Ülkemizde pamuk hasadında makine kullanımının artmasıyla birlikte, makine kullanımına paralel olarak hasada yardımcı kimyasal uygulamalarda da önemli miktarlara ulaşıldığını belirten Öztürk, “Pamuk hasadında yardımcı kimyasallarının doğru bir şekilde kullanılarak tarlanın hasada hazırlanması çok önemli. Hasada yardımcı kimyasallar uygulama zamanı, uygulama başarısı, makine performansı ile birlikte doğrudan verim ve lif kalitesi üzerine etki yapıyor. Bu kimyasalların uygulanmasında yapılacak hatalar verimi ve özellikle kaliteyi azaltıyor. Bu kimyasalların doğru kullanımı ürün kalitesini ve hasat başarısını artırıyor.” şeklinde konuştu.
Pamuk hasadında özellikle yaprak döktürücülerin etkisinin uygulama dozuna ve uygulama zamanına göre değişiklik gösterdiğini belirten Nazilli Pamuk Araştırma İstasyonu Müdürü Sadettin Öztürk, “Hava koşulları defoliantın etkinliğini belirleyen en önemli etken. Döktürücünün etkisi, sıcaklık ve gün ışığı ile artıyor. Buna karşılık düşük ısı ve bulutlu hava koşullarında azalıyor. Yüksek oransal nem, düşük buharlaşma ve terleme kimyasalın yapraklardan alınımının daha iyi olmasını sağlıyor. Sıcaklık ve nem durumu, yaprak kütikulası, vejetatif büyüme, meyve yükü ve olgunluğu etkiliyor. Uygulama sonrası yağış, mevsimsel yağışlar, nisbi nem ve sıcaklık hasat yardımcısı kimyasalın performansını etkileyen en önemli faktör. Yaprakların solgun olması yaprakta sertleşmeye ve absorbsiyonun gecikmesine neden oluyor. Bu nedenle son sulama uygulaması önem kazanıyor. Uygulama zamanındaki yüksek nisbi nem, kimyasalın uzun süre yaprak üzerinde kalmasına neden oluyor ve alımı kolaylaştırıyor. Düşük nem ise uygulama esnasında yaprak üzerine püskürtülen kimyasalın hızla kurumasına ve alımın azalmasına neden oluyor. Bu nedenle uygulamaların günün serin saatlerinde yapılması kimyasalın etkinliğini artırıyor.” dedi.
Kimyasalların uygulama dozu ve uygulama zamanıyla ilgili de bilgi veren Öztürk, “Kimyasalların uygulama dozlarının belirlenmesinde uygulama günü ve uygulamayı takip eden 4 günlük ortalama sıcaklık tahminleri göz önünde tutulmalıdır. Unutulmamalıdır ki, yüksek dozda defoliant uygulaması kurutucu etkisi yaparak, elyafdaki yabancı madde miktarının artmasına neden olur. Bu da kalite ve girdi kayıplarına neden olur.
Uygulama Zamanı da hasat yardımcı kimyasalın uygulama zamanında en yaygın kullanılan teknikler, açma oranı, keskin bıçak yöntemi ve çatlamış koza yöntemleridir. Açan koza oranı yüzde 60 ve üzerinde ise defoliant uygulaması yapılır. Çatlamış kozaların üzerindeki boğum sayısı yöntemi ise bitki üzerinde birinci pozisyondaki en üstteki çatlamış koza ile yine birinci pozisyondaki en üstteki hasat edilebilir koza arasındaki boğum sayısı sayısını saptanması ile belirlenir. Keskin bıçak tekniği de çok yaygın olarak kullanılan, aynı zamanda pratik bir yöntemdir. Uygulama öncesi en üstteki hedef koza belirlenir. Belirlenen bu kozalar keskin bir bıçak yardımıyla karpellere dikey olarak kesilir. Kesme esnasında olgun olmayan kozalarda kesim oldukça kolay olurken hasat olgunluğuna gelmiş kozalarda, tohum kabuğunun sertleşmesi dolayısıyla kesim zorlaşmaktadır. Hedef kozaların bu yapıya ulaştığı saptandığında defoliat uygulama kararı verilir. Hasat koşulları lif kalitesi üzerine etki eden en önemli etkenlerden biridir. Hasat, pamuk nemi yüzde 12 veya altındaki nemlerde olduğunda yapılmalıdır. Yağış sonrası kütlüler henüz kurumadan, hava nisbi neminin % 80’in üzerinde olduğu zamanlarda, gece çiğ düştükten sonra veya sabah henüz çiğ kalkmadan kütlüler asla hasat edilmemelidir.” diye konuştu.
Cihan