Metin Arslan'ın haberi
Wersell, "Burada asla böyle bir şeye müsaade edilmez. İsveç'te hangi dava olursa olsun HSYK hangi hakimin görevlendirileceğine karar veremez. Bunu hakim özgürlüğüne müdahale sayarız." ifadelerini kullandı.
Türkiye'de yargı sürekli tartışmaların odağında. AP Türkiye Raportörü Ria Oomen Ruijten'e göre bunun sebebi 'Türk yargısının' taraflı olması. Avrupa'da ise yargı sistemi oturmuş durumda. Bu sebeple Batılı yargıçlar Türkiye'deki tartışmaları anlamakta zorlanıyor. İsveç'in Yargıtay'dan önceki yüksek yargı kurumu sayılan Stockholm Svea İstinaf Mahkemesi Başkanı Fredrik Wersell, bu konuda çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) Ergenekon benzeri önemli davalarda yargı mensuplarını görevden alma girişimine şaşıran Wersell, "Burada asla böyle bir şeye müsaade edilmez. İsveç'te hangi dava olursa olsun HSYK hangi hakimin görevlendirileceğine karar veremez. Bunu, hakim özgürlüğüne müdahale sayarız." dedi.
Wersell, iddianamelerdeki bilgileri yayınladığı için gazetecilerin hapis cezası almasına da inanmakta zorlandı. İsveç'te 1766'dan bu yana köklü basın özgürlüğü geleneğinin bulunduğunu, basının ele geçirdiği belgeleri yayınlamasının doğal kabul edildiğini vurgulayan Wersell, "Şimdiye kadar hapse giren yazı işleri müdürü yok. Sadece tazminat ödüyorlar." ifadelerini kullandı.
GAZETECİ, ELİNE GEÇİRDİĞİ BELGELERİ YAYINLAYABİLİR
İsveç'te bulunan Adalet Bakanlığı bürokratları, yargı-medya ilişkilerinin geliştirilmesi konusunda bu ülkenin tecrübelerini inceliyor. Ziyaret, İsveç'te gazetecilerin yazdıkları haberlerden dolayı ceza soruşturmasına uğramadığını ortaya koydu. Türkiye ise soruşturmanın gizliliğini ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarında gazetecileri hapse gönderecek ceza artırımını tartışıyor. Svea İstinaf Mahkemesi Başkanı Fredrik Wersell, İsveç'te tüm politik güçlerin ortak görüşünün 'gizli de olsa bir bilginin yayınlanmasını rüşvet ve yolsuzluğun önüne geçtiği için yeğleriz' şeklinde olduğunu belirtti. Wersell, "Gizli bilginin yayınlanmasından oluşacak zarar, açıklık prensibinin ihlal edilmesinden daha büyük olamaz. Biz bu fiyatı ödemeye hazırız. Ayrıca gazeteci özgür olmalı, eline geçirdiği tüm belgeleri yayınlayabilir. Devlet güvenliği dışında gazetecilerin suçlanması kabul edilemez. Sorumlu yazı işleri müdürü dava edilir. Gazetecinin kendisi yargılanmaz. Şimdiye kadar hapse giren yazı işleri müdürü de yok. Tazminat ödüyorlar." şeklinde konuştu.
BİLGİ ALMA ÖZGÜRLÜĞÜ HER ŞEYİN ÜZERİNDE
İsveç'te açıklık ilkesinin düşünce ve ifade özgürlüğünün güvencesi olduğunu belirten Wersell, gazeteci ile haberin kaynağı veya başka bir kişinin sorumluluğunun bulunmadığını dile getirdi. Wersell, şöyle devam etti: "Basının ifade özgürlüğü bize güç veriyor. Çete davalarında medya, çeteyle ilgili belge yayınlıyor. Takip edilenler şüpheli olduklarını medya aracılığıyla öğreniyor. Böyle bir bilgi, polisin dışında hiçbir yerden sızmaz. Buna rağmen bu bilginin kimden sızdığını soruşturmak yasak. Basının bilgi alma özgürlüğü her şeyin üstündedir. Kimin hangi bilgiyi kime verdiğini araştırmak da çok fazla yarar sağlamayacak."
Zaman