Kekemeliğin erkeklerde kadınlara oranla 3-4 katı fazla görüldüğünü, her 100 hastadan 86’sının erkek olduğunu ifade eden Güllü, ayrıca, kadınların tedaviye daha hızlı cevap verirken, erkeklerdeki tedavinin hem daha fazla zaman aldığını hem de daha güç olduğunu kaydetti. Güllü, kekemeliğin, özellikle heyecanlanma, baskı altına girme, sinirlenme, yeni kişilerle ya da toplum karşısında konuşurken tetiklendiğini, bu durumun kişiyi utangaç, içine kapanık ve toplumdan kopuk hale getirdiğini anlattı. Güllü, “Kekemelikte çok etkili olduğu bilinen en doğru tedavi yaklaşımı okuma egzersizlerinin başı çektiği psikoterapi modelleridir. Ancak tedavi ülkemizde psikiyatri ve kulak burun boğaz kliniklerinde yapılır. Daha çok psikiyatri kliniğinde yoğunlaşan bu yardım talebinde hastalara kekemeliğin spesifik bir ilacı olmadığından antidepresan ilaçlarla yaklaşılır. İlaçlı tedavi çözüme katkı yapar ancak tam etkili bir yöntem değildir” dedi.
Star