İslâm İşbirliği Teşkilatı (İİT)’de yeni dönem

Muhsin MERİÇ

Yeni adıyla İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Prof. Ekmeleddin İhsanoğlu, Kazakistan’ın başkenti Astana’da TRT’den Haluk Koç’a verdiği mülâkatta gelinen noktayı ve yaşanan süreci değerlendirirken “mümkünü yapmak” için gayret ettiklerini ve sabırla ve sessiz diplomasi ve dengeleri muhafaza ederek ancak bu noktaya gelindiğini ifade etti.

1969’da Avustralyalı fanatik bir Yahudi’nin Mescid-i Aksa’yı kundaklama teşebbüsünden sonra kurulan İslam Konferansı Teşkilatı (İKT) İhsanoğlu’nun tabiriyle tarihi bir sürecin adı idi. Bunun için teşkilatın adı “konferans”tı. O gün için temenniden ibaret olan bazı düşünceler kırk yıl sonra bugün gerçek olmaya başladı. Kemikleşmiş yönetimler, derin yapılar, karanlık odaklar eriyip çözüldükçe, İslâm Dünyası hem normalleşiyor hem de gerçek ihtiyaçlarını isabetli keşfedip onlara doğru çözümler üretebiliyor.
Lâtif bir tevâfuk, 12 Receb 1389’da kurulan teşkilatın yeni ismi ve yeni amblemi de 26-28 Receb 1432’de Astana’da kabul edildi. İİT sitesini kararın alındığı gün ziyaret ettim, yeni amblemi gördüm. Hilâl tarafından kucaklanan dünya ve ortada birlik ve beraberliğin sembolü olan Kâbe-i Muazzama. Hamdolsun artık her yer İslâm Dünyası; bir bölgeye, bir coğrafyaya sıkıştırılamayacak kadar İslâmiyet ve Müslümanlar her yere yayıldı. Sitedeki slogan aynen muhafaza edilmiş: “Dayanışma içinde 40 yıl” (40 years of solidarity) Mübarek olsun!
Aralık 2005’te Mekke’de mutabık kalınan on yıllık eylem planı çerçevesinde Mart 2008’de İİT’nin yeni Şart’ı (diğer ifadeyle anayasası) Dakar’da kabul edilmişti. Bu Şart çerçevesinde, Teşkilat ve üye ülkeler İslâm Dünyası’nın temel meselelerine her geçen sene daha bir cesaretle neşter atabiliyorlar.
Birleşmiş Milletler (BM)’den sonra en büyük ikinci uluslar arası teşkilat olan İİT’nin 57 üye ülkenin yanı sıra 5 de gözlemci üyesi (ABD, Rusya, İngiltere, Filipinler ve KKTC) var. Bu dev yapının saat gibi işletilmesi ve müessir icraatlar yapması elbette çok zor. Ama İslâm Dünyası değiştikçe, iradeler ve niyetler müşterek zeminlerde buluştukça Teşkilat’ın tesiri de artıyor.
2005’ten sonra geliştirilen İslamofobi ile mücadele inisiyatifi, Ekim 2006’da imzalanıp Irak’taki tüm camilerde okutulan Mekke Belgesi, en son dördüncüsü yayınlanan İslamofobi raporları, Şubat 2010’da ilk toplantısını yapan Bilim Teknoloji ve İnovasyon Teşkilatı (STIO)’nun gerçekleştirmeyi hedeflediği 1441 H Vizyonu diye isimlendirilen 2020 yılına kadar dünyadaki bilimsel çıktıların % 20’sini İslam Dünyasında üretme hedefi, sağlık ve insani yardım sahasındaki faaliyetler ve Dr. Halit Eren’in direktörlüğündeki IRCICA’nın organizasyon ve yayınları Teşkilat’ın son dönem başarılarından sadece bir kısmı. Birkaç yıldır üzerinde çalışılan ve son bir yıldır da sadece bir maddedeki mutabakatsızlıktan bekleyen İnsan Hakları Komisyonu nihayet Kazakistan’daki zirvede kabul edildi. Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in İslâm Dünyası’nı rönesansa davet ettiği zirvede konuşulan Arap Baharı ile alakalı olarak Genel Sekreter İhsanoğlu’nun yorumu da dikkat çekiciydi: “Bahar geçicidir, yaşananlar daimi bir değişimin habercisi.”
Eylül ayında Başkenti Doğu Kudüs olan Bağımsız bir Filistin devletinin BM’de tanınması Teşkilat’ın kısa vadedeki en önemli hedefi. Bununla birlikte yeni Şart ve Kazakistan zirvesi çerçevesinde yapılanma süreci de devam edecek. Süratli bir değişimin yaşandığı dünyada, aktörler ve teşkilatlar yeni duruma göre vaziyet alırken İKT’nin İİT’ye dönüşmesi heyecan verici bir gelişme.
İİT’nin sivil şekli denilebilecek İslâm Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği (İDSB) de altı yıllık bir teşkilat olmasına rağmen 50 ülkeden 200 üyeye ulaştı. 2005’te Bakanlar Kurulu kararı ile ‘uluslararası birlik’ statüsünde kurulan İDSB dünyanın her yerinde bu süre içinde onlarca uluslar arası faaliyet gerçekleştirdi. Doğudan Batıya üyelerini her vesileyle bir araya getirdi. 11-17 Temmuz’da İslam Dünyası’nda İnsan Hakları mevzuunun konuşulacağı 6. Gençlik Buluşması’nı ve Ekim ayında Endülüs’ün fethinin 1300. Yılı münasebetiyle Uluslararası Endülüs Konferansı ve 13. Konsey Toplantılarını İstanbul’da gerçekleştirecek. Müthiş bir tempo ile “Her sahada ve her ölçekte birlik” hedefiyle çalışan İDSB’nin yeni dönemde İİT’nin resmi ve diplomatik sahada yaptıklarını sivil sahada gerçekleştireceği ve tabanda önümüzdeki yıllarda çok etkili olacağı şimdiden görülüyor. Bu anlamda İİT yeni dönemde İDSB ile müşterek çalışmalar yapabilir, yapmalıdır da.
Receb-i Şerif’de hayırlı haberler almıştık, Şaban-ı Şerif de bereketli geçecek demek ki...

Yeniakit

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.