Yalnızlık ve yalınlık

İsmail BERK

Yalnızlık çok gerçekçi ama bir o kadar yalın; bir o kadar anlamlı ve birlikteliğin niteliğini artıran bir duygudur. Çünkü yalnızlık aslında yalınlıktır, duruluktur. Anlamlı beraberlikler de çoğu zaman bu yalınlık ve yalnızlığın içinden doğar.

Yalnızlık, evrenle, yaşamla ve hayatla bir bütünlük hâlidir. İnsan doğarken yalnızdır, ölürken de yalnız. İç konuşmalarını yaparken yalnızdır. Evrenle baş başa kaldığında yalnızdır. İçsel sorgu yürütürken, mantıksal dokular örerken, çözüm üretirken yine yalnızdır.

Fakat bu yalnızlık, eğer anlamlı bir yolculuğa dönüşürse; fikrî bir derinliğe, sorgulamaya ve hayatı sadece anlamaktan öte anlamlandırmaya yönelirse evreni, insanı ve bilimi iman tahtında Yaratıcı ile buluşturan bir erdeme dönüşebilir. Bu noktada yalnızlık; özgürlük, özgün düşünce ve öznel bir varoluş bilinci hâline gelir. Çünkü öznelliğin olduğu yerde insan zaten yalnızdır.

Fizikî beraberlikler, mekânların buyurganlığı, çevrenin besleyici etkileri ve rutin okuma-anlama-eyleme döngülerinin ötesinde; daha derin bir yalnızlık alanı vardır. Bu alan; kelâmı anlamlandıran, beyni aktive eden, zihni işlevsel kılan, aklı rasyonelleştiren ve hissiyatı yoğunlaştıran bir iç çalışmadır.

Bu yalnızlık; bir mahzen, bir sığınak, bir karargâh, hatta bir zirve deneyimi gibidir dağın tepesinde bütün varlıkla buluşma hâli.

Ve bu yalnızlık nihayetinde yine yalınlığa varır. Bu yalınlık bir duruluktur. Bu duruluk; insanın kendisiyle kalabilmesi, ama beraber olduklarını da iç dünyasında taşıyabilmesi hâlidir. Kimseyi dışlamayan, fakat varlığını başkasına bağımlı kılmayan bir eylem biçimidir.

Bireyi "Biz"yapan bir rafine sürecidir. Arınma ile atıklardan kurtulmuş bir barınma halidir.

Niteliği, has ve hususidir. "Şahane, hür ve serbest" bir hayat tarzı içinde dahil olduğu kainat şahs-ı manevisinin mensubudur. Bu maverada külli cemaat ve "Bir seyyahın müşahedelerini" Ayet'ül Kübra diliyle okuyabilir.

Enfusi yalınlık kesretten vahdete yol bulunca, sathi nazar ve afaki olan akıl terbiyelenir, tefekküre kapı aralanır.
Yalnız bindiğimiz son tahtımız yalın ve enfusi bir gidişin hüznü ve hazanıdır.
Devamında ise haşir baharını müjdeleyen bir yolculuk.

Yorum Yap
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.