Bölgede demokratik bir ortam oluşmasının, İsrail’in güvenliğinin teminatı olduğunu belirten Gül, İsrail liderlerini, “barış sürecine dar görüşlü taktik manevralarla değil, stratejik bir zihniyetle yaklaşmaya” çağırdı.
Türkiye’nin İsrail-Filistin barış süreci konusuna stratejik yaklaştığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Gül, “Bu nedenle yapıcı müzakereleri kolaylaştırmak için tam kapasitemizi kullanmaya hazırız” diye yazdı. Gül, ABD’nin “tarafsız ve etkin bir arabulucu” olmasını da istedi.
Türkiye, İsrail ile Filistin arasında kalıcı bir barış sağlanması için “kolaylaştırıcı rolünü” oynamaya hazır. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, New York Times gazetesinde yayınlanan makalesinde Ortadoğu’daki halk ayaklanmalarının, kalıcı demokrasi ve barışa yol açabilmesi için İsrail-Filistin sorununun çözümlenmesinin gerektiğinin altını çizdi. Bölgede demokratik bir ortam oluşmasının, İsrail’in güvenliğinin teminatı olduğunu belirten Gül, Türkiye’nin İsrail-Filistin barış süreci konusuna stratejik yaklaştığını vurgulayan Gül, “Bu nedenle yapıcı müzakereleri kolaylaştırmak için tam kapasitemizi kullanmaya hazırız” diye yazdı.
Gül, uluslararası toplumunun ABD’nin “tarafsız ve etkin bir arabulucu” olması arzusuna da dikkat çekti.
Abdullah Gül, New York Times gazetesince yayımlanan makalesinde Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki ayaklanmalar dalgasının tarihi anlamanın, Avrupa’daki 1848 ve 1989 devrimlerinkine benzetirken bu isyanların demokrasi ve barışa yol açmasının, kalıcı bir İsrail-Filistin barış anlaşmasına ve daha geniş bir İsrailli-Arap barışına bağlı olduğunu vurguladı.
-“İSRAİL BÖLGEDEKİ YENİ SİYASİ İKLİME UYUM SAĞLAMALI”-
Filistinlerin acılarının, bölgede bir huzursuzluk ve çatışmaların temel bir kaynağı olduğunu, dünyanın diğer bölgelerinde de aşırılık için bir bahane olarak kullanıldığını belirten Gül, “Diğer bütün ülkelerden çok İsrail, bölgedeki yeni siyasi iklime uyum sağlamalı” dedi. İsrail’in korkamaması gerektiğini de ifade eden Gül, İsrail’in çevresinde demokratik bir ortamın oluşmasının ülkenin güvenliğinin teminatı olduğunun altını çizdi.
Abdullah Gül, bu kargaşa döneminde halkın demokrasiye olan özlemi ve bölgenin değişen demografisi olmak üzere iki gücün, geleceğe şekillendireceğini de belirttiği makalesinde er veya geç Ortadoğu demokratik olacağını, demokratik bir hükümetin de, halkının gerçek arzularını yansıması gerektiğini kaydetti.
-“İSRAİL BARIŞ SÜRECİNE STRATEJİK YAKLAŞMALI”-
Bunun ardından İsrail’e çağrıda bulunan Gül “İsrail liderlerini, barış sürecine dar görüşlü taktik manevralarla değil, çok stratejik bir zihniyet ile yaklaşmaya çağırıyorum. Bu, Arap Birliği’nin, İsrail’in 1967 öncesi sınırlarına dönülmesi ve Arap devletleriyle diplomatik ilişkilerin tam olarak normalleştirilmesini öneren 2002 yılındaki barış girişiminin ciddi bir değerlendirmesini gerektirecek” diye yazdı.
“Mevcut statüye takılıp kalmak sadece İsrail’i daha büyük bir tehlikeye sokacak” uyarısını yapan Gül, tarihin, demografinin ülkelerin kaderinin belirlenmesinde en belirleyici faktör olduğunu öğrettiğinin altını çizdi.
Cumhurbaşkanı Gül, yeni Arap neslinin demokrasi, özgürlük ve uluslararası haysiyetin çok daha farkında olduğuna dikkat çektikten sonra da “Böyle bir ortamda İsrail’in, öfke ve husumetten oluşan bir Arap deniziyle çevrilmiş olan bir apartayd (ırk ayrımı) adası olarak algılanma lüksü yok” dedi.
-“TÜRKİYE, BARIŞ SÜRECİ KONUSUNDA STRATEJİK DÜŞÜNÜYOR”-
Türkiye’nin yaklaşımına değinen Gül, “Türkiye, İsrail-Filistin barış süreci konusunda stratejik düşünüyor, sadece barışçıl bir Ortadoğu’nun yararına olacağını bildiğinden değil, aynı zamanda İsrail-Filistin barışın dünyanın geri kalan kısmının da yararına olacağına inandığı için de” ifadelerini kullandı. Gül şöyle devam etti:
“Bu nedenle yapıcı müzakereleri kolaylaştırmak için tam kapasitemizi kullanmaya hazırız. Türkiye’nin, İsrail’in Aralık 2008’deki Gazze operasyonu öncesi yıllara ait sicili, barış sağlamaya adandığımızın kanıtıdır. Türkiye, İsrail komşuları ile barışı aramaya hazır olduğunda geçmişte oynadığı rolü yeniden oynamaya hazır.”
-“ABD TARAFSIZ VE ETKİN ARABULUCU OLMALI”-
Abdullah Gül, İsrail-Filistin barışı konusunda ABD’nin, uluslararası hukuk ve hak yanında yer alma sorumluğuna da vurgu yaptığı makalesinde, “Uluslararası toplumun Birleşik Devletleri, on yıl önce yaptığı gibi İsrail ile Filistinliler arasında tarafsız ve etkin bir arabulucu olmasını istiyor. Ortadoğu’da kalıcı bir barış sağlamak, Washington’un İsrail’e yapabileceği en büyük iyiliktir” dedi. Gül makalesine şu sözleri ile noktaladı:
“Filistinliler ile ve Arap dünyasının geri kalan kısmı ile barış anlaşması yapmadan İsrail’in, yükselen demokrasi ve demografi akımlarıyla baş etmesi adeta imkansız olacak. Kendi sorumluluğunun bilincinde olan Türkiye ise, yardım etmek için hazır.”
Akşam