Risale Haber - Haber Merkezi
Av. Şerife Gül Arıman, Basın Açıklamasında şunları söyledi;
Mısır ve Tunus’taki despot rejimlerin yıkılması ile sonuçlanan halk isyanları Libya, Bahreyn ve diğer Arap ülkelerinde de devam etmektir. Libya’da, halkın direnişine karşı Muammer Kaddafi dün akşam canlı yayında bir açıklama yaparak tüm dünya kamuoyu önünde halkına ve halkının barışçıl protestolarına destek vereceklere dahi tehditler savurmuş, hükümet karşıtı gösterilere devam eden isyanların ölümle sonuçlanacağını belirtmiştir. Bunun yanı sıra kendi taraftarlarının da sokaklara dökülmesini talep etmiş ve böylece açıklamasında hiçbir uzlaşma ve barışçıl söylemde bulunmayarak baskıcı iktidarını dünya kamuoyuna göstermiştir.
Libya’da 15 Şubat’tan bu yana devam eden halk isyanında bugün itibariyle 1000 kişinin hayatını kaybettiği belirtilmektedir. Muammer Kaddafi emriyle, hükümet karşıtı gösteriler kanla susturulmaya çalışılmakta , Libya halkının tercihlerine ve özgür iradesine kurşun sıkılmaktadır.
Göstericilere karşı sistematik ve yaygın olarak uygulanan şiddet uluslararası hukukta insanlığa karşı suçlar arasında yer almaktadır. Sivillere karşı makinalı tüfekler ve savaş uçakları ile saldırılar düzenlenmekte, tesadüfi ya da bireysel ölümler değil sayısı binlere ulaşmış sivil ölümleri, saldırıların kasıtlı ve sürekli olarak devam ettiğini ve insanlık dışı bir müdahale olduğunu göstermektedir. Muammer Kaddafi dün akşamki trajik ve endişeli açıklamasında despot liderliğini bırakmayacağını, Devletin otoritesine karşı çıkmanın bedelinin ise ölüm olacağını belirtmiştir. Dolayısıyla Kaddafi ve emirlerini uygulayanlar insanlığa karşı suç işlemekte olup, uluslararası toplum tarafından soruşturulması , Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılanması gerekmektedir.
Libya’da ayaklanan halk, insanlığın haysiyet ve şerefidir. MAZLUMDER olarak; Libya halkının despot rejime karşı barışçıl olarak gerçekleştirdiği direnişin yanında olduğumuzu insanlığa karşı suç işleyen, dünya kamuoyu önünde halkına ölüm tehditlerinde bulunan Kaddafi ve emirlerini uygulayanların Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılanmaları adına uluslararası bir ses olmaya devam edeceğimizi belirtiriz. belirtiyoruz.
Ayrıca, Kaddafi diplomatlarından pek çoğu görevlerinden istifa etmiş olup, bu konjonktürde Türkiye’deki Libya Büyük Elçisinin de sivillere yönelik saldırılar düzenleyen diktatör rejimde görevini sürdürmemesi gerektiğini belirterek, kendisini istifa etmeye çağırıyoruz.
Libya ve Bahreyn halklarının baskıcı rejimlerin son bulmasına yönelik gerçekleştirdiği barışçıl protestoları desteklerken göstericilere yönelik gerçekleşen asker, polis, milis ve iktidar yandaşlarının saldırılarını kınamaktadır. Libya ve Bahreyn’in eli kanlı baskıcı devlet başkanlarına, barışçıl eylemleri şiddetle bastırmaya son verme, evrensel standartlarda ifade özgürlüğünü sağlama, basın ve haberleşme özgürlüğünü engellememe, katliamlarda sorumluluğu olanları bir an evvel bağımsız ve tarafsız yargı önüne çıkarma, halkın yönetimde söz sahibi olmasını mümkün kılacak, yolsuzlukları ve adaletsizlikleri önleyecek gerekli yasal ve anayasal değişiklikleri yapma ve gerçeklerin tüm dünya kamuoyu tarafından bilinebilmesi için ülkelerini uluslar arası gözlemcilere açma çağrısında bulunuyoruz.
MAZLUMDER, özgürlük ve adalet yanlısı olan herkesi Bahreyn’de ve Libya’da yaşanan katliama karşı duyarlı olmaya ve tepki göstermeye çağırır.