Eskiden bir filmi seyretmek için sinemaya girerdik veya VHS kasedini ya da DVD'sini kiralamak için birkaç ay beklerdik. Bir kitap okumak istediğimizde kitapçıya gidip satın alırdık veya bir kütüphaneden sıkı şartlar altında kiralardık.
Bir grup veya şarkıcıyı dinlemek için Long Play'ini arar veya son zamanlarda CD'sini alırdık. Bir sanatçı veya yazarın ürettiği şey için para verip satın alır veya daha önce satın almış birinden ödünç alırdık. Yaptığı iş için kim para almak istemez ki?
Sorun, disk veya kaset satın alanların sanatçı yerine bir grup insana para vermesiyle ortaya çıkıyor. Satın almanın veya kiranın bir kısmı yayıncıya gidiyor. Bunun bir bölümü ise reklam şirketine, sevk eden şirkete, albüm veya kitap kapağını tasarlayan kişiye vb. gidiyor. Son olarak ise eski medya iş modelinin tüketiciyi kullandığı ortaya çıkıyor.
Chip