2011 haccında yenilikler de var. 300 kadın irşat görevlisi, çalışmalarıyla yüz ağartıyor. Bir güzel haber daha: Türkiye ve Arabistan, Ramazan Bayramı'nda olduğu gibi bu yıl da kurban sevincini aynı gün yaşayacak.
Dünyanın dört bir yanından milyonlarca hacı adayı, hac vazifesini yerine getirmek üzere kutsal topraklarda. Bu yıl 100 bin Türk hacı adayı bu manevi havayı soluyacak. Türkler açısından bu yılki hac sezonunun bir başka önemi kadın hacı adaylarının sayıca fazla olması. Zira hac ibadetini yerine getirmek için Mekke'ye gelenlerin yüzde 55'i kadın. Kutsal toprakları ziyarette erkekleri sayı olarak geride bırakan kadınlar, hacı adaylarına irşat konusunda da ilk kez görev alıyor. 300 kadın irşat görevlisi, hacı adaylarını bilgilendirmenin yanında manevi olarak da destek veriyor. Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Ekrem Keleş, "Artık hanımlar eskiden olduğu gibi yemek yapsın, çamaşır yıkasın diye hacca getirilmiyor. Bu yıl kurduğumuz irşat ekiplerinde kafilelerde hanım görevli uygulaması yüz ağartıcı bir hizmet oldu. Haccın adabını anlattılar, dinamik bir irşat gerçekleşti. Türkiye'den itibaren her aşamada yardımcı oldular." diyor.
Keleş ayrıca bu yıl Kurban Bayramı'nı Türkiye ile Suudi Arabistan'ın aynı gün kutlayacağını açıklıyor.
Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Ekrem Keleş, Mekke'de bulunan gazetecilere yönelik bilgilendirme toplantısı yaptı. Diyanet'in hac organizasyonu binasında düzenlenen toplantıda konuşan Keleş, özel derslerle 80 bin hacı adayına dini eğitim verildiğini, görevlilerin de hizmet içi eğitimlerinin uzman irşat ekibi tarafından yapıldığını aktardı. Keleş, sağlık hizmetlerinin en iyi şekilde devam ettiğini, 14 poliklinik, 1 diş polikliniği, 42'şer erkek ve kadın yataklı servis, 18 acil ve 8 müşahede odasının Türk hacı adayları kadar diğer milletlerin hacı adaylarına da hizmet verdiğini anlattı. Keleş, hacılara giderken yük olmaması için kargo hizmetlerini de titizlikle yürüttüklerini, her biri 23 ton hurma ve hediyelik eşya taşıyan 45 TIR'ın Türkiye'ye ulaştığını, 5-6 TIR'ın da yolda olduğunu dile getirdi. Keleş, bu yıl şimdiye kadar 21 Türk hacı adayının çeşitli nedenlerle hayatını kaybettiğini, Van depreminde hayatını kaybedenlerin de acılarını artırdığını sözlerine ekledi.
Türkiye'den kutsal topraklara gelen hacı adaylarının yaş ortalamasının her yıl biraz daha düştüğünü ifade eden Ekrem Keleş, 2011 yılındaki yaş ortalamasının 54-55 olduğunu söyledi. Kadın hacı adayları için de değerlendirmede bulunan Keleş, "Artık hacı adayları eşlerini ütü yapıp çamaşır yıkaması için yanlarında getirmiyor. Çünkü kaliteli yemek, konaklama ve sağlık hizmeti veriliyor." diye konuştu.
GAZETECİLER MESCİD-İ HARAM ZİYARETİNDE
Hac vazifesiyle ilgili görev yapacak gazetecilerden oluşan kafile kutsal topraklara ulaştı. Çeşitli basın yayın kuruluşlarından 32 gazeteci, televizyon muhabiri, kameraman ve radyocu da İstanbul Havalimanı'nda ihrama girdikten sonra kutsal topraklarda ilk iş olarak Mescid-i Haram'ı ziyaret etti. Diyanet İşleri Başkanlığı yetkililerinin eşlik ettiği gazeteciler, temettü haccına niyet ettiğinden umre faaliyetini gerçekleştirdi. Kabe'yi tavaf eden gazeteciler, daha sonra Safa Tepesi ile Merve arasında say vazifesini yerine getirdi. Gazeteciler dualar, tavaf, tavaf namazı, say vazifesinin ardından ihramdan çıktı.
Allah'ın evine geldim, daha ne isteyeyim?
Türkiye'nin en yaşlı hacı adayı olan 109 yaşındaki Leyla Özlahlan, ilerlemiş yaşına rağmen kutsal topraklarda ibadetini aksatmadan yerine getirmeye çalışıyor. Beraberindeki 78 yaşındaki oğluyla geldiği kutsal topraklarda tavaf yapıp dua ve ibadetlerde kendisinden çok daha genç olan kafilesindeki arkadaşlarından geri kalmamaya çalışan Leyla nine, umresini tamamlayıp zaman zaman Mescid-i Haram'a gelerek dua ediyor. Leyla nine, "Allah'ın evine geldim daha ne isteyeyim, çok mutluyum.'' diyor.
Zaman