Karakol baskını kasıt mı, beceriksizlik mi?

Nevzat TARHAN

“Karanlık” senaryolar konuşulurken, iktidar partisini kapatma çabası ile ve Tunceli Sarıyayla Karakol baskını arasında bağlantı kuşkusu haklı olarak akılları kurcalamaya başladı.

Tunceli Sarıyayla Karakoluna baskın olacağı önceden basında haber olmuştu. Genelkurmay Başkanı’da beklendiğini söyledi. Maalesef baskın gerçekleşti ve dört şehidimiz var. Aileler feryat ettiler.

Habersiz durumlarda beklenmeyen baskınlarda başarısızlık anlaşılır. Ama beklenen bir baskını önleyememek ve ambulansın yardımcı birliklerden önce gelebilmesi ciddi zaafiyet işaretidir.

Karakol binası gecekondu gibi… Fenerbahçe orduevinin bahçesine saray yavrusu gibi bina yapılırken karakollara ödenek bulamamanın ne mazereti olacak?!

Karakolda bordo bereliler olsa  dört şehit olmayacaktı. Karakol sağlam bir bina olsa dört şehit olmayacaktı. Nasılsa Nişantası’ndan şehit cenazesi kalkmıyor. O askerlerimizin ‘dayısı’ yok ki onları kayırsın. Şehit olan askerlerimizin hayatı çok mu ucuz?

Demek ki TSK’ nın karakolunu koruma kapasitesi yokmuş. İhbara rağmen korunamayan bir karakola Genelkurmay Başkanı oğlunu asker olarak gönderir mi? Sayın Başbuğ empati yapsın. Evet maalesef TSK terörü önleme işini başaramıyor.

Hem koskoca orduyu “Milli Güvenlik Strateji Belgesi iç tehdit görevi verdi” diye besleyeceksin hem de terörü bir türlü bitiremeyeceksin.

İngiltere Kuzey İrlanda’da İRA örgütünde, İspanya Bask’ta, İtalya Kızıl Tugaylar teröründe, Yunanistan Kara Eylül terör örgütünde başarılı olacak ancak TSK 26 yıldır PKK terör örgütüne karşı başarılı olamayacak. Bu durum anlaşılır ve kabul edilir değildir. Bu durumu eleştiren basına “Mütareke basını” diyen zihniyet sosyal olarak hastalıklı bir zihniyettir.

Kimse MGK’da veya başka zeminde hesap soramadığı için terörle yaşamaya alışın noktasına geldik. Evinizde yılanla yaşamaya alışın demek gibi.

Terör terimi yerine “Politik şiddet” demek daha doğrudur çünkü hem yukarıdan hem aşağıdan şiddet söz konusudur. Politik şiddetin neden önlemediğinin bazı sebepleri...

1-Dağda 40-50 terörist çevrede 20 000 asker mevcut. Fakat askerlerin büyük çoğunluğu bordo bereli değil. Yani terörle mücadele eğitimi almamış  askeri birlikler.

2-Genelkurmay Karargahının iç siyasetle uğraşmaktan terörle mücadeleye zaman ayırmaması. Bir zamanlar Apo ile kol kola resim çektiren Doğu Perinçek bağlantılı Genelkurmay karargahındaki kadroların stratejik önceliği hükümeti düşürmek değil mi? Bu kadrolar Genelkkurmay karagahının omurgası değil mi?

3-Askeri vesayet zihniyeti; TSK bilimsel standartlara göre optimum büyüklüğün çok üstündedir. Çünkü ordunun derin odaklarca tanımlanmış resmi ideoloji görevi vardır. Terörü önlemek ikinci plandadır.

4-Askeri vesayet görev ve zihniyetine göre “Ordu milleti yoğuran ocaktır”. Millet de bir türlü yoğrulup da ekmek kıvamına gelemeyecek derecede ‘cahil ve kültürsüz’dür. Kendi kendini yönetemez Orgeneraller millete vasilik yapmak zorundadırlar. Ordu milletin değil millet ordunun türevidir.

5-Genelkurmay’ın işletme körlüğü nedeni ile kendisi ile yüzleşememesi. Sarıyayla karakol baskınında  basının Dağlıca ve Aktütün benzetmesine Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un “Mütareke basını bile bu kadar hain ve önyargılı değildir” gibi çok ağır bir suçlama ile karşılık vermesi çok ilginçtir. Bir kurmay bu kadar kör olamaz.

6-Türk Gladiyo’su bütün enerjisi ile çalışıyor. Halka karşı asimetrik Psikolojik Savaş Planlarını daktilo ortamında hazırlıyor. Halkı terör kurbanı yapan JİTEM devlete olan sevgi ve güveni zayıflattı, Gladio aynı çizgiyi devam ettirmek istiyor.

Askeri müdahale çarkının aşamaları çalışıyor. Birinci adım stratejik amacı belirlemek. “Amaç darbe-i hükümet inşa etmek”, koalisyonlar dönemini başlatmak.

İkinci adım yöntem belirlemek “Yöntem güvensizlik ortamı oluşturmak” ve bunun için istihbarat toplamak. “MİT in yeni alternatifi OYAK Güvenlik İstihbarat” sessiz çalışıyor. Danıştay baskınında suç üstü oldu fakat kimse sorgulayamıyor.

Üçüncü adım terör ve politik şiddet olaylarının servis edilmesi. Yumruklar, karakol baskınları, polis arabası taranması, asker menşeli mayınların patlaması.

Dördüncü adım TSK’nın içinde birliğin sağlanması ve şartların olgunlaşmasının beklenmesi. Şu anda Sayın İlker Başbuğ Balyoz darbe planı kadrolarını dışladı. Sadece kendi dönemini muhafazaya çalışıyor. Bu adım olgunlaşacağa benzemiyor.

Beşinci adım olan “Bozulan devlet otoritesini yeniden tesis” anonsu bekleyenler boşuna heveslenmesinler. Eğer kara senaryo uygulanır ve  siyasi yasaklar başlarsa bu millet öyle bir sağduyu gösterir ki bu hükümeti çok ararlar.

Haber 7

Yorum Yap
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
Yorumlar (2)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.