İsrail'in seçimle işbaşına gelen Hamas'ı cezalandırmak için Gazze'ye uyguladığı boykot Gazze ile Mısır arasındaki tünellerin önemini artırdı. Gazze için 'can damarı' olarak görülen tünellerden temel gıda ihtiyaçları dahil birçok malzeme taşınıyor.
İsrail hükümeti, 3 yıldan fazla süredir Gazze'ye uygulanan ekonomik ambargonun sebebini açıklamayı reddetti.
İsrailli insan hakları örgütlerinden Gisha, bilgi edinme hakkı çerçevesinde mahkemeye yaptığı başvuruda Gazze'ye sokulmayan malların listesi ve sebeplerinin izahını istedi. Mahkeme de başvuru üzerine hükümetten izahat istedi. Ancak Binyamin Netanyahu hükümeti mahkemenin bu yöndeki talebini reddetti. İsrail, Gazze'ye uygulanan ekonomik ablukayı 'malların taşınmasının sınırlandırılması' diye adlandırıyor ve bunun İsrail ile Gazze'nin kontrolünü elinde bulunduran Hamas arasındaki silahlı çatışmanın temel ayağı olduğunu öne sürüyor.
İsrail özellikle inşaat malzemelerine büyük sınırlamalar getirirken, bunların silah yapımında ya da İsrail güvenliğini tehdit edecek amaçlar için kullanıldığını öne sürerken reçel, çikolata, meyve suyu ya da plastik oyuncakların neden yasaklandığına bir izah getirmiyor. Gisha'nın yöneticisi Sari Başi, 'çocukların oyuncak, üreticilerin de hammadde edinmekten alıkonmasının İsrail'in güvenliğini ne yönden etkilediğini anlamadığını' belirtiyor. Ülke güvenliği ve dış ilişkilere zarar vereceği gerekçesiyle abluka dahilindeki ürünlerin neden yasaklandığını açıklamayacağını öne süren hükümetin mahkemeye 4 belge ile cevap verdiği, bu belgelerden birinin 'kırmızı çizgiler'den bahsettiği öne sürülüyor. Kırmızı çizgilerde 1,5 milyonu bulan nüfusunun yaşları ve cinsiyetlerine göre almaları gereken asgari kalori miktarı ele alınıyor.
2005'te Gazze'yi boşaltan İsrail, 2007'de bölgeyi kontrol eden Hamas yönetimini cezalandırmak için buraya ekonomik abluka uygulamaya başlamıştı. Ancak uluslararası insan hakları örgütleri gibi Birleşmiş Milletler de pek çok defa İsrail'e çağrıda bulunarak tüm Gazzelileri toplu cezalandırmaya dönüşen ablukanın derhal kaldırılmasını istemişti.
Bu arada Filistinlilerin başvurusunu değerlendiren İsrail Yüksek Mahkemesi, hükümetten Filistin özel mülkleri üzerine inşa edilen Yahudi yerleşim birimlerinin neden ortadan kaldırılmadığını sordu. 1995 yılında Amona adlı yerleşim birimini herhangi bir hükümet kararı olmadan inşa eden yerleşimciler 2006 yılında alınan tahliye kararına da karşı çıkmıştı.
Zaman