Mahkeme, ihsas-ı reyde bulunuyor

AK Parti hükümeti ve millete karşı komplo belgesinde imzası olan Kurmay Albay Dursun Çiçek'in tahliye gerekçesinin ayrıntıları ortaya çıktı.

İstanbul Nöbetçi 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, ıslak imzalı orijinal nüsha olan 'İrtica ile Mücadele Eylem Planı'nı da delil olarak kabul etmediği belirlendi. Belgenin orijinalindeki imzanın Çiçek'e ait olduğu, Türkiye'nin en üst resmi bilirkişi kurumu olan Adli Tıp Kurumu'nca tespit edilmişti. Bunun üzerine Çiçek, 'hükümeti cebir ve şiddet kullanarak ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek' ve 'silahlı terör örgütü üyesi olmak' suçlarından tutuklandı. Ancak mahkeme, bu kez de ıslak imzalı belgeyi delil olarak görmedi. Savcıların 'ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası' gerektiren suça ilişkin soruşturduğu Çiçek, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) yeni atadığı hakimlerce 'beraat kararı' gibi gerekçeyle tahliye verdi. Bu durum da soruşturmanın bundan sonraki aşamalarını sekteye uğratma tehlikesi içeriyor.

FOTOKOPİ BELGEDEN 18 SAAT YATMIŞTI

12 Haziran 2009'da Taraf gazetesinde yayınlanan 'İrtica ile mücadele eylem Planı' belgesinin fotokopisi Ergenekon şüphelilerinden avukat Serdar Öztürk'ün ofisinde ele geçirildiği iddia edildi. Öztürk, iddia edilen fotokopisinin belgesinin ofisinde bulunması nedeniyle tutuklandı. İkinci Ergenekon davası sanığı Levent Göktaş'ın avukatı olan Öztürk, İstanbul Nöbetçi 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tutuklandı ve hâlâ cezaevinde. Ancak bu belgenin orijinalinde ıslak imzası olduğu tespit edilen Kurmay Albay Dursun Çiçek, iki kez tutuklanıp serbest kaldı. Çiçek'in ilk tahliyesinde mahkeme, fotokopi belgenin tutuklama için delil sayılamayacağını gerekçe göstermişti.

MAHKEME, DELİLLERİ YETERLİ GÖRMÜYOR

Yaklaşık 4,5 ay sonra belgenin orijinalindeki imza Adli Tıp Kurumu'nca 'Dursun Çiçek'in elinin ürünü' şeklinde tespit edildi. Çiçek, 'hükümeti cebir ve şiddet kullanarak ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek' ve 'silahlı terör örgütü üyesi olmak' suçlarından tutuklandı. Çiçek'in avukatının itirazı üzerine dosya İstanbul Nöbetçi 9. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti önüne geldi. Nöbetçi 9. Ağır Ceza Mahkemesi,nin bu kez belgenin aslına da itibar etmediği ortaya çıktı. Daha önce Çiçek'in 'kaçma, delilleri karartma şüphesinin olmadığı ve sabit ikametgahı bulunduğu gerekçesiyle tahliye edildiği gündeme gelmişti. Milliyet Gazetesi'nde dün yayınlanan İstanbul Nöbetçi 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin tahliye kararında bunlara ek olarak 'üzerine atılı suçların kanuni tanımında yer alan unsurlarının bulunmadığı ve kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunmadığı' gerekçelerinin de yer aldığı görüldü.

KARAR ESASTAN VERİLMİŞ

Nöbetçi mahkeme, daha iddianame hazırlanıp dosya 'asıl mahkeme' önüne gelmeden delilleri geçersiz sayma çabasına girdi. Adli Tıp'ın verdiği raporu hiçe saydı. 'Darbe teşebbüsü' gibi 'ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası' istenen bir suç işlediği iddia edilen şüpheliyi serbest bıraktı. Zekeriya Öz ile birlikte Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılar daha iddianamelerini tamamlamadığı bir sırada bu soruşturma 'takipsizlikle sonuçlansın' anlamına gelen bir karar. Dolayısıyla doğrudan soruşturmanın esasını hedef alıyor.

Bu karar Şubat 2009'da Ergenekon davası sanığı emekli Orgeneral Hurşit Tolon hakkında verilen kararı hatırlattı. İstanbul Nöbetçi 12. Ağır Ceza Mahkemesi Hakimi Necat Ede, Tolon'la ilgili dosyada bulunan Ergenekon belgesini delil saymamıştı. Savcılar tahliye kararına itiraz edince yeniden toplanan 12. Ağır Ceza Mahkemesi, hukukçuların da tepkisi üzerine hakimin bu kararını kaldırmıştı. Heyet, soruşturmanın esasını ilgilendiren bir görüş bildirmeden Tolon'un 'hasta ve yaşlı' olduğu gerekçesiyle tutuksuz yargılanmasına karar vermişti.

Tahliye gerekçesinde ciddi sorunlar var

Ahmet Gündel (E. Yargıtay Savcısı): Mahkemenin gösterdiği gerekçeler tatminkar değil. Çiçek'e yönelik ciddi suçlamalar var. Daha önceki yargı uygulamalarına baktığımız zaman bu tür durumda olanlar tutuklanırlar. Yargılamaları da tutuklu davam eder. Tahliye kararında ciddi sorunlar var. Daha küçük suçlamalardan hakkında tutuklama kararı olan pek çok kişi var.

'Emsali olmayan

bir gerekçe'

Kazım Berzeg (AİHM Avukatı): Bu tür suçları işleyen tutukluların adresi belli olduğu için serbest bırakılması gibi bir şey söz konusu değil ve örneği de yok. Çiçek'in tutuklanmasına neden olan eylemler organize işlenen bir suç olduğu için bu kişinin kesinlikle serbest bırakılmaması gerekir. Bu tür bir suç işleyen bir Albay'ın kaçırılması çok daha kolay.


Adli Tıp Kurumu'nun

raporu yok sayılıyor

Hukukçular derneği başkanı Kamil Uğur Yaralı: Delil yetersizliğinden bahsetmek, Adli Tıp'ın raporunu görmemek demektir. Ortada Dursun Çiçek'e ait olduğu kesinleşmiş bir rapor vardır. Ayrıca mahkemenin burada yapmış olduğu değerlendirme esasa girmek olarak kabul edilmelidir. Bu saatten sonra davanın bu mahkemenin önüne gelmesi halinde nasıl karar vereceği bellidir. Tahliye kararı hukuka aykırıdr.

Belge kesin delildir,

karar hukuka aykırı

Boğaziçi Avukatlar Derneği Başkanı Bilal Çalışır: Mahkemenin verdiği tahliye kararı hukuka aykırıdır. Dursun Çiçek, çok ağır bir suçla yargılanmaktadır ve isnat edilen suçu işlemeye başlamadığına ilişkin kesin delil niteliğinde bir belge vardır. Bu durumda başka nasıl bir delil isteniyor? Madem kuvvetli suç şüphesi yoktu, neden ilk başta tutuklama kararı alındı? Bu karar hukuka aykırıdır. Mahkeme ihsas-ı rey beyan etmiştir. Yargı yetkisini aşarak esasa girmiş ve öyle karar vermiştir. Dursun Çiçek, tutuklu yargılanmalıydı.

Genelkurmay'dan

'Karargâh'ta ağırlandı' iddiasına yalanlama

-Genelkurmay Başkanlığı, Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek'in 'ifadeye karargahtan uğurlandığı' yönündeki iddiayı yalanladı. 10 Kasım 2009'da Genelkurmay Başkanlığı'nda düzenlenen öğle yemeğine, kuvvet komutanlarıyla Jandarma Genel Komutanı'nın katıldığını bildirdi. Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinde yer alan bilgi notunda, "10 Kasım'da Genelkurmay Başkanlığı'nda düzenlenen öğle yemeğine kuvvet komutanlarıyla Jandarma Genel Komutanı katılmıştır. Bunun dışında bu öğle yemeğine katılanlara ilişkin yapılan kasıtlı haberler yalandır. Kasıtlı olarak yalan haber yapanlara ilişkin suç duyurusunda bulunulmuştur.'' denildi. ANKARA AA

Bu işin hukukla

bir alakası kalmadı

Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi Başkanı Avukat Taylan Tanay: Artık bu işin hukukla falan alakası kalmadı. Bizim takip ettiğimiz davaların hemen hemen hepsinde bu zamana kadar tutuklama tedbiri uygulana gelmiştir. Bu mahkemelerde yargılanan suçlar zaten ağır nitelikli suçlardır. Biz buna benzer bir kararı Hurşit Tolon'un tahliyesi sürecinde de gördük. O tahliye kararında da esasa ilişkin değerlendirmeler vardı ve adeta bir beraat kararı yazılmıştı. Yargılama sonucunda yapılacak değerlendirmeler ve verilecek karar adeta şimdiden verilmiş oluyor.

Davanın esasına ilişkin önyargılı bir bakış var

Emekli Askeri Hâkim Faik Tarımcıoğlu: Söz konusu karar Türkiye'de hukukun garabetini gösteriyor. Dursun Çiçek'in tahliye edilmesini çok şaşırtıcı bulmamıştım, fakat ortada davanın esasına ilişkin önyargılı bir bakış var. Tahliye kararının ilk üç maddesi usulden görülse de, dördüncü madde hiçbir gerekliliği yokken meselenin esasına giriyor. Mahkeme heyeti, ihsas-ı reyde bulunuyor. Tam olarak önyargılı karar budur. Dosya elinde olmadan, soruşturmanın geneline vâkıf olmadan böyle bir kararı veren hâkimler soru işaretlerine neden olurlar.
Bu karar, hukuk dışıdır

Hukuk ve Adalet Derneği Başkanı Ayhan Gültekin: Tahliye kararı yargıda çok ciddi bir ikilemi ortaya koymuştur. Bu karar hukuk dışıdır. Mahkeme yetkisini aşarak, esasa girerek karar vermiştir. İhsas-ı rey beyan etmiştir. Tahliye kararının arkasında farklı mülahazalar aramak gerekir. Adli Tıp'ın raporundan daha kesin nasıl bir delil olabilir? Bu karar toplumu kaosa sürüklemek için alınmıştır.

Mahkeme başka

nasıl bir delil istiyor?

Hukukçular Birliği Vakfı Başkanı Sinan Kılıçkaya: Burada mahkeme esasa girerek karar vermiştir. Adli Tıp'ın raporu belgenin Çiçek'e ait olduğunu ispat etmişken nasıl delil yetersizliğinden bahsedilebilir? Bunun haricinde hangi belge delil olarak gösterilebilir? Kuvvetli suç şüphesinden bahsetmek için daha ne gibi bir delil gösterilebilir? Bu karar hukuki zeminden yoksundur.
Zaman

Güncel Haberleri