Geske, katliamın arka plandakilerin yakalanmaya başlanmasının kendilerini umutlandırdığını söyledi.
Bugün Zirve Yayınevi katliamının 4. yıldönümü. Menfur saldırıda katledilen Tilman Geske'nin eşi Susanne Geske, kocası ve iki arkadaşının öldürülmesinin ardından Malatya'da kaldığını, ayrılmayı hiç düşünmediğini anlattı. Yargılama sürecini yakından takip ettiğini, zor bir süreç yaşadıklarını ifade etti. Türkiye'de yaşanan benzer cinayetlerin kışkırtmayı ve bir arada yaşamayı imkansız hale getirmeyi amaçladığına inandığını söyleyen Geske, adalete güvenini hiçbir zaman yitirmediğini kaydetti. Yarın kocasını mezarı başında dördüncü kez anacaklarını bildiren Geske, şöyle konuştu: "Dört sene bizim için zor geçti. Mahkeme süreci başladı. Bizim hayatımız da biraz normalleşmeye başladı. Sabırlı olduk ve bir şeyler de yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. Gerçek güçler ortaya çıkmaya başladı. Geçen ay yaşanan tutuklamalara çok sevindik. Çünkü arkasında bir şeyler olduğunu biliyorduk ama elde bir delil yoktu. Daha sabrımız var, ne kadar sürerse sürsün gerçek güçlerin çıkacağına ve adaletin yerini bulacağına inanıyorum. Cinayetleri işleyen 5 çocuğa acıyorum, çünkü hayatlarını cezaevinde geçirecekler. Bir ceza elbette lazım ama hayatımızda hiçbir şey değişmez. Onlara 90 yıl da verseler, babamız bir daha geri gelmeyecek. Kandırıldıklarına inanıyorum. Gençlerin daha hayatları var, kafaları değişebilir ama arka plandakiler ceza almalı. Çünkü onlar var olduğu sürece başka çocuklar bulacaklar ve aynı işleri yaptıracaklar.''
Malatya'da, 18 Nisan 2007'de Zirve Yayınevi'nde çalışan Alman uyruklu Tilman Ekkehart Geske ile Necati Aydın ve Uğur Yüksel bıçaklanarak öldürülmüştü. "Ergenekon'' soruşturmasını yürüten İstanbul Özel Yetkili Savcılığı'nın talimatıyla Türkiye'nin çeşitli kentlerinde yapılan eşzamanlı operasyonlarda, 17 Mart 2011 tarihinde, aralarında eski Malatya Jandarma Alay Komutanı Mehmet Ülger ve İnönü Üniversitesi araştırma görevlisi Ruhi Abat'ın da bulunduğu 7 kişi gözaltına alınmış ve tutuklanmıştı.
Zaman