Küçük insanların büyük dünyası

Eyüp OTMAN

Filipinler gezi gözlemlerim

Küçük insanların büyük dünyası,
Kahraman kardeşlerin bitmez rü’yâsı.
Hayâl olup kalmamış beyinlerinde,
Kurşun olup saplanmış gönüllerinde.
 
Küllenmiş bir ateş, alev alınca!
Îmân kalbe girip pür-nûr olunca!
Dertlerine deva Nuru bulunca!
Geceler gündüze birden kalbolur.
 
Kederler içinde; ondan bîhaber!
Bilmiş!.. İmansızlık en büyük keder!
Ma’kûs talihine, artık bir dur der!
Sımsıkı sarılır Nura insanlar.
 
Adalar bağışlanır, ev bağışlanır,
Oralarda hemen hizmet başlanır,
Okuma programı ile taçlanır,
Yedi bin Adaya fenerdir Nurlar.
 
Hepsi çok kibar, gayet centilmen,
Hedefi göster, sonra; seyret sen;
Biliyor bunları sanki ezelden,
Osmanlı torunu; Teb’adır bunlar.
 
Hepsi mutlu!.. Şikâyet yok hilkatten,
Azla doyan, az uyuyan milletten,
Çalışırlar; hedef koysan hakikaten,
Hile bilmez fıtratları; saf diyor.
 
Üstadımın himmeti; burda çok ayan-beyan,
Çalışır Nur Kardeşler; zaman olmasın ziyân,
Kimsenin yok kalbinde; Rabbine karşı isyân,
Kaderine inanmış; kederdîde insanlar.
 
Bakarsın; Karı-Koca; ikisi de Hizmette,
Bize, beraber olmak; biliriz ki Cennette,
Çok kırmızı Kurbanlar, birikiyor servette,
Halleriyle çok zengin; mütevâzı’ insanlar.
 
Mesken dedikleri şey; derme-çatma binalar,
Bina derdinde değil, bu mübârek insanlar,
Yeter ki sen bir anlat, biraz belki geç anlar,
Anlayınca fedaî oluveren insanlar.
 
Tecessüs eylemeden, teslim olmuşlar Nur’a,
Nurlanınca gönüller, kavuşmuşlar sürûra,
Yüzlerinde okunan o ebedî huzura;
Kavuşmuşlar Hamdolsun, bu bahtiyar insanlar.
 
Bu devâsâ hizmeti, anlatmak elbet kolay,
Gelin de bir görün ki; burada asıl olay,
Ket vuramaz hizmete; hiç kimse kolay-kolay,
Şaha kalkan hizmete; burda meftûn insanlar.
 
Yaşamak için yemek; yetiyor insanlara,
Acırlar, yemek için, ayrılan zamanlara,
Pirinç, Tavuk ve Balık, hâkim tüm zamanlara,
Çalışkan, güler yüzlü, hep sağlıklı insanlar.
 
Allah’ın bir ni’meti, cennete misal bize,
Eksilmez hiç yemişler, dallarda dize-dize,
Hepisi ayrı bir tat, şekiller güler yüze,
Düryan!.. Denen meyveden; ikram etmeyin bize!?...
 
Velhasıl böyle geçti, müşâhedâtım budur,
Şevk aldık kardeşlerden, ye’s eylemez sudûr,
Ey nefs-i emmârem, sen ki kahrolup kudur,
Kaçacağın diyar yok!.. İşte son nokta budur.

Yorum Yap
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
Yorumlar (6)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.