Kafes iddianamesinin ek klasörlerinden çarpıcı bilgiler çıktı

Kafes Eylem Planı ile ilgili iddianamenin 6 klasörden oluşan ek delil klasörleri, önceki gün avukatlara dağıtıldı.

Klasörlerde davanın sanıklarından Mayın Filo Komutanlığı'nda sivil memur olan Tanju Veli Aydın'ın polise ve savcılara verdiği ifadeler de bulunuyor. Aydın, Tuğamiral Türkmen'in kendisine iki kâğıt imzalatmaya çalıştığını ancak reddedince "İmzalamazsan tepsi içerisinde kelleni İstanbul savcılarına göndeririz." tehdidinde bulunduğunu iddia ediyor.

Konuşursan savcılara kelleni gönderirim

Avukatlara dağıtılan Kafes iddianamesinin ek delil klasörlerinde çarpıcı bir iddia yer alıyor. Sanıklardan sivil memur Tanju Veli Aydın, görev yaptığı Balıkesir Mayın Filo Komutanlığı'nda Deniz Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Daire Başkanı Tuğamiral Ahmet Türkmen tarafından 'ölümle' tehdit edildiğini öne sürüyor. Tuğamiralin kendisine, birinde 'Ben bir şey bilmiyorum. Benim suçum yoktur.' yazısının bulunduğu diğeri boş iki kâğıda imza atmasını istediğini savunan Aydın, imza atmayınca Tuğamiral Türkmen'in, "İmzalamazsan tepsi içerisinde kelleni İstanbul savcılarına göndeririz." tehdidinde bulunduğunu belirtiyor.

Kafes Eylem Planı ile ilgili iddianamenin 6 klasörden oluşan ek delil klasörleri, önceki gün avukatlara dağıtıldı. Klasörlerde davanın sanıklarından Mayın Filo Komutanlığı'nda sivil memur olan Tanju Veli Aydın'ın polise ve savcılara verdiği ifadeler de bulunuyor. Daha önce istihbarat biriminde çalıştığını anlatan Aydın, polise müşteki sıfatıyla verdiği ifadede Tuğamiral Ahmet Türkmen'in 2009 yılı Temmuz ve Ağustos ayında Ergenekon davasında yargılanan 41 kişiyi Gölcük Donanma Komutanlığı'nın brifing salonunda topladığını, sivil giyimli subayla birlikte konuşmamaları konusunda kendilerini uyardığını vurguluyor. Milli sporcu ve 1988 Avrupa tekvando şampiyonu olan Aydın, şöyle devam ediyor: "Ahmet Türkmen Amiral, 'Ben bir şey bilmiyorum. Benim suçum yoktur.' yazılı ve bir de boş kâğıda imza atmamı istedi. Ben her ikisine de imza atmak istemedim. Bana 'Biz sana zorla imza attırırız.' dedi. Görev yaptığım bölümde istenmeyen adam oldum. Ergenekon davasında kısa süre tutuklu kaldıktan sonra tahliye olduğum için benden gizli tanık olduğum konusunda şüpheleniyorlardı. Vermiş olduğum ifademin can güvenliği sebebiyle gizli kalmasını istiyorum."

Tanju Veli Aydın, Ergenekon savcılarına verdiği ifadede ise Tuğamiral Türkmen'in kendisini, "Evrakları imzalamazsan tepsi içerisinde kelleni İstanbul savcılarına göndeririz." diye tehdit ettiğini iddia ediyor. Tanju Veli Aydın, Kafes Eylem Planı'nda Özel Operasyon Komutanlığı bölümünde Marmara Bölge Komutanlığı başlığı altında 1. hücre elemanı olarak görülüyor. Dokümanlarda Aydın'a atfen, "DHKP-C'deki ekibini hazır hale getirsin. Malzemeler eski yerde." ifadeleri kullanılıyor. Bu arada Aydın'ın "Ergenekon" soruşturması kapsamında gizli tanık olarak ifade vermek istediği ortaya çıktı. Ancak Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılar, Aydın'ın davanın şüphelisi olmasını gerekçe göstererek, bu talebini reddetti. Ancak pişmanlık yasasından faydalanabileceği belirtildi.

İşçi Partili paşa, 'Kafesçilere yardımcı olacaklar' listesinde

Kafes Eylem Planı ile ilgili iddianamenin ek klasörlerinde yer alan gazeteci, asker ve akademisyenlerin fişlendiği dosyada ilginç bir isim dikkat çekti. Dosya içinde yer alan "İzmir ve civarındaki her konuda yardımcı olacaklar" isimli belgede İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı emekli Hava Korgeneral Yaşar Müjdeci'nin de ismi geçiyor. Müjdeci'nin isminin karşısına ise 'Zaten tüm projelerde var' notu düşülmüş. Müjdeci, Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından İP Genel Başkanı Doğu Perinçek'in en yakınındaki isimlerden biri. Atatürkçü Düşünce Derneği ve ulusalcıların tertiplediği tüm miting, eylem ve panellerde yer alan Müjdeci, topraklarının köy ağası tarafından gasp edildiği iddiası ile mücadele başlatan Diyarbakır'ın Bismil ilçesine bağlı Sinan köyünü ziyaret ederek destek vermişti. İzmir Sivil Toplum Platformu adına geldiğini söyleyen Müjdeci Paşa, "Örgütlenin. İşçi Partisi ve Ulusal Kanal yanınızda." diyerek köylüleri eyleme davet etmişti. Ancak daha sonra İzmir Sivil Toplum Platformu, Müjdeci'ye böyle bir görev vermediğini açıklamıştı.

Emekli korgeneral, katıldığı bir panelde ise darbe isteyenlerin Ergenekon soruşturmasından sonra sessiz kalmasından yakınmıştı. Müjdeci, "Eskiden günde 100'den fazla 'Bu memleketin hali ne olacak, daha ne duruyorsunuz darbe yapsanıza!' diye e-mailler alırdık. Şimdi herkes sustu. Kimse sesini çıkarmıyor." ifadelerini kullanmıştı.

Tuğamiral İlğar, gizli bilgilere kadın kullanarak ulaşmış

Kafes Eylem Planı iddianamesindeki ek klasörlerde Çıkartma Gemileri Komutanı Tuğamiral Mehmet Fatih İlğar'a ait ifade tutanağındaki sorular dikkat çekti. İlğar'ın ifadesi talimatla İzmir Adliyesi'nde 16 Şubat 2009 tarihinde alındı. Kafes iddianamesinin sanıklarında ele geçirilen belgelerde İlğar'ın 2002-2006 yılları arasında tanıştığı sivil memur Zuhal Azeri ile çok gizli istihbarat bilgileri paylaştığı suçlaması yöneltiliyordu. Tuğamiral İlğar, Zuhal Azeri'yi tanıdığını söyledi, ancak suçlamaları reddetti.

Azeri'nin istihbarat başkanlığının 'çok gizli' evrak/dokümanlarına yetkisi olmamasına rağmen İlğar sayesinde istediği bilgiyi elde ettiği öne sürülüyor. İlğar'ın nüfuzunu kullanarak bilgi alan Azeri için şu değerlendirme yapılıyor: "İstihbarat Başkanlığı'nın çok gizli yazışmalarına hiçbir yasal yetki ve sorumluluğu olmamasına rağmen Dz. Kur. Alb. Fatih İlğar'ın tanımış olduğu inisiyatif doğrultusunda nüfuz ettiği..." Yine Planlama Şube Müdürlüğü'ndeki kozmik odaya konulmak üzere içinde çok gizli evrakların bulunduğu hard diskin şifresinin de Azeri'nin İlğar'ın ismini kullanarak aldığı belirtiliyor. Bunun yanında sivil memur Zuhal Azeri'nin, kadınlığını kullanarak her türlü personel hakkında İlğar'a bilgi taşıdığı ve istihbarat elemanı olarak çalıştığı da öne sürülüyor. Azeri'nin, İlğar'ın talimatıyla ilişki kurduğu İstihbarat Başçavuşu Tolga Atakan, İstihbarat Yüzbaşı Alper Bozbıyık ile İstihbarat Kurmay Binbaşı Gökhan Binzat'tan gizli bilgiler aldığı ifade ediliyor.

Kafes Eylem Planı'nın 5 kopyası var

Gayrimüslimleri hedef alan Kafes Eylem Planı'nın beş kopyasının olduğu ortaya çıktı. Bu bilgi, iddianamenin ek delil klasörlerinde yer alan ifade tutanaklarında geçiyor. Sanıklardan Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Kadir Sağdıç ile eski Kuzey Deniz Saha Komutanı emekli Koramiral Feyyaz Öğütçü'ye bu konuda ayrıntılı sorular sorulmuş. Savcılar sorgu sırasında iki komutana, "Kafes Operasyonu Eylem Planı isimli belgenin beş kopyasının bulunduğu tespit edilmiştir. Birinci kopyası Levent Bektaş'tan elde edilmiştir. Eylem Planı neden beş kopya düzenlenmiştir? Geriye kalan dört kopyası nerede? Kimde bulunmaktadır?" sorularını yöneltti. Böyle bir kopya hazırlamadıklarını öne süren komutanlar, iddiaları reddetti. Soruşturmanın iddianamesinde, eylem planının hayata geçirilmesi için talimat alınacak kişilerden biri olarak Koramiral Kadir Sağdıç gösteriliyor.

Azınlıkların çocuklarını fişlerken istihbaratı kimden aldınız?

Müzede ziyaretçi öğrencilerin bombalanması, azınlıklara suikast gibi kanlı eylemlerin yer aldığı Kafes Planı, yeniden gündemde. İddianamenin ek klasörlerinden çıkan belgeler, kanlı planın hazırlık ve istihbarat aşamalarının tamamlanarak uygulamaya konulduğunu gösteriyor. Önceki gün avukatlara dağıtılan ek klasörlerde çarpıcı bir ayrıntı daha dikkat çekiyor. Cunta, gayrimüslim vatandaşların çocuklarını bile fişlemiş. İsim, yaş ve adreslerin yanı sıra çocukların nelerden hoşlandığı tek tek not edilmiş. Belgelere göre soruşturma sırasında bu kadar kapsamlı bir çalışmanın nasıl yapıldığı üzerinde duruldu. Sanıklardan emekli Koramiral Feyyaz Öğütçü'ye söz konusu fişlemeler soruldu. 23 Şubat 2010'da İstanbul Emniyeti'ndeki sorguda, sadece yetişkin azınlıkların değil çocuklarının bile "çikolata sever" ve "oyuncak bebek sever" gibi ifadelerle fişlendiği hatırlatıldı. Gayrimüslim vatandaşların kişisel bilgilerinin yer aldığı ''Adresler" isimli klasöre dikkat çekildi. Sanığa, "Bunların temin edilmesinin profesyonel istihbari bir çalışmayı gerektirdiği anlaşılmaktadır. Kimlerden yardım aldınız?" diye soruldu. Öğütçü ise bir cümlelik cevap verdi: "Belirtilen konularda bilgi sahibi değilim."

Kafes Operasyonu Eylem Planı soruşturmasını yürüten iki savcı, ilk olarak planın teyidine yönelik çalışmalara öncelik verdi. Planın mercek altına alındığında operasyonun dört safhada icra edileceğine vurgu yapıldığı görüldü. Operasyonun hazırlık safhasında ise "Gayrimüslimlere ait gazete, dergi vb. abone listeleri elde edilecek." ibaresi dikkat çekiyordu. Yine planda, "Agos Gazetesi abonelerine tehdit telefonları açılacak ve tehdit mektupları gönderilecek." deniyordu. Böylece "korkutucu propaganda" kapsamında Ermeni azınlığın gazetesi Agos'un abone listesinin örgüt tarafından ele geçirildiği belirlendi. Soruşturma kapsamında ise davanın sanıklarında "Kafes Eylem Planı/adresler/2006ADALAR Abone Listesi" isimli bir excel belgesi ele geçirildi. Agos Gazetesi yöneticileri, söz konusu belgede yer alan abone isim ve adreslerinin doğru olduğunu açıkladı. Planın eylem safhasının anlatıldığı bölümün 9. maddesinde şu ifadeler yer alıyor: "İstanbul ve İzmir gibi gayrimüslimlere de benzeri eylemler yapılacak."

Polisin ele geçirdiği "Kafes Eylem Planı/Adresler/Harita" isimli PNG resim belgesinde yer alan Türkiye haritasında gayrimüslimlerin yaşadığı iller tek tek gösteriliyor. Hıristiyanlara ait onlarca kilise, adresleri, önderleri, bağlı oldukları mezheple ilgili bilgiler sanıklara ait bilgisayarlarda çıktı. Bir başka belgede ise Hıristiyan toplulukların kurduğu internet sitelerinin adreslerine yer veriliyor. Bunun yanında misyoner tabir edilen grupların Türkiye'nin çeşitli illerinde toplantı yaptıkları evlerin adresleri de ele geçen diğer evraklar arasında bulunuyor.

Ele geçen "Kafes Eylem Planı/Adresler/H/ klasöründeki "Üye Tel Listesi" ise ülkemizdeki gayrimüslim vatandaşlarımızın isim ve adresleri ile ev, işyeri ve cep telefonları tek tek kaydedilmiş. Kafes Operasyonu Eylem Planı'nda ise bu eylemin gerekçesi şöyle açıklanmıştı: "Gayrimüslimlere ait vakıf ve ibadethanelerin cemaat listeleri elde edilecek." Ancak burada dikkat çeken bir nokta fişlemenin sadece yetişkinlerle sınırlı tutulmamış olması. "Çocuklar" başlığı altında isim isim çocukların bile fişlendiği belgelerde şu ifadeler dikkat çekici:

- Melis Yılmaz

En sevdiği şey: Oyuncak bebekler

- Daniel Can Yılmaz

En sevdiği şey: Araba

- Melis Tarkan

En sevdiği şey: Arkadaş, gezmek

- Esin Tarkan:

En sevdiği şey: Minyatür oyuncaklar, küçük bebekler

- Lidya Madrigal

En sevdiği şey: Pokemon

- Tuğberk Yakarlar

En sevdiği şey: Çikolata

Kafes iddianamesi, yayınevi katliamının dosyasına eklendi

Malatya'daki Zirve Yayınevi katliamıyla ilgili davanın dünkü duruşmasında önemli bir gelişme yaşandı. Davaya bakan Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi Heyeti Başkanı Güray Ertekin, 'Kafes Eylem Planı iddianamesinin yayınevi cinayetleri dava dosyasına eklendiğini' açıkladı. Mahkeme, birleştirme taleplerini 14 Mayıs'taki duruşmada görüşecek. Kafes planında, Hrant Dink, Rahip Santoro ve Zirve Yayınevi cinayetleri 'operasyon' olarak geçiyor.

Malatya'daki Zirve Yayınevi'nde biri Alman uyruklu 3 kişinin öldürülmesiyle ilgili davanın 25. duruşması Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı. Duruşma nedeniyle sabah saatlerinden itibaren adliye çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı. Tutuklu sanıklar, jandarma ve polis ekiplerinin güvenlik önlemleri altında adliyeye getirildi. Duruşmaya, sanık yakınları, öldürülen Alman uyruklu Tilman Ekkehart Geske'nin eşi Susanne Geske, Kurtuluş Kiliseleri Başpastörü İhsan Özbek, diğer maktul yakınları, müdahil avukatlar, yerli ve yabancı basın mensupları katıldı. Bu arada, sanık avukatlarından ikisinin mazeret bildirerek duruşmaya katılmayacağı, bu durumun duruşmada karar çıkması ihtimalini azalttığı ifade edildi.

Duruşmada söz alan müdahil avukatlardan Erdal Doğan, bugüne kadar yapılan duruşmaların genel değerlendirmesini yaparak, cinayetlerin arka yüzünün açıklığa kavuşturulmasını istedi. 'Kafes Eylem Planı' iddianamesinin İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildiğini hatırlatan Doğan, bu soruşturma ile yayınevi cinayetleri davasının birleştirilmesini talep etti. Mahkeme Heyeti Başkanı Güray Ertekin, 'Kafes Eylem Planı'nın 59 sayfalık iddianamesinin yayınevi cinayetleri dava dosyasına eklendiğini açıkladı. Mahkeme heyeti verilen aranın ardından, müdahil avukatların İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek 'Kafes Eylem Planı' davası ile yayınevi cinayetleri davasının birleştirilmesi talebini değerlendirerek, konunun görüşülmesini ve bir sonraki duruşmada açıklanmasını kararlaştırdı. Duruşma, 14 Mayıs'a ertelendi.

Müdahil avukatlardan Erdal Doğan, mahkemenin, değerlendirme sonucu beklenen kararı vermesini umduklarını ifade etti. Doğan, "Bu olayın Ergenekon bağlantılarından şüphemiz yok. Bizler hakim ve savcılara baskı yapıldığını düşünüyoruz. Taleplerimizi ilettik ve umutluyuz. Balyoz Darbe Planı'nda nasıl engelleme girişimi olduysa burada da aynısı yapılmak isteniyor.'' dedi.

Planda, Zirve katliamı 'operasyon' olarak geçiyor

Kafes Operasyonu Eylem Planı'nda Dink cinayetiyle birlikte Zirve Yayınevi katliamı da 'operasyon' olarak geçiyor. İşte o madde: "Rahip Santoro, Malatya Zirve Yayınevi ve Hrant Dink operasyonları sonrasında, Türkiye'de yaşayan gayrimüslimlerin irticai grupların hedefinde olduğu yönünde kamuoyu oluşmuş, ancak AKP tarafından, karşıt medyanın da desteğiyle, söz konusu olayların Ergenekon tarafından organize edildiği şeklinde yoğun propaganda faaliyetlerinde bulunulmuştur."

Malatya'da, 18 Nisan 2007'de Zirve Yayınevi'nde çalışan Alman uyruklu Tilman Ekkehart Geske ile Necati Aydın ve Uğur Yüksel bıçaklanarak öldürülmüş, zanlılardan Salih Gürler (20), Cuma Özdemir (20), Hamit Çeker (19) ve Abuzer Yıldırım (19) olay yerinde yakalanmıştı. Üçüncü katın penceresinden kaçmaya çalışırken düşerek yaralanan Emre Günaydın, İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi'ndeki tedavisinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.
Zaman
 

Güncel Haberleri