Olaya ilişkin sansür uygulayan İsrailli yetkililer, saldırının meşru olduğu yolunda propaganda yaptı. Baskının ardından üst düzey diplomatik ve güvenlik yetkilileriyle telefonda görüşen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, saldırıya "tam destek" verdi. Mavi Marmara gemisindeki yüzlerce kişinin, askerleri sopalarla dövdüğünü ve bıçakladığını, ateş açıldığına dair bilgi de bulunduğunu iddia eden Netanyahu, askerlerin kendilerini savunduğunu ifade etti.
İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Danny Ayalon, gemidekilere insani yardımı Gazze'ye ulaştırmayı teklif ettiklerini, ancak bu tekliflerinin kabul edilmediğini ifade etti. 'Mavi Marmara' gemisine, baskın öncesi yapılan uyarının görüntülerini de buna delil olarak basına dağıttı. İHH İnsani Yardım Vakfı'nın teröre destek verdiğini iddia etti. Ayalon, filonun amacının da insani yardım değil, Hamas'a silah sağlamaya yönelik olarak, denizden bir koridor açmayı hedeflediğini ileri sürdü. "Mavi Marmara gemisindeki gönüllülerin İsrail askerlerine pusu kurduklarını, gemide İsrail askerlerine karşı kullanılan en az iki silah tespit edildiğini" iddia etti.
Ancak İsrail ordusundan daha sonra yapılan açıklamada söz konusu silahların kendi askerlerine ait olduğu bildirildi. Açıklamada aktivistlerin gemiye çıkan askerlerden iki tabanca aldıkları, bu silahların daha sonra gemide bulunduğu savunuldu. İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak da saldırıyla ilgili, yardımın organizatörlerini suçladı. Baskının ardından açıklama yapan ilk üst düzey İsrailli yetkili olan Sanayi ve Ticaret Bakanı Binyamin Ben Eliezer ise meydana gelen ölümlere üzüldüğünü söyledi. Eliezer, "Görüntüler kesinlikle hiç hoş değil. Ben ancak ölümlere üzüldüğümü söyleyebilirim." dedi. Türkiye ile daha önce yaşanan "alçak koltuk" krizinde iktidarı sert bir şekilde eleştiren İsrail muhalefeti bu kez dayanışma mesajları verdi. Anamuhalefetteki Kadima Partisi lideri eski Dışişleri Bakanı Tzipi Livni, yardım gemilerine saldırının ardından Türkiye ile yaşanan diplomatik kriz için yardım teklifinde bulundu.
İSRAİL'DEN 'TÜRKİYE'YE GİTMEYİN' UYARISI
Operasyonun ardından Kanada'da bulunan ve bugün ABD Başkanı Barack Obama ile görüşmesi planlanan İsrail Başbakanı Netanyahu, ziyaretini yarıda keserek İsrail'e dönme kararı aldı. İsrail polisi de ülke genelinde güvenlik düzeyini yüksek alarma geçirdi. Gazze ile sınırdaki kontrol noktaları da kapatıldı. İsrail hükümeti, vatandaşlarından Türkiye'ye gitmemelerini istedi. Türkiye'de bulunan İsrail vatandaşlarından da "dikkat çekmemeleri'' ve "kalabalık yerlere gitmemeleri'' istendi. Baskın dolayısıyla İsrail'den Alanya'ya günübirlik gelen kruvaziyer gemi seferleri iptal edildi. Dün Alanya ilçesine gelen Mirage1 isimli İsrailli turistleri taşıyan kruvaziyer gemisi de limana yanaşmadan geri döndü.
FİLİSTİN'DE ÜÇ GÜN YAS İLAN EDİLDİ
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, saldırıyı "katliam" olarak niteledi ve Filistin'de üç günlük yas ilan etti. Batı Şeria'nın merkezi durumundaki Ramallah'ta, İsrail'in kanlı operasyonuna karşı büyük bir protesto gösterisi düzenleneceği bildirilirken, Batı Şeria'nın diğer Filistin kentlerinde de gösteriler planlandığı öğrenildi. Gazze'de ise Filistinliler yollara döküldü. Sokakların insanlarla dolu olduğu ve operasyona karşı tepkilerini dile getirenlerin ellerinde Filistin ve Türk bayraklarıyla yürüdükleri belirtildi. İsrail'deki Arap toplumunun da İsrail çapında bugün genel grev yapması bekleniyor.
'HEDEFTE, ŞEYH SALAH VARDI' İDDİASI
Baskının, gemide bulunan İsrail'deki Müslüman toplumunun önde gelen liderlerinden İslami Hareket Kuzey Şubesi Başkanı Şeyh Raed Salah'a yönelik de bir suikast olabileceği öne sürüldü. Operasyonda Salah'ın öldüğü iddia edilirken, bu iddia daha sonra yalanlandı.
Zaman