Korkutan 'temiz su' bilançosu

Dünya genelinde 783 milyon kişi temiz suya ulaşamıyor ve her yıl yaklaşık 3,4 milyon kişi suyla ilişkili hastalıklar nedeniyle ölüyor.

Dünya'da su kaynaklarının sınırlılığı ve tüketimin yükselmesi nedeniyle her yıl milyonlarca kişi temiz sudan mahrum yaşamak zorunda kalırken, kullanılabilir suya ulaşamama dolayısıyla her yıl çeşitli hastalıklardan yüzbinlerce hayat yok oluyor.

Dünya Su Günü dolayısıyla, su kaynaklarının durumu ve tüketimi tartışılıyor.

Dünya genelinde halen 783 milyon kişi temiz suya ulaşamazken, her yıl yaklaşık 3,4 milyon kişi susuzluk ve su kirliliğine bağlı nedenlerden dolayı ölüyor. Artan nüfus, su kaynakları üzerinde baskı oluşturuyor.

Yeryüzünün dörtte üçü sularla kaplı olsa da, içilebilir su bunun ancak 0,74'ü. Üstelik her geçen gün su miktarı azalıyor. BM, 22 Mart Dünya Su Günü nedeniyle özel bir internet sitesi oluşturarak, güncel veriler eşliğinde yeryüzünün gelecekte karşı karşıya kalabileceği tehlikeye dikkat çekmeye çalışıyor. Gün boyunca BM yetkilileri de çeşitli açıklamalarda bulunurken ve çok sayıda ülkede, suyun daha verimli kullanılması için etkinlikler yapıldı.

Birleşmiş Milletler Çevre Programı'nın (UNEP) verilerine göre, dünyadaki su miktarı yaklaşık 1,4 milyar kilometreküp. Bunun yüzde 2,5'i yani 35 milyon kilometreküpü tatlı su kaynağı. Tatlı suların yüzde 70'ini Kuzey Kutbu ile Antarktika'daki buzullar ve karla kaplı dağlar, yaklaşık yüzde 30'unu yeraltı suları oluştururken, göller ve nehirlerin payı sadece yüzde 0,3.

-Nüfus artışı baskısı-

Dünya nüfusundaki hızlı artış su kaynakları üzerinde baskı oluşturuyor. BM verilerine göre, 20. yüzyıl boyunca dünya nüfusu üç kat artmasına karşın, su tüketimi altı kat arttı. Projeksiyonlara göre, dünya nüfusu önümüzdeki 40 yılda 2-3 milyar civarında daha artacak ve beslenme biçimleri de değişecek. Gıda ihtiyacı 2030'da yüzde 50, 2050'de yüzde 70 artmış olacak. Buna bağlı olarak su tüketimi de yükselecek. Dünya nüfusunun 2025'e kadar 8 milyara yaklaşması, su kullanımının da gelişmekte olan ülkelerde yüzde 50, gelişmiş ülkelerde yüzde 18 oranında artması öngörülüyor.

Su en fazla tarımda tüketiliyor. Dünyadaki tatlı su tüketiminin yaklaşık yüzde 70'i tarımsal faaliyetlere ayrılıyor. Hızlı büyüyen ekonomilerde bu oran yüzde 90'a kadar çıkabiliyor. Tarımın ardından en fazla tüketim sanayide ve hanelerde oluyor.

Bu arada küresel iklim değişikliği de su sıkıntısında önemli bir etken. Dünya Bankası'nın hesaplamalarına göre, 2020-2050 arasında, ortalama küresel sıcaklıkta iki derecelik artışın sonuçlarıyla mücadele edebilmek için 70-100 milyar dolar arasında masraf yapılması gerekecek. Bu masrafın 20 milyar dolarlık bölümünün suyun temini ve taşkın yönetimine ayrılacağı tahmin ediliyor.

-Yüz milyonlar tehdit altında-

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, halen 783 milyon kişi temiz suya erişemiyor. Her yıl çoğu çocuk olmak üzere yaklaşık 3,4 milyon kişi suya bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor.

Gelişmekte olan ülkelerde atık suyun yüzde 90'ı, insan yaşamını, gıda güvenliğini ve temiz suya erişimi tehdit edecek şekilde doğrudan nehirlere, göllere ya da kıyı bölgelerine akıtılıyor. Dünya genelinde kullanılan suyun yüzde 80'inden fazlası da depolanmadan ya da işlemden geçirilmeden tüketiliyor.

-Sınır aşan kaynaklar işbirliği gerektiriyor-

Yerkürede sınır aşan su havzalarının sayısı oldukça fazla. Bu da kaynakların verimli biçimde kullanılması için uluslararası işbirliğini gerekli kılıyor. BM verilerine göre, 148 ülke kendi sınırları içinde bulunan uluslararası su havzalarına sahip ve 21 ülkenin toprakları ise tamamen bu havza hattı boyunca uzanıyor. Dünya üzerindeki 276 sınır aşan nehir havzasından 185'ini iki ülke; 256'sını iki, üç ya da dört ülke; 20'sini beş ya da daha fazla ülke ortak kullanıyor. 18 ülke de tamamen aynı nehir havzasını paylaşıyor. Bunlardan en dikkat çekeni Rusya'nın topraklarında 30 sınır aşan nehir havzası var.

aa

Sağlık Haberleri