6 Nisan 1992'de Saraybosna'daki bir mitingde Hırvat Olga Susic ve Boşnak Suada Dilberoviç adlı iki kadının Sırp keskin nişancılar tarafından öldürülmesiyle başlayan savaşta Saraybosna'da hayatını kaybeden 11 bin 541 savaş kurbanı anısına şehrin en merkezî caddesi olan Titova'ya 11 bin 541 kırmızı sandalye dizildi. Öldürülen 600 çocuğu simgelemesi için ise daha küçük sandalyeler konuldu. Savaşta yaşamını yitirenlerin "kanını" temsil eden kırmızı sandalyeler hüzünlü bir görüntü oluşturdu. Merhum eski Devlet Başkanı Aliya İzzetbegoviç'in mezarının da bulunduğu Kovaçi Şehitliği'nde de anma programı düzenlendi. Törene, Bosna-Hersek Üçlü Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Bakir İzzetbegoviç, Hırvat üye Jelyko Komşiç ve öteki yetkililer katıldı. Bütün dünyanın gözü önünde gerçekleşen ve 100 bin insanın hayatını kaybetmesine, 2 milyonunun ise yurtlarını terk etmesine yol açan kanlı savaş 1995'te imzalanan Dayton Antlaşması'yla sona erdi. 43 ay süren Saraybosna kuşatmasında ise Boşnaklar dağlarda konuşlanan Sırp keskin nişancıların ve bombardımanın hedefi oldu. Çocukluğu Sırp kuşatması altındaki Saraybosna'da geçen gazeteci Emine Şeçeroviç, yaşanılan dehşeti, "Savaş döneminde, kuşatma altında olan Saraybosna'daydım. Kuşatma başladığında ben daha ilkokul heyecanını yaşayan, onun planlarını yapan bir çocuktum. Savaşla birlikte okula da başladım. Okul yolumu gören Trebeviç dağındaki Sırp keskin nişancılarla "yaşam oyununu" oynayarak giderdim okula, ilk öğrendiklerimiz de nasıl zik zak koşacağımız, keskin nişancılardan nasıl saklanacağımızdı." sözleriyle anlattı.
Zaman