Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Ekrem Keleş, ''İslamiyet, ırkları, coğrafyaları, dilleri, renkleri ve kültürleri farklı milyonlarca insanı kaynaştırıp, yüce değerler etrafında birleştiren evrensel bir nizamdır'' dedi.
Keleş, Caferilik İnancını Tanıtma, Araştırma ve Eğitim Derneği'nin (CAFERİDER) İstanbul Courtyard Marriott Hotel'de düzenlediği ''Rahmet Güneşi ve İslam'da Kardeşlik'' konferansında yaptığı konuşmada, İslam'ın kölelerden, köle azatçılarından büyük ilim adamları, sanatkarlar ve komutanlar yetiştirecek kadar insana değer veren bir sistem olduğunu söyledi.
İslam'ın devlet başkanı ile hizmetçiyi Allah'ın huzurunda aynı safa dizen bir eşitlik tablosu olduğunu belirten Keleş, ''En basit bir bireyin canını, malını, meskenini, imanını, inancını ve düşünce özgürlüğünü, toplumun en üst düzeyindeki kadar saygın ve dokunulmaz sayan bir hukuk düzenidir. Halife ile gayri müslim bir vatandaşını hakimin karşısında yan yana ayakta tutan bir adalet sistemidir'' diye konuştu.
Keleş, Hz. Peygamber'in buyurduğu gibi, İslam'ın yalanla imanı bir araya gelmez kabul eden, samimiyeti dinin özü sayan, kendisi için istediğini başkaları için de isteyebilme, kendisi için istemediğini başkaları için de istememe ilkesini mensuplarının teme anlayışı haline getiren ahlak felsefesi olduğunu aktardı.
Bütün bunların Kur-an'ı Kerim'in, Hz. Peygamberin ve İslam büyüklerinin temel ilkeleri ışığında ortaya konmuş, İslam kardeşliğinin olmazsa olmazı olmuş bazı temel ilke ve yaklaşımlar olduğunu dile getiren Keleş, şunları söyledi:
''İslamiyet, ırkları, coğrafyaları, dilleri, renkleri ve kültürleri farklı milyonlarca insanı kaynaştırıp, yüce değerler etrafında birleştiren evrensel bir nizamdır''İnsanları Arap ve Arap olmayan, Arap ve Acem diye ikiye ayıran, ve Arap olmayanların hiçbir şekilde Arap olanlarla eşit olamayacağı anlayışına sahip bulunan bir toplumda, Allah resulü 'Arap'ın Arap olmayana hiçbir üstünlüğü yoktur. Arap olmayanın da Arap olana hiçbir üstünlüğü yoktur' diye öylesine gür bir seda ile seslendirmiştir ki, bu seda insanların ve toplumların yaşadığı bir çok unsurun temelinde yatan tahakküm ve istiğfar anlayışını yerle bir etmiştir.
Böylece insanın insana, insanın topluma, toplumun insana, bir ırkın başka bir ırka, bir toplumun bir başka topluma, bin sınıfın bir başka sınıfa tahakküm anlayışı ortadan kaldırılmış ve İslam kardeşliği bu sağlam temel üzerine kurulmuştur. Hz. Peygamber İslam dinini tebliğ ederken renk, ırk, cinsiyet ve sosyal statü farkı gözetmedi. İslam kardeşliğinin önündeki her türlü engeli ortadan kaldırdı. Bütün müminleri kardeş ilan etti.''
Türkiye Caferileri Lideri Selahattin Özgündüz de, İslam kardeşliğinde ayrılığın olmayacağını ifade etti.
İran Tebriz Binap İlahiyat Fakültesi Dekanı Ayetullah H.Ş. Abdülhamit Bunabi de, İslam aleminde Kur-an'ın faziletinin üstünde bir gerçek olmadığını söyledi.
Gün boyu süren konferansta, ''Hz. Muhammed'in gözüyle insan'', ''Günümüz dünyasında İslam imajı'', ''İslam'da kardeşlik hukuku'', ''Fikirde uzlaşı eylemde birlik'' gibi konular ele alındı.
Rotahaber