13. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu'nun gala programında konuşan Münir Turan, Allah’ın lütfuyla bir buçuk yıldır Suriye’de Risale-i Nur’un tanıtılması için çalıştığını söyledi.
Üstad Said Nursî’nin Şam’daki Emevi Camii’ni ziyaretinde açıkladığı hususların üzerinde durulması gereken önemli konular olduğuna dikkat çeken Turan, insanların özellikle de gençlerin ebedi hayatını kurtarmak için acil bir şekilde onlara ulaşılması gerektiğini vurguladı.
ÇOK ÖNEMLİ İKİ HASTALIĞI, ÇOK DEHŞETLİ İKİ HÂLİ AÇIKLIYOR
Münir Turan, şöyle konuştu:
"İslam ümmetini Orta Çağ’ın eşiğinde bırakan altı hastalığı açıkladı. Hutbe-i Şamiye’de bu altı hastalığı ve tedavilerini anlattı. Fakat bu önemli hutbeyi, bu dersi 40 yıl sonra Türkçeye çevirdiğinde ona bazı giriş bölümleri ekledi. Genellikle sonradan yazılan kısım bir ek olur; giriş olmaz. Ama Üstad buna bir giriş yazdı.
Çünkü kırk yıl sonra eklediği bu önemli ders, çok önemli iki hastalığı, çok dehşetli iki hâli açıklıyor. Bunlar, kırk yıl önce saydıklarının hepsinden daha yıkıcı olabilir.
İSLAM ÜMMETİNİ, BÜTÜN İNSANLIĞI ETKİLEYEN AĞIR BİR HASTALIK
Birinci dehşetli hâl, dünya hayatını ahirete tercih etmektir. Bu, İslam ümmetini, hatta bütün insanlığı etkileyen ağır bir hastalıktır. İnsanın mutluluğunu yalnız dünyada araması; imanı, farzları ve Kur’an’a uymayı bırakarak mutlu olacağını sanmasıdır. İşte birinci dehşetli hâl budur. Üstad bunun tedavisini bütün risalelerinde açıkladı. Özellikle İman ve Küfür Muvazeneleri kitabında topladı. İnsanın dünya hayatında da gerçek mutluluğa ancak imanla, Allah’a itaatle ve Allah Resulü’nün sünnetine uymakla ulaşabileceğini açıklıyor.
KÜFÜR, SAPKINLIK VE İNKÂR FEN VE TABİAT BİLİMLERİNDEN GELİYOR
İkinci dehşetli hâl ise şudur: Geçmişte, iki üç asır önce küfür ve sapkınlık cehaletten kaynaklanıyordu. Oysa bu çağda küfür, sapkınlık ve inkâr, fenlerden ve tabiat bilimlerinden gelebiliyor. Öyleyse iman hakikatini bütün akılları ikna eden, gözlemlenebilir delillerle göstermek tedavinin kendisidir. Üstad bütün iman esaslarını aklı ikna eden böyle delillerle açıkladı. Bu meseleleri özet olarak Asâ-yı Musa mecmuasında topladı.
Çok önemli meselelerden oluşan bu iki eserin okunmasına ve bütün gençlere ulaştırılmasına kardeşlerimin önem vermesini tavsiye ediyorum. Bu iki yönün küçük bir örneği de Gençlik Rehberi’dir. İki yönü de çok güçlü bir tedaviyle açıklıyor. Allah’tan, bu mübarek buluşmayı Risale-i Nur’un yayılmasına ve bu Kur’anî ilaçların ulaştırılmasına vesile kılmasını diliyoruz.
KUR’ANÎ İLAÇ OLAN RİSALE-İ NUR'U ADETA AMBULANSLA GENÇLERE ULAŞTIRMALIYIZ
Bunlara yalnızca faydalı ilaçlar demiyorum; zorunlu, acil yardım ilaçları diyorum. Bunları bütün gençlere ulaştırmak görevimizdir. Tıpkı acil yardımın bir istisna oluşturması gibi. Biliyorsunuz, araçlar kırmızı ışıkta durmak zorundadır. Oysa ambulans geçer; durmaz. Telefonlarda yayılan sorulara ve şüphelere maruz kalan gençlerimize de bu anlamları ulaştırmalıyız. Onları Allah’a itaatten uzaklaştıran arzulara karşı bu eserleri ulaştırmalıyız. Bu Kur’anî ilaçları bütün gençlerimize ulaştırmak, bizim için bir acil yardım görevidir.