İsrail saldırısında hayatını kaybeden küçük Hind'in büyükannesi Hind, torununun Gazze'nin Tel el-Heva Mahallesi'nde hedef alınarak hayatını kaybettiği günü tüm ayrıntılarıyla AA muhabirine anlattı.
Hind'le beraber araçta bulunan tüm akrabalarının İsrail kurşunlarına hedef olup hayatını kaybettiğini aktaran Filistinli kadın, İsrail'in her gün Gazze'deki Filistinlilere benzeri katliamlar yaptığını dile getirdi.
Acılı büyükanne, torunu, akrabaları ve tüm Filistinlileri sevdiklerinden koparan saldırıların sorumlularının hesap vermesini istedi.
HİND'İN AİLESİ İSRAİL YARGISINA GÜVENMİYOR
Her gün İsrail'in işlediği suçlara ve katliamlara tanık olduklarını vurgulayan büyükanne Receb, uluslararası bağımsız bir soruşturma talep ettiklerini söyledi.
Gazzeli büyükanne, "Hind'in ailesi olarak İsrail'in yargı sistemine ve yürüttüğü soruşturmalara güvenmiyoruz. Bu nedenle diğer ülkelerden söz konusu olaylarla ilgili soruşturma yürütmelerini talep ediyoruz. Çünkü İsrail'de adalet olmadığını düşünüyoruz." dedi.
İsrail saldırıları dolayısıyla yerinden edilen ailenin, havanın çok soğuk olması ve küçük kızları Hind'in yürüyemeyecek durumda bulunması nedeniyle onu amcası, yengesi ve kuzenlerini taşıyan araca bindirdiklerini hatırlatan Receb, Hind'in ailesinin ise yürüyerek yola çıktığını belirtti.
Büyükanne söz konusu araçta bulunan Leyan'ın 12, Rağd'ın 10, Sara'nın 6 ve Muhammed Beşşar'ın ise 8 yaşlarında, Hind'in de henüz 6 yaşından küçük olduğunu paylaştı.
HİND VE KUZENİ SAATLERCE ATEŞ ALTINDA KALDI
Yola çıktıkları aracın İsrail tanklarıyla karşılaştıklarını ve tanklardaki İsrail askerlerinin araca ateş açtığını kaydeden Receb, "İsrail askerlerinin araca saldırmasının ardından Hind'in kuzeni Leyan yaklaşık saat 08.00'den 12.00'ye kadar bizimle telefonda konuşarak yardım istedi. Yaralı olduklarını, araçtakilerin geri kalanının öldürüldüğünü ve kendilerini kurtarmak için birilerinin gönderilmesini talep etti." ifadelerini kullandı.
İki küçük çocuğun yalnız başlarına direndikleri anları anlatan büyükanne, o anları şöyle anlattı:
"Leyan yardım çağrısında bulunmaya devam ederken saat 14.00'e kadar ateş açıldı. Telefonla bizimle konuştuğu sırada doğrudan ateş açılması sonucu çığlık attı. Bu sesin dünyanın her yerinde duyulduğuna inanıyoruz.
Bunun üzerine Hind'in de onunla birlikte olduğunu düşündük ve tekrar aynı telefonu aradık. Hind telefonu açtı ve bize 'Ben hayattayım ama Leyan şehit oldu.
Hind'le saat 18.00'e kadar irtibatta kaldık. Bu sırada Ramallah'taki Kızılay ekipleriyle iletişim halindeydik. Onlardan Hind'le iletişim kurmalarını, yardım etmelerini ve onu kurtarmak için ne gerekiyorsa yapmalarını istedik."
Ramallah'taki ekiplerin Hind'in ailesinin de katıldığı ortak bir telefon görüşmesi başlattığını ve onu sakinleştirmeye çalıştıklarını söyleyen Receb, "Saat 18.00'e kadar Hind'le iletişim kuruldu. Ambulans Hind'in bulunduğu yere ulaştı. Hind ambulansın ışıklarını gördüğünü söyledi." dedi.
Ambulans ekiplerinin de İsrail askerlerinin kendilerini kontrol edeceğini ve Hind'i teslim alacağını düşündüğünü belirten büyükanne, "Ancak ekipler bizimle konuşurken iletişim bir anda kesildi. Bize, 'Bizi kontrol ediyorlar' dedikleri anda hem Hind'le hem de ambulans ekibiyle iletişimimiz kesildi. Bundan sonra Hind hakkında hiçbir bilgi alamadık. Hayatta mı, şehit mi oldu, ambulansa ne oldu bilmiyorduk. İletişim tamamen kesilmişti ve ne olduğunu öğrenemedik." ifadelerini kullandı.
"GAZZE'DEKİ TÜM ÇOCUKLAR İÇİN ADALET İSTİYORUZ"
İsrail askerlerinin aracın bulunduğu Faris İstasyonu bölgesinden tam 12 gün sonra çekildiğini aktaran Receb, "Bölgeye gittiğimizde araçta Beşşar Hamade, eşi, çocukları ve Hind'in cansız bedenlerini bulduk. Hepsi şehit olmuştu, araçtakilerden hiçbiri hayatta değildi." diye konuştu.
İsrail askerlerinin tüm aileyi katlettikten sonra durmayıp, araçta sağ kalan Leyan'a, ardından da Hind'e doğrudan ateş açtığının altını çizen büyükanne, "İsrail ordusu, içinde çok sayıda çocuk bulunmasına rağmen sivil bir araca ateş açtı. İsrail askerleri araca doğrudan ateş açarak Hind'i öldürdü." dedi.
Saldırılar sırasında yaşanan ve her gün devam eden katliamlarla ilgili kapsamlı soruşturmalar yürütülmesini isteyen Receb, "Hind'i ve halkımızın tüm evlatlarını öldürenlerin, ayrıca İsrail işgal güçlerinin gerçekleştirdiği tüm eylemlerin sorumlularının hesap vermesini talep ediyoruz. Yalnızca Hind için değil, Gazze'de hayatını kaybeden tüm çocuklar için adalet istiyoruz." dedi.
Bu elim saldırının Hind'i aynı zamanda kardeşi İyad'dan da ayırdığını belirten Receb, "Ne yazık ki İyad yalnız kaldı. Hind ise şehit oldu. Hind'in kardeşiyle oynamasını ve hayatına devam etmesini isterdik. Bunları düşününce içimizi hüzün kaplıyor." ifadesini kullandı.
İsrail ordusu, 29 Ocak 2024'te dünyadan büyük tepki çeken 6 yaşındaki Hind Receb ve ailesi ile sağlık görevlilerinin öldürüldüğü saldırıdan yaklaşık 2,5 yıl sonra, olayın "ayrıntılı soruşturulması" için "askeri polise" sevk edilmesine karar vermişti.
HİND RECEB'İN ÖLDÜRÜLMESİ
İsrail güçleri, 29 Ocak 2024'te Gazze Şeridi'nde işledikleri katliamlar ve işgal nedeniyle güvenli bir alan kalmayan kentte sığınacak bir yer bulabilmek için yola çıkan bir aracı vurdu.
Gazze'nin Tel el-Heva Mahallesi'nde seyir halindeyken hedef alınan araçta, 6 yaşındaki kız çocuğu Hind Receb ile 5 akrabası bulunuyordu. Saldırı sonucunda ilk anlarda araçtaki 4 kişi hayatını kaybetti, Receb ile sağ kalan Leyan Hamade adlı kız çocuğu Filistin Kızılayını arayarak yardım istedi.
Filistin Kızılayı, 30 Ocak 2024'te saldırıyla ilgili kızların yardım istediği ses kaydını yayımlamıştı.
Hamade'nin telefon görüşmesinin ardından hayatını kaybettiği, aynı araçta aralarında Receb'in de bulunduğu yakınlarının mahsur kaldığı ifade edilmişti.
Receb, telefonla kendisine ulaşan Filistin Kızılayı yetkililerine "Hepsi öldü, gelin alın beni, burada tek kalmak istemiyorum. Çok korkuyorum, lütfen beni almaları için birini gönderin." diye 3 saat boyunca yalvarmış ancak İsrail güçlerinin saldırıları nedeniyle kurtarılamamıştı.
Hind Receb'in ölümü, dünyada büyük yankı uyandırmıştı.
Receb ve ailesinin aracının yakınlarında tamamen yanmış halde başka bir aracın kalıntıları bulunmuş ve bunun Receb'i almak için gönderilen Filistin Kızılayına ait ambulans olduğu anlaşılmıştı.
Doğrudan hedef alınan ambulansın içinde Kızılay ekibinden Yusuf Zeyno ve Ahmed Medhun'un da cansız bedenlerine ulaşılmıştı.
aa