İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 'suç unsuru konuların Ankara'da olmasını' gerekçe göstererek dosyayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi. Evi Ergenekon soruşturması kapsamında 7 Ocak 2009'da aranan Kanadoğlu, 8 Ocak 2010'da 'şüpheli' sıfatıyla sorgulanmıştı. Kanadoğlu'nun ifadesini Ergenekon savcıları Ercan Şafak ve Murat Yönder almıştı.
Yaklaşık iki saat ifade veren Kanadoğlu, çıkışta, gazetecilerin 'sorgunun' içeriğine ilişkin soruları karşısında "gizlilik" hatırlatmasında bulunmuş ve şunları söylemişti: "Soruşturma gizlidir. İkinci söyleyeceğim şu: Çağdaş bir demokrasi de ancak hukuk devletinin geçerli olduğu bir ülkede olur. Böyle bir ülkede cumhurbaşkanından başbakana, bakanından milletvekiline kadar herkes sade vatandaşlar gibi yargı önünde hesap verme durumundadır. Ben de sade bir vatandaş olarak görevimi yaptım." Kanadoğlu'nun ismi üçüncü iddianameye 'darbe eylemi' olarak geçen ve Ergenekon'un yargıya sızma planlarının yapıldığı Kent Otel toplantılarında geçiyor. Tutuklu sanıklardan Mustafa Balbay, günlüklerinde Kanadoğlu'yla görüştüklerini belirtiyor.
Zaman