Silah ambargosunu, uçuşa yasak bölge uygulamasını ve sivillerin korunmasını artık ittifak sağlayacak. Operasyonun merkezi Napoli olacak. NATO Genel Sekreteri Rasmussen de pazartesi günü Libya gündemiyle Türkiye'ye kritik bir ziyaret gerçekleştirecek.
NATO, Libya'da Muammer Kaddafi'ye bağlı birliklerin muhaliflere yönelik saldırılarını önlemek amacıyla 19 Mart'ta başlatılan askerî operasyonun komutasını dün ABD'den resmen devraldı. NATO'dan yapılan açıklamada, operasyonun dün sabah TSİ 08.00'de tamamen İttifak komutasına geçtiği bildirildi. Açıklamayı yapan NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, operasyonun uçuşa yasak bölge, silah ambargosunun denetlenmesi ve Kaddafi'ye bağlı güçlerin sivillere saldırılarının önlenmesini kapsadığını söyledi. Rasmussen pazartesi günü de Türkiye'ye kritik bir ziyaret gerçekleştirecek. Rasmussen'in Türkiye temaslarında birinci gündem maddesinin Libya olması bekleniyor.
"Birleşik Koruyucu Operasyon" adı verilen harekat Napoli'deki İttifak Güney Kuvvetleri karargahından yönetilecek. Hava operasyonları Napoli'den Kanadalı Korgeneral Charles Bouchard tarafından komuta edilecek. Toplam 205 askeri uçak ve 21 askeri gemiyle yürütülen operasyona Türkiye'nin 7 savaş uçağı ve 6 gemiyle katılacağı açıklandı. NATO operasyonuna en büyük katkıyı 90 uçak ve 1 gemiyle ABD yapıyor.
Savaş uçakları, İtalya, Fransa ve Yunanistan dahil NATO'nun Akdeniz'deki üslerinde konuşlanacak. Savunma Bakanı Vecdi Gönül, İzmir'deki NATO tesisinin hava kontrol merkezi olduğunun altını çizerek, "Bu tesisler hiçbir zaman üs olarak kullanılmayacak" dedi. Şimdiye dek Fransa ve İngiltere'nin işbirliği ile ABD liderliğindeki uluslararası koalisyondan NATO komutasına geçiş sırasında operasyonlara ara verilmediğini anlatan Bouchard, NATO olarak muhtemel sivil kayıpları engellemek için "çok dikkatli ve katı kurallar altında" görev yapacaklarını ifade etti. Operasyonun İttifak'a devri yönündeki karar, Türkiye, Fransa ve Almanya itirazları sebebiyle günler süren müzakarelerin ardından pazar günü alınmıştı. Kararın ardından da uluslararası koalisyon askeri unsurlarını NATO'ya devretmeye başlamıştı. NATO Askeri Komitesi Başkanı Oramiral Giampaolo Di Paola ise 28 NATO üyesinden yaklaşık 20'sinin operasyona aktif şekilde katıldığını bildirdi. NATO, cephede muhaliflerin Kaddafi güçleri karşısında geri çekilmek zorunda kaldığı bir dönemde devraldı. Batıdaki Misrata kentini bombalamaya devam eden Kaddafi'ye bağlı birlikler doğuda da son iki gün içinde Brega, Bin Cevad ve Ras Lanuf gibi kritik şehirleri geri aldı.
NATO'dan muhaliflere silah yok
ABD, Fransa ve İngiltere ise Kaddafi güçleri karşısında zayıf kalan muhaliflere silah yardımı yapılmasını tartışıyor. Ancak Rasmussen dünkü açıklamasında İttifak'ın muhaliflere silah vermeyeceğini belirtti. Bu arada ABD Savunma Bakanı Robert Gates, ülkesinin Libya'da Kaddafi sonrası yapılanmada yer almaması gerektiğini, bu konuda bölge ülkelerinin sorumluluk üstlenebileceğini söyledi.
Amerikan basını: CIA haftalardır Libya'da
Amerikan Merkezî Haberalma Teşkilatı (CIA) ajanlarının hava saldırıları için istihbarat toplamak ve Libyalı muhaliflerle temasa geçmek amacıyla Libya'da olduğu iddia edildi. Amerikan Los Angeles Times ve New York Times gazetelerinde yer alan haberlere göre CIA ajanları küçük gruplar halinde haftalardır Libya'da çalışıyor. Başkent Trablus'taki Amerikan elçiliğinin tahliye edilmesinden sonra muhaliflerin kontrolündeki bölgelerde faaliyetlerini sürdüren ajanların Libya tanklarının, toplarının ve füzelerinin yerleriyle ilgili istihbarat topladıkları ve hava saldırılarını yönlendirdikleri ifade ediliyor. Los Angeles Times'a göre muhalifleri organize etmeye çalışan CIA silah verip vermeme konusunda ise kararsız. Silahların özellikle El Kaide mensuplarının eline geçmesinden endişe ediliyor. Amerikan basınındaki iddialar, ABD Başkanı Barack Obama'nın, 2-3 hafta önce Libya'da muhaliflere örtülü destek sağlanmasına izin veren bir gizli kararı imzaladığı yönündeki haberlerin ardından yayımlandı. Amerikalılardan başka İngiliz özel birliklerinin ve İngiliz istihbarat servisi MI6 ajanlarının da Libya'da olduğu belirtiliyor. CIA ve Beyaz Saray ise haberlerle ilgili yorum yapmayı reddetti.
Bu arada Libya lideri Kaddafi'ye en yakın isimlerden biri olan Dışişleri Bakanı Musa Kussa'nın görevinden istifa ederek İngiltere'ye sığınmasının ardından, Libya'nın BM temsilcisi olarak atanan eski dışişleri bakanlarından Ali Abdüsselam Treki de, görevinden istifa ettiğini açıkladı. El Cezire televizyonu Kaddafi'ye yakın birkaç kişinin "ülkeden ayrılarak Tunus'a gideceğini" bildirdi. Libya'ya yönelik uluslararası tecridi sona erdiren diplomatik girişimlerin mimarı olan Kussa başta olmak üzere kurmaylarının muhalif saflara geçmesinin ardından Kaddafi'nin artık sonunun yakın olduğu ifade ediliyor. İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague, Kaddafi hükümetinin "kara kutusu" olarak bilinen Kussa'nın istifasının, Libya liderinin rejiminin parçalandığını ve baskı altında olduğunu gösterdiğini savundu. Kussa'nın İngiltere'de dokunulmazlığı olmadığı ve sorgulanabileceği belirtilirken, İskoçya, Lockerbie davasından dolayı Kussa'yı yargılamak istediğini açıkladı.
Zaman