Elif Akdeniz'in haberi:
Çevresindeki hayırseverlerin desteğiyle şimdiye kadar 350 okuldaki 15 bin çocuğu hem giydirdi hem de kırtasiye ihtiyaçlarını karşıladı.
İranlı yönetmen Majid Majidi’nin ‘Cennetin Çocukları’ isimli filmini izleyen bilir yoksul bir ailenin çocukları olan Ali ve Zehra’nın hikâyesini. ABD’de gişe rekorları kıran film, ailesi fakir olan iki kardeşin, okula giderken eski pabuçlarını değiştirerek giymek zorunda kaldıklarını anlatan bir film. Anadolu’nun dört bir yanındaki köy okullarında aynı hikâyenin sadece farklı kişilerce yaşanmakta olduğunu inkâr etmek imkânsız. Ama ne güzeldir ki Türkiye’nin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine kadar uzanan ‘iyi kalpli eller’ var. İşte onlardan biri Arzu Tavukçuoğlu… ‘İyi kalpli eller’ adını verdiği projesi kapsamında hayırsever insanların maddi ve manevi desteğini arkasına alan Tavukçuoğlu, kötü şartlarda öğrenim gören çocuklara yardım ediyor. 6 yılı aşkın sürede kat ettiği yol şöyle: 50 il, 350 okul, 15 bin çocuk. Yardımların içeriğine gelince… Poşetle okula giden çocuklara okul çantası, kitap, kalem, defter ve atlas gibi kırtasiye malzemelerinin yanı sıra mont, hırka benzeri giyecekler.
İlk önceleri genellikle ikinci el eşyaların yollandığı okullara artık yepyeni eşyalar gönderilebiliyor. Tabii ki bu aşamaya gelebilmek Arzu Hanım için oldukça zor olmuş. Zira, bu işi aşağı yukarı 20 kişiyle götürmesi, köy okullarına gönderilecek eşyalar için elzem niteliğindeki kutu kartonları sokak sokak dolaşarak toplaması, eşyalardan çok kargoya para vermesi, hâlâ yaşadığı sıkıntılardan sadece birkaçı. Projenin destekçisinin yüzde 90’ının kadınlar olduğunu söyleyen Tavukçuoğlu, yardım hikâyelerinin kulaktan kulağa dolaştığı kadarıyla çocukların yüzünü güldürebildiklerini dile getiriyor. Engellilere yönelik düzenlenen yaz kampında ders vermek için doğuya giden ve kötü şartlarda eğitim gören çocukların halinden çok etkilenen Tavukçuoğlu, ardından da sessiz sedasız bu yardım hareketi için kolları sıvamış.
MONT VERİLEN MARDİNLİ KÜBRA: SİZ OLMASAYDINIZ BİZ ÜŞÜRDÜK
Arzu Tavukçuoğlu, tanıdıklarından topladığı kullanılmayan eşyaları koli yapıp, çeşitli illerdeki köy okullarına gönderiyor. Okullarda görev yapan öğretmenlerle iletişime geçen Tavukçuoğlu, ihtiyaçlarını listelemelerini talep ediyor. Ayrıca çocuklardan fotoğraf ve kendilerine yardım eden kişilere özel mektup yazmalarını istiyor. “İyi kalpli eller olmasa biz üşürdük.” diyor okula hırka yerine artık montla giden Mardinli Kübra. “Bizi sevindirdiniz, Allah da sizi sevindirsin.” diye içini döküyor kargacık burgacık yazısıyla Karslı Recep. “Ben iyiliğe aracım.” diyen Arzu Hanım, “Tek tesellim bu mektuplar ve mutlu çocuk fotoğrafları.” diyor. Köy okulunda görev yapan bir öğretmen, Arzu Hanım’a “Ayağınızdaki çorabı çıkarın gönderin, ona bile ihtiyacımız var.” diyerek çaresizliklerini özetliyor.
Zaman