Libya'daki savaşın yaraları Türkiye'de sarılıyor

Son dönemde kriz bölgelerine düzenlediği insanî yardım operasyonları ile dünyanın takdirini kazanan Ankara, iç karışıklıkların yaşandığı Libya'dan 321 yaralıyı tedavi için Türkiye'ye getirdi.

11 gün önce Libya'ya tıbbî malzeme götüren Ankara Feribotu, dün öğleden sonra Çeşme'ye ulaştı. Misrata ve Bingazi'den getirilen 470 kişiyi, İçişleri Bakanı Osman Güneş ile Sağlık Bakanı Recep Akdağ karşıladı. İlk müdahaleleri gemideki sağlık ekipleri tarafından yapılan yaralılar, bölgede kurulan sahra hastanelerine taşındı. Limanda Türk bayrakları ile karşılanan yaralıların bir kısmı daha sonra Çeşme, Seferihisar ve Urla'daki hastanelere, durumu ağır olanlar iki helikopterle İzmir'de-ki hastanelere sevk edildi. Biri çocuk 9 yaralı ise askerî kargo uçağı ile Dalaman'a getirildi.

Önemli bir operasyona imza attıklarını belirten Bakan Akdağ, "Türkiye, bugün burada yaptığımız hizmete benzer insanî hizmetler açısından adeta bir numaralı ülke durumuna gelmiştir. Gerek bu işi yapan personelimiz gerekse organizasyon kabiliyeti itibarıyla Türkiye'nin bu rolü dünyada ve Birleşmiş Milletler'de de takdir görmektedir." değerlendirmesini yaptı. Yaralılar da "Bizi Libya'dan kurtaran Türkiye'ye binlerce kez teşekkür ederiz.'' diyerek minnet duygularını ifade etti. Libya'ya insanî yardım çalışmaları çerçevesinde önceki gün de Genelkurmay Başkanlığı'nca tahsis edilen üç uçakla, Sağlık Bakanlığı'ndan bir tam donanımlı hastane, 70 sedye ve 19 kişilik sağlık ekibi ile Kızılay tarafından temin edilen 18 ton ağırlığında ilaç ve tıbbi malzeme gönderildi.

Libya'ya giderken, 200 civarında yaralı getirmesi planlanan Ankara Feribotu, 321 yaralı ile döndü. Refakatçi ve tahliye amaçlı olarak gemiye alınan 158 yolcudan 21'i Türk, 29'u yabancı uyruklu, 108'i ise Libyalı. Yaralılar için Çeşme Limanı'nda, 24'er kişilik yedi sahra hastanesi kuruldu. Ayrıca 169 cankurtaran, 500 sağlık personeli, 500 polis, iki helikopter ve yemek stantları hazır bekletildi. Çalışmaları yerinde denetleyen Sağlık Bakanı Recep Akdağ, hangi yaralının hangi hastaneye yönlendireceğinin önceden belirlendiğini, her bir yaralı ve hasta için hasta kartları oluşturulduğunu anlattı.

Bingazi'de Türk konsolosluğuna çirkin saldırı

Ankara Feribotu ile İzmir'e getirilen Libyalıların, ellerinde Türk bayrakları ile Türkiye'ye sevgi gösterisinde bulunduğu saatlerde, muhaliflerin merkezi Bingazi'de ise tam tersi bir manzara vardı. Türkiye'nin Bingazi Başkonsolosluğu önünde toplanan bir grup Libyalı, Başbakan Erdoğan muhaliflere destek vermediği ve muhaliflerin silahlandırılmasına karşı çıktığı gerekçesiyle protesto gösterisi düzenledi. 17 Şubat Devrimci Gençleri tarafından düzenlenen gösteride yaklaşık bin kişilik grup, Erdoğan'a 'Libya halkının yanında yer alması' çağrısında bulundu. Türkiye'nin, muhaliflerin kurduğu Ulusal Geçiş Konseyi'ni Libya'nın meşru hükümeti olarak tanıması talep edildi. Elleri bıçaklı bazı kişilerse bina girişindeki konsolosluk tabelalarını söktü, kapıları tekmeledi ve konsoloslukta asılı olan Türk bayrağını indirmek istedi. Türkiye'den gelecek hiçbir yardımı kabul etmeyeceklerini söyleyen grup, bayrak indirilmediği takdirde zorla indirileceği tehdidinde de bulundu. Başkonsolos Ali Davutoğlu ise, "Biz bayrağımızı indirmeyiz, onlar da bayrağı indirme cesaretinde bulunamaz." dedi. Davutoğlu'nun muhaliflerce kurulan geçici konsey yetkilileri ile yaptığı görüşmeden sonra bölgeye gelen bazı muhalifler, kalabalığı sağduyulu olmaya çağırdı. Konsolosluktaki Özel Harekat polisleri, muhtemel bir saldırıya karşı alarmda bekliyor. Konsoloslukta, aralarında 8 basın mensubunun da bulunduğu 36 kişi var. Dün Bingazi Limanı'na yanaşan Kızılay'a ait yardım gemisinin yükünü indirmesine izin verilmezken Tobruk ve Derne şehirlerinde de Türkiye karşıtı gösteriler düzenlendiği bildirildi.

Türkiye, Libyalı muhaliflerle diyalog için özel elçi gönderdi

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın mesajını Bingazi'deki muhalefete iletmek üzere eski Libya Büyükelçisi Ömür Şölendil'in özel temsilci olarak Bingazi'ye gönderildiğini söyledi. Erdoğan'ın Libya'daki muhaliflere silah verilmesine karşı çıkmasından bu yana özellikle Bingazi'de Türkiye aleyhinde gösteriler yapılıyor. Bölgeyi yakından tanıyan özel büyükelçi Şölendil'in Bingazi'deki muhalif liderlerle bire bir görüşmesi bekleniyor.

Ortadoğu'da son değişim dalgasıyla sarsılan ülkelerden biri olan Bahreyn'e krizin aşılmasına katkı sunmak üzere giden Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, bu ülkede bulunacak çözümün içerideki Sünni-Şii dengesini ve devletler arası düzeyde Bahreyn-İran-Suudi Arabistan dengesini dikkate alması gerektiğini söyledi. Davutoğlu, küçük bir ülke olmasına rağmen Bahreyn'deki krizin diğer ülkelerden farklı olarak ülke içi bir mesele olmaktan çıkıp devletlerarası bir meseleye dönüşme potansiyeli taşıdığını vurguladı.

Manama yolunda konuşan Davutoğlu, bölgedeki önemli gelişmeler karşısında Türkiye'nin resmî-sivil bütün aktörlerle temas halinde olan ve bu yüzden kimsenin rahatsızlık duymadığı tek ülke olduğunu ifade etti. Türkiye'nin Sünni-Şii, resmî-sivil tüm taraflarla temas halinde olduğunu kaydeden Davutoğlu, taraflar isterse Bahreyn ve İran dışişleri bakanlarını bir araya getirmek için ev sahipliğine hazır olduğunu dile getirdi. Libya'daki krizi değerlendirirken "Sadece Irak'ta bu kadar zorluk yaşadık." diyen Bakan, Türkiye'nin Libya'da çözüm için düşündüğü çerçeveyi de anlattı. Buna göre, öncelikle bir an önce ateşkes sağlanmalı. Bu, bölünmeyi getirecek kalıcı bir ateşkes değil, siyasî değişimi sağlayacak bir ateşkes olmalı. İki, siyasî diyaloğun başlaması. Üç, en kısa zamanda halkın seçtiği bir yönetimin işbaşına gelmesi.

Muhalefetin şu an itibarıyla Kaddafi ailesinden birinin içinde bulunacağı bir çözüme sıcak bakmadığını kaydeden Davutoğlu, Başbakan Erdoğan'ın mesajını Bingazi'deki muhalefete iletmek üzere eski Libya Büyükelçisi Ömür Şölendil'in özel temsilci olarak Bingazi'ye gönderildiğini de haber verdi. Türkiye'nin bölgede artan itibarına karşı bazı güçlerin psikolojik savaş yaptığını hatırlatan Davutoğlu, Misrata'daki yaralıların Türkiye'ye getirilmesi operasyonunda olduğu gibi Türkiye'nin kendi bildiği doğru politikayı sürdürmekte kararlı olduğunu söyledi. Davutoğlu, ayrıca 12 tane F16 ile yapılan savaşın ortasından yaralıları getirme operasyonunun NATO'nun değil, Türkiye'nin ulusal bir operasyonu olduğunu ve Akdeniz'deki bazı güçlere önemli mesajlar içerdiğini kaydetti.

Değişen Ortadoğu'da Türkiye'nin adeta bir önceki dönemdeki başarısının bedelini ödediğini, çünkü Kaddafi'den Esed'e iyi ilişkiler kurduğu tüm tarafların krizler karşısında Türkiye'yi kendi yanında görmek istediğini dile getirdi. Bölgede zeminin sarsıldığını kaydeden Davutoğlu, "Ayakta durmaya çalışıyorsunuz, bu yetmiyor. Bir yandan da düşmeye başlayanların destek talepleri önünüze çıkıyor." dedi.
Zaman

Güncel Haberleri