İslam ülkelerinde yönetici sıkıntısı

19 Eylül 2011 Pazartesi 08:31Neden İslam ülkelerinde yönetici sıkıntısı var?

Fahri Sarrafoğlu'nun yazısı

Türkiye İslam ülkelerine yönetici ihraç ederse hiç şaşırmayın. Neden mi? Çünkü...

Neden İslam ülkelerinde yönetici sıkıntısı var?
 
Ne zamandır, kafamda bir konu meşgul edip duruyor. Neden İslam ülkelerinde yönetici sıkıntısı var. Neden yöneticiler bir müddet sonra despot oluyor. Neden burada ayaklanmalar hiç bitmiyor? Sorular birbirini kovalayıp gidiyor. İnternette yaptığım kısa bir araştırmada aşağıdaki bilgileri elde ettim. “İslam Konferansı Örgütü'nün (OIC) 57 üyesi vardır ve ülkelerin tümünde 500 adet üniversite bulunmaktadır. Üniversite başına 3 milyon Müslüman düşmektedir. Oysa sadece ABD'de 5.758 üniversite vardır. 2004 yılında Shanghai Jiao Tong Üniversitesi' Dünya Üniversitelerinin Akademik Değer Listesi' hazırlamış ve ilginçtir ki Müslüman çoğunluğa sahip ülkelerin hiç birinden ilk 500 e giren üniversite yoktur.”

Evet, rakamlara bakınca aslında o despotları halkın kendisinin oluşturduğunu anlamak mümkün. Peki, neden halk okumuyor ya da okutulmuyor? Okumuyor çünkü; okuyup da ne yapacaksın, diye mevcut devlet kendi halkına okumaması için rüşvet veriyor. Bedevilerin okullaşması artırılması yerine daha çok hayvan vererek çölde kalması teşvik ediliyor. Çünkü eğitim oranı az olsun ama benim istediğim gibi olsun anlayışı hâkim. Eğer okumuş insan çoğalırsa o zaman diktatörlüğünü nasıl sürdürecek ki?

UNDP tarafından toplanan verilere göre Hıristiyan dünyasında okuma-yazma bilenlerin oranı neredeyse yüzde 90’Müslüman dünyasında buna çok zıt bir durum olarak bir ülkenin okuma-yazma oranı yaklaşık yüzde 40 olup, yüzde 100 okur-yazar oranına sahip bir Müslüman ülke yoktur. Hıristiyan dünyasındaki 'okur-yazar' ın yüzde 98’i ilkokulu bitirmişken, Müslüman dünyasında bu oran yüzde 50'dir. Hıristiyan dünyadaki okur-yazarların yüzde 40’ı üniversite mezunudur ve bu oran Müslüman dünyasında yüzde 2'yi geçememektedir.

Şimdi anladık mı? İslam ülkelerinde neden yönetici olmadığını neden yöneticilerin aslında yönetici olmadığını.
Türkiye’de durum nasıl? Nüfusumuzun yüzde 30’u okumuyor. En çok okunan basılı materyal kitap olurken, bunu yüzde 34,45 ile gazete izliyor. Türkiye’de her 4 kişiden biri kitap okurken yüzde 31,32’lik bir dilim hiç kitap okumadığını söylüyor. Yüzde 43,91’lik bir bölüm ise 1–10 kitap okuyan kategorisinde yer alıyor. Peki, diğer ülkelerde durum nedir? En fazla okuyan ülkeler arasında ABD yılda 15 kitap okuyor. Fransa: 16 ve Japonya ise 50 kitap okuyor. Yani bir insan yılda 50 kitap okuyor… Bir oraya bakın bir de bize bakın…

Ama bütün bunlara rağmen Türkiye böyle giderse İSLAM ÜLKELERİNE YÖNETİCİ İHRAÇ EDERSEK hiç şaşmayalım. Neden mi? Şükürler olsun Üniversite sayımız 166’ya doğru gidiyor. YÖK ve ÖSYM kaynaklarından derlenen bilgilere göre, Türkiye'de 62'si vakıf, 104'ü devlet olmak üzere 166 üniversite faaliyet gösteriyor. Ayrıca bir üniversiteden bağımsız olarak kurulmuş 7 vakıf yüksekokulu da eğitim-öğretim yapıyor. Hemen tüm illerde devlet üniversitesi mevcutken, vakıf üniversiteleri genellikle büyük şehirlerde kuruluyor. Yani İslam ülkeleri içerisinde en fazla üniversite bizde. Türkiye'nin nüfusunun yaklaşık yüzde 5'inin yüksek öğretim kurumlarında okuduğunu söylemek oldukça sevindirici. Türkiye’de üniversite sayısının 250’ye doğru çıkması hedefleniyor. Bu da ayrı bir sevindirici haber…

Şimdi bizlere düşen Türkiye’de okuma oranını artırmak, okullaşma oranını artırmak ve bunun için de yapılması gereken ilk şey TV’LERDEKİ BAŞTA İLAHİ YARIŞMALARI OLMAK ÜZERE ŞARKI-TÜRKÜ YARIŞMALARINI KALDIRMAK… Zira, başta kadınlarımız olmak üzere çocuklarımız da dahil birçok kişi zamanını boşa harcıyor. Bu çözümü biran önce sağlarsak eğer İSLAM ÜLKELERİNE YÖNETİCİ İHRAÇ EDEBİLİRİZ. Bunun için de Yakup Kadri Karaosmanoğlu “gizli posta adlı “hikâyesinde yazdığı gibi “…Esas evlerimizi şimdi savunmalıyız, evlerimize atılacak bombalardan korunmalıyız…"

haber5

Güncel Haberleri