Kanlı darbe planındaki 12 Eylül ifadeleri suç delili

Taraf Gazetesi'nin ortaya çıkardığı Balyoz darbe planı, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ tarafından reddedildi. "Türk ordusunun da bir sabrı var." diyen Başbuğ'a tepkiler gecikmedi.

Başbuğ'un çıkışını ve Balyoz darbe planını değerlendiren emekli Yarbay Tevfik Diker, "Cuntacı komutanlar suçlarını itiraf edip 3-5 yıl içeride yatsalar, bundan çok daha onurlu olurdu." dedi. Türkiye'de ordunun 27 Mayıs'tan bugüne sicilinin bozuk olduğuna dikkat çeken Diker, 2002 Aralık ayında hazırlanan Balyoz Harekât Eylem Planı'nın konuşulduğu 5-7 Mart 2003 tarihli 1'inci Ordu Plan Semineri'ndeki ses kayıtlarında geçen 12 Eylül ifadelerinin doğrudan doğruya suç delili olduğunu vurguladı. Ses kayıtlarında 12 Eylül'le ilgili şu ifadeler yer alıyordu: "Sağ-sol birbirine girmişti. Ama bir 12 Eylül darbesi bütün bunların hepsini ortadan kaldırdı. O ülke sütliman haline geldi. E şimdi böyle bir tehdidin ortadan kaldırılması için fazla uğraşa gerek yok. Yani kuvvetleri sağa sola göndermenin bana göre yapılacak en kolay harekât tarzı bir 12 Eylül gibi harekâtın baştan itibaren organize edilmek suretiyle bir anda söndürülmesi imkân sağlar diye düşünüyorum."

Emekli Yarbay Tevfik Diker, Başbuğ'un, belgeleri sızdıranlar hakkında soruşturma yürütüldüğünü açıkladığını hatırlatarak, "Demek ki, Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde artık darbeci anlayıştan rahatsız olan demokrat bir kesim, bu belgelerin bilinmesini istiyor." diye konuştu. Balyoz darbe planındaki bilgilerin 2003 yılında denenmiş hiyerarşi içi bir darbe tarzına işaret ettiğine dikkat çeken Diker, dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök'ün bu darbeleri engellediğini ifade etti. Hukukî yargılamalarda en önemli delillerin birinci ağızdan yapılan itiraflar olacağının altını çizen emekli Yarbay, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bakın, Hilmi Özkök çıktı ve darbe iddialarıyla ilgili itiraflarda bulundu. Kendisine yapılan sunumlar olduğunu söyledi. Sonraki Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt da çıktı ve televizyonda 27 Nisan e-muhtırasını kendisinin kaleme aldığını itiraf etti. Şimdi bu itiraflar varken, TSK'da darbe girişimi yoktur, siyasete müdahale yoktur denilebilir mi? Bunlar sızma olmadan yapılmış itiraflar." Diker, emekli Orgeneral Doğan'la ilgili şu değerlendirmede bulundu: "2002'deki YAŞ toplantısında o zamanın Başbakanı Abdullah Gül'e siyasî mesajlar verdiğinde Doğan ordudan uzaklaştırılmalıydı. Çünkü YAŞ, MGK gibi değildir. Orada siyaset kesinlikle konuşulmaz." Diker, Başbuğ'un ordunun içine sızmış ayrık otlarını temizlemek durumunda olduğunun altını çizdi.
Zaman

Güncel Haberleri