her zaman suçlu olan taraf önce gazetecilere saldırır ve onların görev yapmasını engeller.”
Davanın öğleden sonraki celsesinde mağdurlardan emekli asker Mustafa Tuna da olay anında gemide bulunduğunu kaydederek, “Askerlerin elinde 5 çeşit silah vardı. Bunlardan biri plastik mermi atar, diğerleri gerçek mermi ile kullanılan silahlardı. Birçok arkadaşımızı darp ettiler. Ayrıca bize askerler sürekli olarak, ‘Tayyip (Başbakan Recep Tayyip Erdoğan) gelsin sizi kurtarsın, one minute’ diyorlardı, herhalde bu deyim ağırlarına gitmiş.” ifadelerini kullandı. Duruşma, 9 Kasım’a ertelendi.
CİHAN