Selçuk Kapuci'nun haberi
Serbest kaldıktan sonra GATA'ya yatan eski 1. Ordu Komutanı Çetin Doğan'ın ardından dün de emekli Korgeneral Engin Alan ve Harp Akademileri Komutan Yardımcısı Korgeneral Yurdaer Olcan hastaneye yatışını yaptırdı. 52. Taktik Zırhlı Tümen Komutanı Tümgeneral Abdullah Dalay'ın da GATA'da olduğu öne sürüldü. Emekli Tümgeneral İzzet Ocak, emekli Albay Kubilay Aktaş ve emekli Albay Suat Aytın Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'ne gelerek teslim oldu. Tutuklama kararı yüzlerine okunan Ocak, Aktaş ve Aytın, cezaevine gönderildi. Emekli Albay Ali Tarık A.'nın yurtdışına çıktığı iddia edildi.
'Balyoz' darbe planını hazırlamakla suçlanan eski 1. Ordu Komutanı Çetin Doğan'ın ardından emekli Korgeneral Engin Alan da GATA'ya yattı. Alan'ın 'tansiyon' sorunu yaşadığı ileri sürüldü. 'Balyoz' soruşturması kapsamında haklarında yakalama emri çıkarılan 21 kişi arasında bulunan emekli Korgeneral Engin Alan'ın tahliye edilmesinin ardından tansiyonundaki düzensizlik nedeniyle Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastanesi'ne kaldırıldığı iddia edildi. Tansiyonu kontrol altına alınamayan Alan'ın halen hastanedeki tedavisinin sürdüğü öğrenildi. Alan'ın ne zaman taburcu edileceği bilinmiyor. Daha önce Ergenekon sanıkları Şener Eruygur, Hurşit Tolon ve Levent Ersöz de GATA'ya yatmıştı. Ersöz'ün tedavisi 6 ay sürmüştü. AK Parti'yi devirmeye yönelik olarak hazırlanan 'Balyoz' darbe planının mimarı olmakla suçlanan emekli Orgeneral Çetin Doğan'ın GATA'daki tedavisi uzun zaman alacağa benziyor. Doğan, tahliyesinden bir gün sonra sabah saatlerinde GATA'ya yatırılmıştı. ÇETİN DOĞAN, GATA'DA KALICI Hakkında önceki gün yeniden 'yakalama' kararı çıkan Doğan'ın avukatı Celal Ülgen, müvekkilinin sağlık durumuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Müvekkilinin tedavisinin GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi'nde sürdüğünü anlattı. Doğan'ın sabah saatlerinde EKG'sinin çekildiğini ve incelemelerin devam ettiğini söyledi. Şunları aktardı.
"Rahatsızlığı ciddi. Doktorların verdikleri bilgilere göre cezaevine gitme değil, eve gitme olanağı bile bulunmuyor. Şu andaki asıl rahatsızlık sağ bacağındaki uyuşmanın bir bel fıtığı sonucu olduğu yönünde. Eğer ameliyat olmazsa sakatlık durumu olabilir. Doktorlar çok acil ameliyatını yapmak istiyorlar." Ülgen, yeniden yakalama kararının iptali için 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ne dilekçe verdiklerini söyledi. Ülgen, "Mahkemenin kararlarından rücu etmesini istiyoruz." dedi. Ülgen, "Hakkında yakalama kararı çıkarılan biri ve kendisi hastanede, bu durumda usul nedir?" sorusunu şöyle yanıtladı: "Doktor raporları bunun sonucunu belirleyecektir. Eğer doktorlar bu rahatsızlığın cezaevi koşullarında da tedavi edilebileceği yönünde rapor verirse cezaevine gönderilecek. Yok cezaevi koşulları değil de hastane koşullarında tedavisi gerekli görülürse de burada tedavisine devam edilecek." Hukukçular tepkili: Mahkemenin arama kararını başsavcı iptal edemez -Hukukçular, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin'in 'Balyoz' soruşturmasını yürüten iki savcıyı 'talimatlarına uymadıkları' gerekçesiyle görevden almasının gerçekçi olmadığını anlatıyor. Balyoz soruşturmasında yaşanan hukuksuzluklara dikkat çeken uzmanlar, Adalet Bakanlığı'nı göreve çağırıyor. İşte hukukçuların görüşleri:
AYKUT CENGİZ ENGİN'İN gerekçesi tatmin edici değil Eski İstanbul Barosu Başkanı Doç. Dr. Yücel Sayman: "Aykut Cengiz Engin kamuoyunun yakından takip ettiği böyle ciddi bir soruşturmada görevden alma yapıyorsa ciddi gerekçeleri olmalı. Engin'in, "Talimatlarıma uymadılar." gerekçesi tatmin edici değil. Tam tersine vahim bir gerekçe. Mahkemenin arama kararını başsavcı iptal edemez. Kararı iptal ediyorum diyorsa bundan vahim bir hukuk skandalı olamaz. Bugüne kadar yapılan aramalar ve gözaltılar bu karardan etkilenmez ve süreç durmaz. Aramalarda elde edilen delillerin mahkeme dosyasına sunulması gerekir. Gözaltına alınma varsa onların soruşturmasının yapılmalı. Yeni atanan savcılar mahkemeden farklı bir karar aldırarak toplanan delillerin iadesine karar verebilirler, böylece gözaltıları sona erdirebilirler. Kamuoyunun çok üzerinde durduğun, tartışıldığı bir noktada böyle bir girişim, ve yetkilerin bu şekilde kullanılması soru işaretleri uyandıracaktır. Başsavcı güvenlik güçlerine verdiği bir talimatla 'benim onayım olmadan mahkeme kararını uygulayamazsınız' diyemez."
BAŞSAVCI YARGIYA MÜDAHALE ETTİ
Eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Gündel: "Başsavcı, herhangi bir soruşturmayla ilgili görevlendirme yaptıktan sonra bütün yetki soruşturmayı yürüten savcılara aittir. Bu konuda yapılacak bir görev değişikliği, başsavcının açıkça müdahalesidir. Geçenlerde Aykut Cengiz Engin, polis ve jandarmaya gönderdiği yazıda da kendisinin haberi olmadan operasyon yapılmamasını istemişti. Savcıların yürüttükleri soruşturmayla ilgili başsavcıyı bilgilendirme zorunluluğu olmadığı halde, böyle bir yazı yazması da oldukça ilginçti. HSYK'dan sonra şimdi de Başsavcı Engin'in açık müdahalesini görmüş olduk. Başsavcının bu konuda kanunen bir yetkisi yoktur. Adalet Bakanlığı'nın artık bu meselenin üzerine gitmesi gerekir. Çünkü Balyoz soruşturmasında birçok şey birikti."
SORUŞTURMAYA SET ÇEKİLMEK İSTENİYOR
Doç. Dr. Mustafa Şentop: "Daha önce 'Başsavcı vekilleri, başsavcının haberi olmadan gözaltına almalar yapılmayacak' diye bir yazı vardı. Sanırım ona aykırı hareket ettiler diye müdahale etmiş. Bu tabii bir soruşturmaya müdahale. Savcıların, başsavcıdan izin alarak soruşturma yapmaları gerekmiyor. Öyle bir zorunluluk yok. Savcılar soruşturmayı sürdürür, iddianameyi hazırlar, mahkemeye verir, davasını açar. Başsavcının sadece tevdi, dosyalarını verilmesiyle ilgili idari birtakım yetkileri var. Savcıların üzerinde bir amir değildir başsavcı. Daha önce yazdığı yazı problemliydi. Yine Balyoz'la ilgiliydi. Belli ki Balyoz soruşturmasına set çekilmek isteniyor. Daha vahimi, operasyonu iptal etmeleridir. Müdahaleyi, kimin adına, niçin yaptığını başsavcı açıklamalı. Başlatılmış bir soruşturma, operasyon var. Bunları nasıl durdurabilirsin?"
HUKUK İHLAL EDİLİYOR
Emekli Başsavcı Reşat Petek: "Cumhuriyet Başsavcısı'nın soruşturmayı durdurması mümkün değil. Özel yetkili Cumhuriyet savcılarına yetki verme ve görevlendirme il başsavcısının görevi değildir. HSYK'nın görevidir. Bu durum ceza muhakemesi kanunu 251. maddesinde açıkça ifade ediliyor. Dikkat edilirse Erzurum'daki özel yetkili başsavcıları da oranın başsavcısı değil, HSYK görevden almıştı. Bu nedenle görevden alamaz. 'Aldım' demekle de olmaz oradaki Cumhuriyet savcıları görevini yapar diye düşünüyorum. Görev yeri değişikliği yapıldıysa, yine bu konuda HSYK tarafından görevlendirilen başsavcı vekili tarafından yapılır. Cumhuriyet Başsavcısı'nın bu konuda yetkisi yoktur. Yapılmışsa burada ciddi bir hukuk ihlali vardır."
Zaman