Kağıttan okumak dijitalde okumaktan daha fazla hafızada kalıyor

Geniş bilgi yelpazesi sunan arama motorları ve yapay zeka araçları, bilgiye erişimde kitapların yerini giderek daha fazla doldurmaya başlasa da kağıttan okunan bilgi, ekranlara kıyasla hafızaya daha derin işliyor

Uzmanlar, kağıt materyallerin çaba sarf etmeye teşvik eden okuma ortamı sunduğuna işaret ederek, bilgiyi uzun vadede anımsayabilen ve daha geniş anlamlar çıkarabilen bir zihin için ekran yerine kağıttan okumanın gerekliliğine vurgu yapıyor.

Valencia Üniversitesinden araştırmacılar, basılı materyallerden okumanın dijital formatta okumaya kıyasla anlama ve kavrama becerilerini ciddi oranda geliştirdiğini ortaya koydu.

Araştırmacılar, buna örnek olarak 10 saat boyunca basılı kitap okuyan bir öğrencinin metni anlama düzeyinin, aynı süreyi dijital cihazlarda okuyarak geçiren bir öğrenciye kıyasla 6 ila 8 kat daha yüksek olduğunu belirtti.

Dijital metinlerde "tarayarak" okumanın daha yaygın olduğunu kaydeden araştırmacılar, dolayısıyla bu durumun okuyucunun anlatının içine tam olarak dalamamasına ya da bilgilendirici bir metindeki karmaşık ilişkileri tam olarak kavrayamamasına yol açabileceğine işaret etti.

İSVEÇ, OKULLARDA "DİJİTAL ÖNCELİK" STRATEJİSİNİ GÖZDEN GEÇİRİYOR

2000-2010 yıllarında İsveç'teki okullarda öğrencileri dijital dünyaya hazırlamak amacıyla basılı kitapların yerini dizüstü bilgisayarlar aldı. Ancak bu değişim, 2000 yılında Avrupa'nın en yüksek okuma standartlarına sahip olan İsveç'in okuryazarlık düzeyinde düşüşe yol açtı. 2012'de 15 yaşındaki öğrencilerin matematik ve fen okuryazarlığı da en düşük seviyeye geriledi.

"Dijital öncelik" eğitim stratejisini gözden geçirerek okullarda basılı ders kitabı kullanımını yeniden artırmayı hedefleyen İsveç, okuma ve odaklanma becerilerini güçlendirmeyi amaçlıyor.

Bu kapsamda hükümet, 2023-2028 döneminde basılı ders materyallerine 100 milyon avrodan fazla kaynak ayırmayı planlıyor.

Ayrıca Stockholm yönetimi, 2026 sonbaharından itibaren akıllı telefonların ülke çapındaki okullarda yasaklanacağını da açıkladı.

OKUMAK BEYNİ NASIL ETKİLİYOR?

California Üniversitesi'nde (UCLA) eğitsel nörobilim alanında çalışmalar yapan Dr. Rebecca Gotlieb, AA muhabirine, okumanın beyni temel olarak nasıl etkilediğini anlatarak, okumayla ilgili tüm sinirsel süreçleri anlamanın bu aktivitenin ne kadar "karmaşık ve zorlu bir görev" olduğunu kavramaya yardımcı olacağını söyledi.

Okuma sırasında beynin görme, işitme ve dil ile ilgili bölgelerinin, her iki yarımküredeki dört lobun tamamını aktive ettiğini aktaran Gotlieb, motor kontrol ve bilişsel süreçlerde rol oynayan beyinciğin bile okuma sürecine dahil olduğunu belirtti.

Gotlieb, okumanın yalnızca beynin tüm bölgelerini kapsayan bir görev olmakla kalmadığına, aynı zamanda beyindeki farklı bölgeler arasında "hassas bir koordinasyon" gerektirdiğine işaret etti.

Okunan metnin türünün beyinde hangi bölgenin etkinleşeceği üzerinde doğrudan etkisi olduğunu kaydeden Gotlieb, "Örneğin, bir mobilya montaj kılavuzu okuduğumuzda metindeki somut bilgilerle sınırlı kalır, ayrıntıları olduğu gibi algılarız. Buna karşılık, kurgusal edebi eserler bizi farklı dünyalara taşır ve daha geniş bir bakış açısıyla düşünmemize olanak tanır." dedi.

KAĞIT MATERYALLER HAFIZAYI DAHA ÇOK DESTEKLİYOR

Arama motorları ve yapay zeka araçları bilgiye erişimde birincil kaynak haline gelirken, uzmanlar ekrandan okumanın bilginin daha yüzeysel tüketilmesine yol açtığını, dolayısıyla hafızaya işlenme sürecinde daha az etkili olduğunu belirtiyor.

Gotlieb, ekrandan okuma ile fiziksel formatta okuma arasında ciddi fark olduğunu, bireylerin genelde sosyal medyadan kısa içerikler okuduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

"Sürekli kaydırma isteği, daha yüzeysel bir okuma yapmamıza ve metinle daha yüzeysel bir etkileşim kurmamıza yol açıyor. Hatta aynı metni ekranda ya da kağıttan okusak bile onunla kurduğumuz ilişki farklı oluyor. Kağıdın fiziksel varlığı, dijital formata kıyasla hafızayı destekleyebiliyor. Ayrıca, kağıt üzerinde daha yavaş ve daha fazla çaba harcayarak okuyoruz. Bu çaba olumlu bir şey çünkü öğrenilenlerin kalıcılığını artırıyor."

Gotlieb, dijital ortamlar sayesinde geniş yelpazede bilgiye hızlıca ulaşılabildiğine ancak bu ortamlarda edinilen bilgilerin genellikle daha yüzeysel okunduğuna işaret ederek, "Eğer metinler üzerine derinlemesine düşünebilen, bilgiyi uzun vadede hatırlayabilen ve okuduklarından daha geniş anlamlar çıkarabilen bir zihin geliştirmek istiyorsak, beynimizi daha çok kağıt üzerinden okumaya alıştırmamız gerekir." dedi.

Beynin dikkat ve odaklanma becerisinin de eğitilebilir olduğuna dikkati çeken Gotlieb, "Daha uzun süreli ve derin dikkat geliştirmek istiyorsak, dikkat dağıtıcı unsurların daha az olduğu kağıt üzerinde okumayı tercih etmek bu konuda bize yardımcı olabilir." şeklinde konuştu.

aa

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.

Eğitim Haberleri